Türkiye’de faaliyet gösteren havayolu şirketlerinin Avrupa ülkelerinde şirket kurmasının, ortak olmasının ve satın almasının gerekçesi acaba ne olabilir?
Şöyle geriye doğru gittiğimizde hangi yerli havayolu şirketi Avrupalılaşma
gayretine girmiş ve nasıl sonuç almış gözden geçirmekte fayda var. Milli taşıyıcı Türk Hava Yolları bundan 35 yıl önce Alman Lufthansa ile ortaklık kurup T.C tescilindeki Sun Ekspres’i hayata geçirdi. (Almanya’da kurulan Sun Ekspres Almanya ise kapatıldı.)
Türk Hava Yolları, daha sonraları Air Bosnia ve Air Albania adlı iki yabancı şirkete ortak olduysa da bu girişimler ne yazık ki olumlu bir sonuç vermedi.
THY, 2025 yılında İspanyol şirketi Air Europa’ya ortak olarak (300 milyon Euro karşılığı yüzde 25-27’lik hisse) Avrupalılaşma konusunda çok önemli ve ses getiren anlaşmaya imza attı.
Özel sektörün bu konuda geçmişteki adımlarıma bakınca hüsran görürüz.
Avrupalılaşmadan önce iddialı Atlasjet Ukrayna’da Atlas Ukrayna ve Irak’ın Kürt Federe Bölgesi’nde Zagros Air adlı şirketleri kurarak genişlemek için gayret sarf ettiyse de başarılı olamadı. Onur Air, sıkıntıya girdiği dönemlerde Bulgaristan’da Holiday Europe adlı bir şirket kurarak bu adımı atan şirketler arasına katıldıysa da çözüm olmadı.
Bu işte ilk başarılı adım Corendon Airlines’tan geldi diyebiliriz. İlk olarak Corendon Dutch adıyla Hollanda’da üç uçaklık bir şirket kuran Corendon, ardından Malta’da Corendon Airlines Europe adıyla 15 uçaklık filoya sahip bir havayolu şirketi kurdu. Ardından Free Bird Airlines de yine Malta’da Free Bird Europa adıyla üç uçaklı bir şirket kurdu. Bu şirket uçuşlarını çok başarılı bir şekilde sürdürüyor. (Free Bird, Avrupalı olma yolunda başka bir adımla Almanya Havayolu Temsilcileri Kurulu (BARIG), üyeliğine kabul edildi).
Sektörün eskilerinde MNG Airlines ise filosunda A300 tipi iki kargo uçağı olan Slovenyalı Solinair adlı şirketteki ortaklığını yıllardır başarıyla sürüyor.
Pegasus Hava Yolları, Çekya merkezli havayolu grubu Smartwinngs ve onun bünyesinde yer alan dünyanın en eski havayolu markalarından Czech Airlines’i (Çek Hava Yolları) satın almak için anlaşma imzaladı. Satın alma 154 milyon Euro bedelle yapıldı.
Irak asıllı olan İngiliz vatandaşı Kadri Abdul-Khalik Muhiddin tarafında TC tesciliyle kurulan Tailwind Airlines de (Aynı zamanda İstanbul ve Bodrum’da bulunan çok uluslu AMAC Aerospace adlı uçak bakım şirketinin de sahibi).
Avrupa Birliği pazarında daha rahat hareket edebilmek ve pastadan pay alabilmek için Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’te bir havayolu şirketi kurdu.
Her ne kadar havayolu şirketi kurmak Türkiye’ye göre bürokratik anlamda daha kolay ve daha az maliyetli olsa da pazar şartlarının değişkenlik gösterdiği Avrupa Birliği ülkelerinde ACMI (Aircraft, Crew, Maintenance, Insurance) yani uçak, ekip, bakım ve sigorta ve wet lease (sadece ekip) şeklindeki kiralamalarda söz sahibi olmak önem arz eden bir durum olarak öne çıkıyor. Türkiye kökenli firmaların bu alandaki başarıları dolaylı olarak ülkemize ekonomik katkı sağlayacak.
Bunu dışında dünyada farklı yerlerde Türk girişimcileri ve Türk sermayesiyle kurulmuş irili ufaklı havayolu, havacılık şirketi veya hava taksi işletmelerinin var olduğunu biliyoruz. Fakat bunların hangi ülkelerde, ne üzerine faaliyet gösterdiğini bilebilmek mümkün değil.
Dünyadaki havayolu şirketlerinde Türk vatandaşı pilotların olmasının yanı sıra Türk kökenli ve Türk ortaklı havayolu şirketlerinin de söz sahibi olması en büyük dileğimiz. Elbette Türk Hava Yolları dünya çapındaki başarılarıyla göğsümüzü kabartıyorsa da, aynı şekilde Avrupalılaşmanın yanı sıra, global sektör olan havacılık alanında evrensel olarak isim yapacak yeni ve güçlü şirketlere de sahip olmak gerek.
Tıpkı, Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI), yaptığı sıralamada yer alan savunma sanayii şirketlerimiz gibi. Türkiye savunma sanayisinin öncü kuruluşu ASELSAN 54. sıradan, insansız hava araçları teknolojisindeki küresel başarısıyla dikkat çeken BAYKAR’ın 69’uncu sıradan, havacılık ve uzay projeleriyle öne çıkan TUSAŞ ise 78’inci sıradan bu listeye girerek dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasına girdiği gibi. Bilmeliyiz ki, Türkiye’nin kalkınması ancak bu tür şirket ve girişimlerle mümkün olur.
Mutlu yarınlar Türkiye’m.
musaalioglu@gmail.com
———————————————————-
TÜİK’e göre 24 ilçe, il olabilirmiş
Yeni iller de havalimanı isterse?
Dünya çapında, hangi ülkede kaç adet havalimanı var diye sorguladığımızda karşımıza ilginç bir tablo çıkmakta. Şöyle ki, havalimanı deyince aklımıza tek tip, birbirine benzeyen fakat pist uzunlukları ve genişlikleri değişim gösteren tesisler gelmekte. Durum hiç de böyle düşündüğümüz gibi değil.
Tüm havaalanlarını ve havalimanlarını aynı kefeye koyup, sayısal olarak bir rakam veren kuruluşların açıkladığı verilere göre ülkeler ve sayılar şöyle:
Amerika 16 bin 116, Brezilya 5 bin 297,
Avustralya 2 bin 257, Meksika bin 580,
Kanada bin 459, Fransa bin 218, İngiltere bin 057. Liste binin altına düşerek devam ediyor. 10 ülke 500 ile 1000 arasında havalimanına sahip.
15 ülke 500 ile 200 havalimanına sahip. 18 ülke ise 200 ile 100 arasında havalimanına sahip görünüyor. Toplam 50 ülke arasında Türkiye’miz 116 havalimanı ile 46’ncı sırada yer alabilmiş. Böyle bir genelleme yapıp ortaya sayı çıkarmak elbette yanlış.
Nicelikten önce nitelik gelmeli bence.
Örneğin, kaç uçak indiğini göz ardı edip A380 veya B777’lerin inebildiği devasa havalimanlarıyla, pır pır diye nitelenen uçakların indiği asfalt zemin meydanları aynı kefeye koyamayız.
Bu gerçeği bilerek hareket ettiğimizde Türkiye’deki 116 tesisin sadece 58 adedi havalimanı niteliğini taşımakta, geri kalan 58 meydan ise farklı ebat veya boyutlardaki tesislerdir. Ülkede her ile bir havalimanı yapmak idealini dillerine pelesenk eden politikacılar ne yazık ki, bunda başarılı olamadılar.
Şimdi onları bekleyen başka tehlike var. Türkiye’de güncel şu anda toplam olarak 81 vilayetimiz ve illere bağlı 922 ilçemiz bulunmaktadır. 81 havalimanının hepsine havalimanı yapmanın gereksiz yatırım olacağı görüşüme katılacağınızı sanıyorum. Biliyoruz ki, illerin hepsine havalimanı yapsak bu kez ilçeler devreye girerek “Biz de havalimanı isteriz” diyerek kuyruğa girip, siyasilere her gördükleri yerde politik baskı yoluna gidecekler.
Biz o kadar zengin değiliz. Tüm illere bazı ilçelere havalimanı yapamayız.
Yapsak bile o kadar yolcu bulamayız.
Şimdi gelelim biz bekleyen tehlikeye. Türkiye, bir seçim arefesinde bir kısım ilçelerin il yapılacağı dedikodularıyla çalkalanıyor. Bana göre dedikodusu çıktıysa vardır artık bunun olabilirliği.
Türkiye İstatistik Kurumu, nüfusu 100 binden fazla olan il olmaya aday 24 ili belirlemiş. Bu 24 ilçenin halkı il olmak için, siyasi baskı yapmaya başlamış. Bu aday ilçeler nerelerdir derseniz.
Yüksekova (Hakkari), Midyat (Mardin), Polatlı (Ankara), Elbistan (K. Maraş),
Kahta (Adıyaman) , Kozan (Adana), Ünye (Ordu), Ergani (Diyarbakır),
Konya Ereğli (Konya), Lüleburgaz (Kırklareli), Nazilli (Aydın), Cizre (Şırnak), Bandırma (Balıkesir), Erciş (Van), Zonguldak Ereğli (Zonguldak),
Edremit (Balıkesir), Fethiye (Muğla), İskenderun (Hatay), Manavgat (Antalya), Siverek (Ş. Urfa), İnegöl (Bursa), Çorlu (Tekirdağ), Tarsus (Mersin) ve Alanya (Antalya) derim.
Bu ilçelerin il olmasıı kabul edildiği takdirde “Biz artık il olduk. Hani bizim havalimanımız” demeyeceklerini kim nasıl garanti edebilir ki. İl olabilmesi ihtimal dahilinde olan ilçelere baktığımızda bazılarında havalimanı var, bazılarına ise havalimanları yakın. Fakat, orası bize uzak, biz yakında ve bizim adımızı taşıyan bir havalimanı isteriz demeleri de ihtimal dahilinde.
Nerden bakarsan en az 10 ilçe il olma şansını elde edebilir. Dua edelim de bunlar, havalimanı olan ilçelerden olsun. Yoksa birbirine çok yakın bir saatlik mesafede yeni havalimanları programa alınırsa hiç şaşırmayınız. Burası Türkiye, dedikodular gerçek, en zayıf ihtimaller bir anda en kuvvetli ihtimaller olur. Bekleyip göreceğiz.









