Sektördeki Çürüme. Güvenin Krizi: Popülizm ve Yalakalık. Adaletin Arayışı: Eşitlik ve Hakkaniyet

Sektördeki Çürüme. Güvenin Krizi: Popülizm ve Yalakalık. Adaletin Arayışı: Eşitlik ve Hakkaniyet

Değerli Okurlar,

Ülkemizde aylardır süren seçim gündemini geride bıraktık. Demokrasinin en büyük kazanımlarından biri olan seçimlerin sonucunda halkın iradesinin ortaya koyduğu tabloya her zaman saygı duyarak hukuk ve adalet çizgisinde sağ duyumuzu korumamız gerektiğine inanıyorum. Bu vesile ile seçim sonuçlarının milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Gerek genel ve yerel seçimler ya da sivil toplum kuruluşları, dernek ve sendikalar dahil olmak üzere toplum katılımcı olup her süreçte tercih hakkını kullanarak iradesini hissettirmesi gerekir. Bu irade eğer kendini çaresiz ve ümitsiz bir akışa bırakırsa asıl yıkım o zaman başlar. Geleceğe umutla bakma amacını güderken yozlaşan ve çürüyen her sistem için değişim kaçınılmazdır. Bunu da ancak inananlar ve cesur iradeleri ile elini taşın altına koyanlar başarabilir. Ben yıllarca havacılık alanında dernek başkanlığı ile düzenle mücadele etmiş hatta ağır bedeller ödemiş bir babanın oğlu olarak büyüdüm. Liderlik gerçekten cesaret ve feraset ister. Hatalarınız veya eksikleriniz olabilir ama inandığınız bir dava amacıyla mücadele etmek için ideallerinizin olması gerekir.

Bugün sektörümüze baktığımızda oturduğu koltuğu dolduramayan sözüne ve aldığı kararlara güvenilmeyen nice insanın olduğunu hepimiz üzülerek görüyoruz. Popülizm veya yalakalık peşinde koşarak bulunulduğu makamlara tutunmaya çalışanlar hiçbir zaman uzun vadede başarılı olamazlar. Her gelenin kendi kadrolarını kurmaya çalışıp önceki sistemi düşmanlaştıran yaklaşım içinde olması nefret ve kinden başka bir şey kazandırmıyor. Hele ki büyük şirketlerin en tepesindeyseniz kendi medyanızı kollayarak, alkışlatarak yücelemezsiniz. Size doğruları cesurca söyleyebilen veya önünüze hoşlanmadığınız önerileri bile cesurca getirebilenler inanın çok daha saygın ve güvenilirdir.

Ayrıca siyasetin ve cemiyet hayatının çok acımasız bir yüzünü de unutmamak lazım. İtibarınız oturduğunuz koltuklar kadarsa altınızdan çekildiği an boşluğa düşer herkesin ayakları altında sağa sola savurduğu bir hal alırsınız. O yüzden adil olmasınız. Sözünün eri olmalısınız. Size insanların inanması ve güvenmesi gerekir. Şayet havadaki pusa göre post giyerseniz uzun vadede değer göremezsiniz.

Gelelim sektörümüzdeki son duruma bakalım. Halen geçim sıkıntısı yaşayanlar, haksız ve adaletsizce işinden olanlar ve ara yöneticilerin cahil egoları altında ezilenlerle yönetilen on binler görürsünüz. Tepeden inme, işinin ehli olmayan, daldan dala zıplayan devrin rengine bürünmüş aslan kesilen kediciklerin kükrer gibi miyavlamasından korkan binlerce insan var. Misal sendikasından şikâyet eden ama asla hiçbir kademesinde görev almayan, yöneticisinden şikâyet eden ama asla birlik olup sorununu bir üst makama taşıyamayan, yanı başındaki haksızlığa menfaati için susan hatta kendine fırsat kollayan bir hal almadık mı?

Niteliğin asla sorgulanmadığı, arkasındaki dayısına yahut yalakalık katsayısına göre siyasi veya ekonomik menfaatlerin belirlediği koşullarda bir yerlere gelenlerden ne beklenebilir ki!!! Sektörün özellikle okumuş ahmakları ve cahillerinden zarar görüyoruz. Vicdanı ve ahlakı olmayan diplomalılar var ya Allah en çok bizi onlardan korusun… Aldıkları maaşı hak etmeden binlerce insan hakkında ahkam ve racon kesenler yok mu? Yatacak yeriniz yok bilesiniz. Öyle ucuz şovlarla sosyal medya maymunlarıyla kesilen pastalar verilen sosyal mesajlar aldığınız veballeri asla örtemez.

Liyakat ve ehliyet sadece paragraf satırınızda bir güzelleme olmuşsa adaleti yalnızca sempati duyulması ihtimaliyle dilinize dolamanız inanın kimseye inandırıcı gelmez. Kalbin gözü kör bakan gözlerden daha iyi görür. Muhakkak samimiyetsizliğiniz ve sahte yaratığınız imajınızın altındaki yüz fark edilir. O yüzden hangi kademede hangi koltukta olursanız olun adil ve saygın olun. Taşıdığınız mesuliyetin ve üstünüzdeki vebalin kaygısıyla tevazu ve samimi olun. Gönüllerdeki yeriniz alacağınız hayır duaları dışında öte yana götürecek hiçbir şeyiniz yok. Bu çok bildiğiniz ve her satırda kullandığınız kul hakkını bir de ben hatırlatmış olayım da kayıtlara geçsin.

Sektörümüzdeki on binlerce insanın daha adaletli ve hakkaniyetli yönetildiği, pilotun kabin memurundan, teknisyenin apron memurundan, yer hizmetlisinin güvenlik personelinden ayrılmadığı, kayırılmadığı, eşit muamele görebildiği mutlu ve adil günler dileği ile hayırlı haftalar diliyorum…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 2 ay önce

    Liyakatsiz şefler ,
    Liyakatsiz müdürler,
    Liyakatsiz başkanlar,

    Hikaye bu kadar….

    Ha unutmadan emekçi dostunu satan emekliliği dolmuş basteknisyen ve avaneri de dahil bu kitleye.