Havada Yolcu Psikolojisini Yönetmek. Logbook Mağdurları Ne Olacak

Havada Yolcu Psikolojisini Yönetmek. Logbook Mağdurları Ne Olacak

Değerli Okurlar,

Bayramda yine Avrupa’nın en fazla yolcu taşıyan ülkelerinden biri olduk. 18-24 Mayıs tarihleri arasında EUROCONTROL verilerine göre İGA Avrupa’nın en yoğun havalimanı olarak zirveye çıktı. Tabii bu tabloyu başta en büyük kahramanlardan pilot ve kabin memurları ile yerdeki operasyonu yöneten tüm teknisyen ve teknik ekiplere borçlu olduğumuzu unutmamalıyız. Bu vesile ile 31 Mayıs Kabin memurları günün de en kalbi duygularımla kutluyorum.

Kabin memurluğuna kimileri tarafından sıradan bir meslek olarak bakılsa da özünde gökyüzünde icra edilen en ağır ve sorumluluk gerektiren mesleklerden biri olduğunu kabul etmeliyiz. Bir uçak havalandıktan sonra yüzlerce yolcunun uçuş emniyeti ve güvenliği ile konforu onlara emanettir. Her ne kadar emanetin görünür yüzü pilotlar olsa da kabindeki güvenliğin, düzenin ve tedbirlerle insanî dokunuşun temsilcileridir onlar.

Her gün misafir ettiği yolcularının karşısına sürekli bakımlı, güler yüzlü ve profesyonel bir yaklaşımla çıkan kabin memurlarının duruşunun arkasında aslında çok büyük bir fiziksel ve psikolojik emek vardır. Çünkü kabin memurlarının düzenli bir çalışma saati veya takvimi yoktur. Güne İstanbul’da başlayıp, sonraki güne başka bir ülkede uyanmaya alışmak zorundalardır. Bayramda, seyranda, çocuklarının doğum gününde, evlilik yıl dönümlerinde görevde olma ihtimalleri hep çok yüksektir. Özel günlerinde hep ailelerinden uzakta ama buruk kalplerine rağmen yüzleri güleç olarak hizmet etmek zorundalardır.

Onların mesleklerinin temelinde fedakârlık vardır. Onları yalnızca bir servis görevlisi görmek en büyük haksızlıktır. Çünkü onlar havada meydana gelebilecek her türlü acil durum için yetiştirilmiş profesyonel güvenlik sorumlularıdır. Allah korusun bir yangında ilk müdahaleyi yapacak, ya da bir yolcunun kalbi durduğunda yaşam mücadelesini ilk başlatacak olan onlardır.

Teknik sorunlarda, ani türbülanslarda, yolcu tahliyelerinde, tüm kriz ve panik anlarında yolcuların güvenliğini sağlayacak en önemli aktörler onlardır. Saniyeler içinde en doğru kararı verebilecek bilgi, cesaret, disiplin ve eğitime sahip olmak zorundadırlar. Her uçuşta her türlü yolcu psikolojisini yöneten, korkanlara, heyecanlananlara hatta öfkelenenlere bile bir terapist kıvamında yaklaşarak sorunları çözen gökyüzünün uçan kahramanlarıdır.

Sağlık sorunları olanların, korkuyla ağlayan çocukların, bazen bir annenin kaygısının umudu havadaki merhameti olurlar. Onlar kendi psikolojilerini hiç kimseye yansıtmadan yönetmekte profesyonel ve dayanıklıdırlar. Uçağın yere inişiyle patlayan alkışların ardında sabrı, emeği ve çabası fark edilemeyen gerçek kahramanlardır. Bu nedenle Dünya Kabin Memurları Gününü yalnızca bir meslek grubunu kutlama dışında; sorumluluğun, özverinin, cesaretin ve insan hayatına duyulan saygının kutlandığı bir gün olarak da görülmeliyiz.

Ülkemizin diğer bir önemli gündemi ise devam eden savaş ve havacılık sektörünü bekleyen olası krizler. Henüz kalıcı bir çözümün bulunamadığı İran savaşında yakıt maliyetleri ve uzayan uçuş rotaları nedenli oluşan yük günden güne artmakta. Çözüm bulmak amacıyla kurumsal dayanıklılık veya öz kaynaklarla sürdürülebilir bir finansal yönetme gayreti gösterilse de uzun vadede bir takım ağır önlemler alınması ihtimali kapıda. Bayramlaşma törenlerinde de yöneticilerin üstü kapalı verdikleri mesajlarda bu ihtimalin kapıda olduğu açıkça dile getirilmiş vaziyette.

Örneğin Lufthansa artan yakıt maliyetleri nedeniyle yaklaşık 20 bin uçuşu programdan çıkardı ve yeniden yapılanma tedbirlerini hızlandırdı. Wizz Air savaşın ilk döneminde kâr uyarısı yaparak bazı yatırımları ve IT projelerini erteleyerek 100-200 milyon euro tasarruf planı açıklarken, kapasitesini farklı pazarlara kaydırdı. Qatar Airways hakkında çıkan haberlere bakıldığında yaklaşık 60 bin çalışan için prim/bonus ödemelerinin askıya alınmasının değerlendirildiği bildirildi. İsrail merkezli El Al savaş nedeniyle yaklaşık 145 milyon dolar zarar açıkladı. Küresel ölçekte birçok havayolu yeni işe alımları yavaşlatırken, filo büyütme planlarını gözden geçirerek personel maliyetlerini kontrol altında tutmaya çalışıyor.

Tüm bu gelişmeler karşısında THY, Ajet, THY Teknik, Pegasus, My Teknik gibi hem yolcu taşımacılığı hem de bakım faaliyeti gösteren şirketlerin herhangi bir ücret ve eleman kaybına gitmeden bu süreci halen yönetebilmesi bu bakımdan çok önemli bir başarı. Fakat hepimiz pandemi gibi bir süreç örneğini çok acı biçimde yaşadık. Ücret kesintilerinin veya zamların pass geçildiği kötü dönemleri hep birlikte omuz omuza aştık. Ülkemiz milli bayrak taşıyıcısı havayolumuzun da ayakta kalarak, yüzbinleri aşan personelini ve ailelerini koruması gerekiyor. Umarız bu kadar çetin ekonomik koşullarda daha ağır bedeller ödemek ve ağır fedakarlıklara katlanmak zorunda kalmadan bu süreci aşarız. Yoksa birçok insanın hayatını çok olumsuz etkiyecek günler kapıda bekliyor.

Öte yandan bunca dert kriz yetmez gibi logbook krizi ile binlerce insanı töhmet altında bırakan, belki birçok kişinin işsiz kalmasına veya yetkisinin askıya alınmasına neden olacak sıkıntılı süreç de devam ediyor. Bayramı kaygı ve endişe ile huzursuz geçirerek, korku ile bekleyen bu arkadaşları da zorlu bir dönem bekliyor. Umarız en az zayiatla ve en hasarsız biçimde sonuçlanır. Arkadaşlarını işsiz, kurumlarını da şaibe ile töhmet altında bırakan, şirketini dış otoritelere şikâyet ederek bakım yetkisini bile riske atan bu arkadaşlara da selam olsun. Sizi hangarlarda binlerce insan gayet içten ve dipten cümlelerle her gün yad ediyor. 

Hepinize sağlık ve huzur dolu bir hafta diliyorum… 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir