Uçak Teknisyenlerinin Üzerindeki Baskılar. Gökyüzünün Yerdeki Kahramanları

Uçak Teknisyenlerinin Üzerindeki Baskılar. Gökyüzünün Yerdeki Kahramanları

Değerli Okurlar,

Bugün 24 Mayıs Hava Aracı Bakım Teknisyenleri Günü. Benim açımdan da çok önemli ve manevi yükü olan bir gün. Bildiğiniz üzere bende dünyaya bir uçak teknisyeninin evladı olarak geldim. Kendime her konuda ilham aldığım insanda havacılığa aşık bir uçak teknisyeniydi. Mesleği için çok büyük mücadeleler veren, çok büyük bedeller ödeyen, kâh mahkeme koridorlarında, kâh uçakta bir başbakanın başı ucunda sektörü ve meslektaşları için kıvranan, çırpınan bir adamın oğlu olma şuuruyla; bende her zaman gönülden destek ve minnetle bu sektörün ve onun meslektaşlarının sesi olmaya çalıştım.

Bu vesile ile her gün milyonlarca insanı güvenle gökyüzünde taşıyan, havacılık sisteminin en kritik halkalarından birini olan uçak teknisyenlerin gününü gönülden kutluyorum. Unutmamalıyız ki bir uçuşun emniyetli şekilde gerçekleşmesi; yalnızca pilotun kabiliyetiyle değil, hangarda ter akıtan teknisyenlerin tecrübesi, bilgi kabiliyeti ile mesleki disiplini ve vicdanıyla mümkündür.

Ülkemizde havacılık sektörü hızla büyüyor. Açılan yeni havalimanları, genişleyen filolar, bakım merkezlerinin de büyümesiyle uluslararası arenada hizmet ve maliyet rekabeti de gittikçe artıyor. Ancak bu büyümenin kritik unsuru olan uçak bakım teknisyenlerinin yaşadığı sorunlara ve karşı karşıya kaldıkları zorluklara duyarsız kalınmaması gerekiyor.

Bir yolcu için kısa süreli bir uçuşun arkasında bazen günlerce süren bakım operasyonları, kar kış soğuk demeden ağır sorumluluk ve stres altında alınan teknik kararların olduğu unutulmamalı. Havacılığın omurgası olan uçak bakım teknisyenliğini sıradan bir bakım personeli olarak değerlendirmek haksızlık olur.

Bu mesleği icra için yüksek havacılık mühendisliği bakış açısı, uluslararası regülasyon bilinci, mesleki İngilizce yeterliliği, yüksek dikkat ve disiplin ile psikolojik dayanıklılık gerekmektedir. Basit bir teknisyen hatasının yüzlerce insanın yaşamına, yüzlerce milyon dolarlık zararlara, havayolu şirketlerinin güvenilirlik imajına, hatta ülkenin havacılık itibarına ağır bedeler ödetebileceği gerçeğinin hassasiyetiyle yaklaşılmalıdır. O nedenle dünyada havacılık güvenliği söz konusu olduğunda pilot kadar uçak bakım personelinin niteliği de en önemli unsur olarak görülür.

Ülkemizde özellikle Turkish Technic, AJet, Pegasus Airlines ve SunExpress gibi şirketlerin filolarının büyümesiyle bakım sektöründe de Türkiye bölgesel bir güç unsuru hâline geldi. İstanbul’un küresel transfer merkezi olma hedefi ile ülkemiz artık yalnızca uçuş değil, bakım-onarım üssü olma iddiasıyla ilerliyor. Lakin sektörün artan iş gücü kaynağının da nitelik ve nicelik açısından aynı ölçekte güçlenip güçlenmediği halen tartışma konusu.

Görmezden gelinen gizli yorgunluk uçak bakım teknisyenlerinin yoğun ve ağır vardiya sistemleriyle kat ve kat artarak büyüyor. Gece vardiyaları, bayram mesaileri, değişken vardiya ve çalışma düzenleri ile yüksek stres altında hızlı karar verme baskısı artık olağan bir mesleki refleks haline gelmiş durumda. Bir teknisyenin gece 03:00’te motor sökmesi, kar fırtına içinde apron kontrolleri, zaman baskısı altında arıza çözmesi, kısa süreler içinde kritik ve riski çok yüksek kararları “hata yapma lüksü olmadan” vermesi sanki rutin bir sorumluluğa dönüşmüş.

Fakat sektördeki çalışanlar üzerindeki yoğun iş yükü, lisans alma süreçlerinde maruz kaldıkları zorluklar, en ufak hata ve sorunda ücretlerinin kesinti tehdidi, yetki alma, kariyer planlama süreçlerindeki sistemsel eksiklikleri, işin yoğunluğu nedeniyle bozulan sosyal yaşam dengesi ile psikolojik yıpranmanın yarattığı tahribatları hiç kimse konuşmuyor. Mesleki saygınlığın yeterince hissettirilmemesi, sürekli değişen ve ağırlaştırılan koşulların söz konusu olması onları derinden üzüyor. 

Özellikle son dönemde SHY-66/EASA lisanslanma süreçlerinde karşı karşıya kaldıkları zorluklar ve geriye dönük logbook kayıtlarının sorgulanmasıyla yaşatılan psikolojik baskılar iyice herkesi huzursuz etmiş durumda. Fakat emeğin her platformda hak ettiği değeri görmemesinin konuşulması kadar kendi içindeki vahşi rekabeti ve birbirini suçlayıcı yaralayıcı reflekslerini de unutmamak gerekiyor.

En son kendi içindeki şikâyet mekanizmasını dış otoritelere taşıyan milli bayrak taşıyıcısı bir firmayı ekmek yediği kapıyı ve yüzlerce insanı töhmet altında bırakan durumu hazmetmek kolay değil. Belki onlarca insanın ekmeğine iş akidinin sonlanmasına ve ağır cezalarla ücret kayıplarına neden olacaklar. Bunu da kendi kendine düşmanlık besleyen ve sırf intikam ve ego duygusunu tatmin için bu krizi körükleyenleri de Allah’a havale ediyoruz. 

Türkiye’de sektörün amiral gemisi konumundaki Turkish Airlines ve Turkish Technic son dönemde çok önemli ve ciddi büyümeler gerçekleştirildi. Büyük yatırımlarla açılan yeni hangarlar, kurulacak olan motor bakım merkezleri ve uluslararası anlaşmaların Türkiye’yi küresel MRO (Maintenance, Repair & Overhaul) pazarında güçlü bir noktaya taşıyacağından hiçbir şüphe yok.

Bu gelişmelerin yarattığı fırsat sayesinde Türkiye, Avrupa-Orta Doğu-Asya hattında MRO bakımında çok önemli büyük bir merkez haline gelebilir. Lakin sektörün geleceği yalnızca hangar ve bakım merkezi yatırımıyla değil; yetişmiş iş gücü ve donanımlı kadroların korunmasıyla mümkün. Bugün birçok deneyimli teknisyenin Ortadoğu’daki Körfez ülkelerine, Avrupa’daki bakım merkezleri ile daha iyi çalışma şartı sunan şirketlere yöneldiğini görüyoruz. 

Bu “tecrübe göçü”, önümüzdeki dönemlerde sektörün daha şiddetli bir rekabet alanına döneceğini gösteriyor. Unutmamalıyız ki havacılıkta tecrübeyi parayla değil zamanla ve emekle sağlayabilirsiniz. Bir teknisyenin yetişmesi uzunca yıllarla mümkün olabiliyor. Hele de önümüzdeki 10 yılda yeni nesil uçak teknolojileri, dijital bakım sistemleri, yapay zekâ destekli arıza analizleri, kompozit yapı uzmanlıkları, sürdürülebilir havacılık sistemleri, elektrikli ve hibrit hava araçları gibi alanlardaki gelişmelerin uçak bakım sektörünü yeni bir çağa taşıyacağı gerçeğini de gözler önüne seriyor.

Bu dijital dönüşüm, teknisyenlerin mekanik bilgisinin yanı sıra yazılım, veri analizi, ileri seviye elektronik, siber güvenlik ve otomasyon sistemleri konusunda da uzmanlaşmasını gerektirecek. Türkiye’nin bu değişim ve dönüşüm karşısında ayakta güçlü biçimde kalabilmesi için teknik bilgi beceri ile niteliğini artırmasına yönelik politikalar geliştirmesi kaçınılmaz bir gerçektir.

Mesleğin değerini ve önemini hak ettiği düzeyde tutmak için; ücret ve sosyal hakların güçlendirilmesi, lisanslı teknisyenlerin aldığı risk ve emeği karşılayacak ücret politikaları geliştirilmesi, psikolojik destek ile vardiya koşullarının iyileştirilmesi, özellikle gece vardiyalarının insan sağlığı ve insan faktörü üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerekiyor. Teknik eğitimin modernize edilerek SHY-147 eğitimlerinin yeni nesil teknolojilere göre güncellenmesi, genç teknisyenlere alternatif kariyer yollarının sunulması, sektörde ilerlemenin yalnızca kıdem ve kademe mantığı ile değil performans ve ödül sistemi üzerinden uzmanlaşmaya da dayalı olması gerekir. İşverenlerde ve yöneticilerde farkındalık artırılmalı, yolcular ve uçuş güvenliğinin kokpit kadar hangarlara da bağlı olduğu unutulmamalıdır.

Gökyüzünde güvenli uçuşun ve emniyetin altında binlerce teknisyenin emeği ve alın teri vardır. Uçağı her ne kadar pilotlar uçurup sorumluluğu alsalar da pilotlar kadar değerli olan uçağın güvenle gökyüzünde havalanmasını geceler boyunca sağlayarak bağlantı ve ekipmanların kontrolünü yapan, motor sesine kulak veren, sistemi düzenli test ile denetleyen arkadaşlarımıza borçluyuz.

24 Mayıs yalnızca bir kutlama ve hatırlama günü değil; aynı zamanda bu mesleğin onurunu, değerini ve önemini yeniden düşünme günüdür.

Türkiye havacılıkta büyümek için teknisyenini, teknik iş gücünü korumak zorundadır.
Çünkü tecrübeli ve iyi yetişmiş bir uçak bakım personeli yalnızca bir teknisyen değil aynı zamanda uçuş emniyetinin ta kendisidir.

Hepinize sağlık ve huzur dolu bir hafta ve şimdiden hayırlı bayramlar diliyorum…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 44 dakika önce

    Tüm teknisyenlerin, teknisyenler gününü kutlarım.

    Cevapla