Kokpitte Kontrollü Uyku Ne Kadar Yaygın? Alman Pilotlardan Dikkat Çeken Anket

Kokpitte Kontrollü Uyku Ne Kadar Yaygın? Alman Pilotlardan Dikkat Çeken Anket

Almanya’daki pilotları temsil eden Vereinigung Cockpit (VC), 900’den fazla havayolu pilotunun katıldığı temsili olmayan ankette katılımcıların yüzde 93’ünün son aylarda uçuş sırasında kontrollü dinlenme uygulamasından yararlandığını açıkladı. Sendika, kokpitte kısa süreli dinlenmenin yorgunlukla mücadelede kabul edilen bir yöntem olduğunu ancak sıkı uçuş programları, personel eksikliği ve operasyonel baskı nedeniyle olağan bir uygulamaya dönüşmesinden endişe duyduğunu bildirdi.

VC: Kontrollü dinlenme istisna olmaktan çıkıyor

Vereinigung Cockpit’e göre kontrollü dinlenme, Alman havayolu kokpitlerinde artık istisnai bir uygulama olmaktan çıkmış durumda.

VC Başkan Yardımcısı Katharina Dieseldorff, kısa süreli kokpit dinlenmesinin başlangıçta geçici bir yorgunluk önlemi olarak öngörüldüğünü ancak özellikle yoğun operasyon dönemlerinde yapısal aşırı yüklenmeye karşı kullanılan bir araca dönüşme riski taşıdığını belirtti.

Sendika, kontrollü dinlenmenin kendisini doğrudan bir emniyet sorunu olarak görmüyor. Endişenin, bu uygulamanın yeterli dinlenme süresinin, uygun mürettebat planlamasının veya etkili yorgunluk yönetiminin yerine kullanılmaya başlanması olduğunu vurguluyor.

EASA kokpitte kontrollü dinlenmeye izin veriyor

Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı’nın (EASA) CAT.OP.MPA.210 düzenlemesi, beklenmeyen yorgunluk durumlarında ve iş yükünün uygun olması halinde kaptan tarafından organize edilen kontrollü dinlenme prosedürünün kullanılmasına izin veriyor.

EASA, kontrollü dinlenmenin uçuş ve görev süresi hesaplamalarında normal dinlenme süresi olarak kabul edilemeyeceğini ve görev süresinin uzatılmasını gerekçelendirmek amacıyla kullanılamayacağını açıkça belirtiyor.

Dinlenme süresi en fazla 45 dakika

EASA’nın rehber materyaline göre aynı anda yalnızca bir uçuş ekibi üyesi kontrollü dinlenmeye geçebiliyor.

Dinlenme süresinin 45 dakikayı aşmaması, gerçek uyku süresinin ise yaklaşık 30 dakika ile sınırlandırılması öngörülüyor. Bunun amacı derin uykuya geçişi ve uyandıktan sonra ortaya çıkabilecek uyku sersemliğini azaltmak.

45 dakikalık sürenin ardından 20 dakikalık toparlanma dönemi uygulanıyor. Bu süre boyunca uçağın tek başına kontrolü dinlenmeden çıkan pilota devredilmiyor. Kontrollü dinlenmenin ayrıca alçalmanın planlanan başlangıcından en az 30 dakika önce tamamlanması gerekiyor.

İki pilotlu operasyonlarda diğer pilotun tamamen uyanık kalması ve uçağın kontrolünü sürdürmesi gerekiyor. EASA prosedürleri, gerektiğinde alarm sistemleri, pilot faaliyetlerini izleyen sistemler ve kabin ekibi kontrollerinin kullanılmasını da öngörüyor.

NASA araştırması kontrollü dinlenmeyi inceledi

Kokpitte kontrollü dinlenmenin bilimsel temellerinden biri, NASA Ames Araştırma Merkezi tarafından uzun menzilli ticari uçuşlarda gerçekleştirilen araştırmaya dayanıyor.

Çalışmada 21 uçuş ekibi üyesi iki gruba ayrıldı. 12 pilottan oluşan dinlenme grubuna seyir safhasında 40 dakikalık planlı dinlenme fırsatı verilirken, dokuz kişilik kontrol grubu normal uçuş faaliyetlerine devam etti.

NASA’nın Eylül 1994’te yayımladığı teknik rapora göre dinlenme grubundaki pilotlar fırsatların yüzde 93’ünde uyudu. Pilotların uykuya dalma süresi ortalama 5,6 dakika, gerçek uyku süresi ise ortalama 25,8 dakika olarak ölçüldü.

Araştırmada kontrollü dinlenme kullanan pilotların, dinlenmeyen gruba kıyasla fizyolojik uyanıklık ve performans açısından daha iyi sonuçlar gösterdiği, bu etkinin alçalma ve iniş gibi kritik uçuş safhalarına kadar devam ettiği belirlendi.

Amaç performansı artırmak değil, düşüşü sınırlamak

NASA araştırmasının sonuçları, kısa süreli uykunun pilotların normal ve tamamen dinlenmiş durumlarının ötesinde bir performans sağlamasından ziyade, yorgunluğun neden olduğu dikkat ve performans kaybını azaltabileceğini gösterdi.

Kontrollü dinlenmenin temel amacı da uzun ve yorucu görevlerde oluşabilecek beklenmeyen uyku haline karşı geçici bir önlem sağlamak.

NASA tarafından yürütülen daha sonraki çalışmalar da kontrollü dinlenmenin uzun menzilli operasyonlarda kullanılan bir yorgunluk azaltma yöntemi olduğunu ortaya koydu.

Kontrollü dinlenme farklı ülkelerde uygulanıyor

Kontrollü kokpit dinlenmesi yalnızca Avrupa’da uygulanmıyor. Örneğin Kanada havacılık mevzuatı da uçuşun seyir safhasında kontrollü dinlenmeye belirli koşullar altında izin veriyor.

Kanada kurallarında dinlenme süresinin 45 dakikayı geçmemesi, aynı anda yalnızca bir pilotun dinlenmesi ve uçuş güvertesinde en az iki uçuş ekibi üyesinin bulunması gerekiyor.

Bu uygulamalardaki ortak prensip, kontrollü dinlenme sırasında uçağın emniyetli şekilde kontrolünü sürdüren uyanık pilot veya pilotların görev başında kalması.

FAA farklı bir yaklaşım uyguluyor

ABD’de Federal Havacılık İdaresi’nin yaklaşımı EASA sisteminden farklılık gösteriyor.

FAA’nın mevcut yorgunluk yönetimi rehberinde, artırılmış uçuş ekibi bulunan operasyonlarda bazı pilotların uçuş sırasında kokpit dışındaki uygun dinlenme alanlarında uyumasına izin veriliyor. Ancak bu sırada en az iki pilotun uçuş güvertesinde görev yapmayı sürdürmesi gerekiyor.

Bu nedenle ABD ticari havayolu operasyonlarında uygulanan sistem, EASA’nın minimum kokpit ekibinde bir pilotun koltuğunda kontrollü dinlenmesine izin veren prosedüründen farklılık gösteriyor.

Kontrollü dinlenme yorgunluk yönetiminin bir parçası

VC anketi, kontrollü dinlenmenin Alman pilotlar arasında ne kadar yaygın kullanıldığını ortaya koyarken, EASA kuralları uygulamanın sınırlarını ayrıntılı şekilde belirliyor.

Kontrollü dinlenme, pilotların göreve yeterince dinlenmiş şekilde başlamasının veya havayollarının uygun uçuş programları oluşturmasının alternatifi olarak değerlendirilmiyor.

Uygulama; net prosedürler, mürettebat koordinasyonu, sınırlı uyku süresi ve uçağın kontrolünü kesintisiz sürdüren uyanık bir pilot şartıyla yorgunluk yönetiminde kullanılan destekleyici bir önlem olarak kabul ediliyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir