Uçak kazalarından kurtulanlar anlattı

Uçak kazalarından kurtulanlar anlattı

Bir uçak kazası olduğunda herkesin aklına gelen soru şudur: Düşerken neler yaşandı? Bu, ölümden sonra neler “yaşandığı”nı sormak gibi! Bir uçak kazasından kurtulup üstüne de hatırlayabilen çok az kişi var. İşte onların anlattıkları…

Yıl 1971… 17 yaşındaki Juliane Koepcke ailesiyle Peru’nun Lima kentinden Iquitos’a uçacaktı. Juliane gitmek istemiyordu çünkü mezuniyet partisini kaçıracaktı. Ayrıca uçmaktan öyle korkuyordu ki ancak annesi elini tutup yatıştırdığında katlanabiliyordu. Kalktıktan birkaç dakika sonra uçak bir fırtınaya girdi. Öyle şiddetli sallanıyorduk ki Juliane’in annesi de korkmaya başladı. Motora bir yıldırım isabet etmesiyle uçağın içi bembeyaz oldu. Sonra ne mi oldu? Juliane anlatsın: “Kontrolsüzce aşağı doğru düşüyordum, ancak uçağın içinde değildim! Uçaktan fırlamıştım. Rüzgâr yanaklarımı ve kulaklarımı buz gibi okşuyordu. Yüzüm gittikçe uyuşmaya başladı. Yön duygumu tamamen yitirmiştim. Yalnızca aşağısı vardı ancak hareket edemiyordum, çünkü hâlâ koltuğa bağlıydım. Gözlerimi açtığımda kendimi bir ormanda buldum…” O gün 86 yolcu ve 6 mürettebattan yalnızca o kurtuldu.

O koltuk Amazon Ormanları’nda dev ağaç dallarından Juliane’i korumuş, ağaç dalları da koltuğun çakılmasını engellemişti. Yaralanmasına rağmen bir süre sonra kalkıp yürüyebildi. Ancak 4 gün sonra bazı cesetlerle karşılaştı. Doğa bilimci anne babasından öğrendikleriyle ormanda hayatta kaldı. 10 gün sonra 3 orman işçisi tarafından bulundu. Yaşadıkları “Miracles Still Happen” adlı 1974 yapımı filme konu oldu…

HT Pazar’dan Serdar Yazıcı’nın haberi…

Ölümcül uçak kazalarını atlatanlar panik ve korkudan detayları hatırlayamıyor. En sık rastlanan etkiyse Juliane’in söz ettiği vertigo, yani yön duygusu kaybı. Ancak hayatını kaybedenlerin büyük bölümü basınç ve oksijensizlikten bilinç kaybı yaşayıp olanları hissetmez bile.


Kolombiya’da Chapecoense futbol takımını taşıyan uçak 29 Kasım 2016’da düştü. 76 kişi öldü, 5 kişi kurtuldu

1992’de Vietnam’da düşen bir uçaktan sağ çıkan Annette Herfkens ise “Bir anda nefes alışverişlerimi kontrol edemez oldum. Tek yapabildiğim koltuğu sıkıca tutmak ve gözlerimi kapatmaktı” diyor. “Çünkü o anda orada olmak istemiyorsunuz, kâbus olduğuna inanmak ve uyanmak istiyorsunuz.

Ama hâlâ çığlıkları ve hızlanan motor sesini duyuyordum. En son patlamanın ardından ben de çığlık attım…” Onu kurtaranınsa emniyet kemerini takmaması olduğu varsayılıyor. Zira Annette koltuğundan kayıp önündeki koltuğun altına girmiş, bir şekilde darbelerden korunmuştu.

Gözlerini açtığında etrafta birkaç koltuk ve bir motor vardı. 30 kişiden başka kurtulan yoktu… Annette’in anlattıklarını bilim de doğruluyor. Georgia Medical Institute’ün yaptığı araştırmaya göre içinde olmak istemediğiniz bir olayda ve çok korktuğunuzda beyin o kadar çok sinyal göndermeye başlıyor ki vücut kasılıyor, seslere odaklanıp içinde bulunduğu durumu inkâr etmeye başlıyor. Rüya olduğunu düşünmek ilk etkilerden bu nedenle.

1959 yılında Virginia’da düşen uçakta sağ kalan Phil Bradley ise düşüş anını, aynı o günkü gibi çok rahat anlatıyor: “Uçağın aşağı doğru düştüğünü hissedebiliyordum. Soğukkanlı olmak için gayret ettim. Etrafımdaki insanlar çığlık atarken ben şunu dedim: Parasını verdim, gidersem koltuğumu da yanımda götürürüm! Bu şakaya benden başka kimse gülmedi, zira benden başka kimse de kurtulmadı.”

Hollanda merkezli danışmanlık şirketi To70 ve Havacılık Güvenlik Ağı’nın yayımladıkları raporlara göre, uçak öyle güvenli bir ulaşım aracı ki bir uçak kazasında ölüm ihtimali 16 milyonda 1.

‘EN SON KAHVE SERVİSİNİ HATIRLIYORUM’
Ülkemizde de ölümcül uçak kazalarından kurtulanlar var ancak hatırladıkları pek o anları yansıtmıyor. 8 Ocak 2003’te İstanbul – Diyarbakır seferini yapan THY uçağından kurtulan Gencer Güneş, “Son hatırladığınız nedir” sorusuna şu yanıtı veriyor: “Hanımefendi, en son kahve servisinin yapıldığını hatırlıyorum. O kadar.” Aynı kazada kurtulan Celal Tokmak’ın yanıtı daha ilginç: “Bir an kendi aracımla kaza yaptım sandım. Gözümü bir açtım çığlık kıyamet…”

Hollanda’da 2009’da iniş sırasında kaza yapan uçaktan ağır yaralı olarak kurtulan Sevgi Kalan Suna ise yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bineceğim uçağı gördüğümde, hiç hissetmediğim duyguları yaşadım. Senelerdir çok uçağa bindim, o güne kadar öyle duyguları o derece hissetmemiştim. Büyük bir sarsıntıydı, belki 30-35 saniye sürmüştür. Her şey bitti dediğim andı o an. Gerçekten anlatılmazdı. Uyandığımda hiçbir acı hissetmedim. Bacağımı çektiğimde parçalandığını gördüm.”

568 KAZADA YOLCULARIN YÜZDE 90’I KURTULDU
ABD hükümeti 1993 – 2000 yılları arasında ABD’deki kazaları inceledi. 53 bin 487 yolcu ve mürettebatın yer aldığı irili ufaklı 568 uçak kazası olduğunu tespit ettiler. İçinizi rahatlatacak haber, yolcuların yüzde 90’ı kurtuldu. Tam sayı 51 bin 207!

En kötü görünen 26 kazada bile insanların yarısından fazlası hayatta kaldı. Üstelik bazıları da kurallara uysa kurtulacaktı. Elbette yalnızca trajik olanlar ve yolcu uçakları basına yansıdığından, uçak yolculuğunun ölümcül olduğunu düşünenlerin
sayısı epey arttı.

‘EN SON ANA KADAR YAŞAMAK DÜŞÜNÜLÜR’
Bir uçağın düşüş anında neler yaşayabileceğini araştıran Türkiye Pilotlar Derneği Başkanı Emekli Pilot Necmi Ekici, “Ölüm karşısında 1 saniye de uzun olabiliyor. Ben havada infilak ettim. Yok olmakla var olmak gibi, çok uzun gelmişti. Ancak anladım ki kimse öleceğini düşünmez, en son ana kadar yaşamayı düşünür.” 2009’da İstanbul-Amsterdam seferini yaparken Schiphol Havaalanı’na inişe geçtiği sırada düşen uçaktan kurtulanların çoğu aynı ya da benzer şeyi söylemişti: “Öleceğimi düşünüyordum ancak buna inanmıyordum.”

DÜŞÜŞ ANINDA NELER HİSSEDERİZ?
Korku: Korku bir tetikleyiciyle başlar, beyinde amigdalaya (derin beyin) sinyaller gönderir. George Town Üniversitesi’nden Araştırmacı Psikolog Abigail Marsh “Beyne normalden daha fazla sinyal gittiğinde bu vücudun donmasına veya istemeden sıçramaya neden olur. Bu iki tepki otomatik ve istemsizdir. Derin beyin üzerinde çok az kontrole sahibiz. Bunun nedeni korku anında tüm vücudu etkileyen güçlü hormonların ortaya çıkmasıdır. Hormonal dalgalanma kalp kaslarının kasılmasına, daha hızlı kan pompalanmasına neden olur. California Bilim Enstitüsü’ne göre ekstra kan pompalandığında vücut kendini savunmaya alır ve beyne tehlikeden uzaklaşmaya yönelik sinyaller gönderir. Çaresiz kaldığında da çığlık, ağlama ve kahkaha atma gibi yansımaları olabilir.

Basınç değişimi: Kan basıncını etkilediği için baş dönmesi ve bulanık görme hissi oluşturur. Basınç değişimi baş ağrısı ve şiddetli eklem ağrıları yapar. Kan şekerini dalgalandırır.
Adrenalin: Vücudumuzda genel haliyle heyecan ve korku ile salgılanan adrenalin kan damarlarını genişleterek vücudun acı hissini azaltır.

Ani gelişen aşırı terleme: Ani terlemenin başlıca nedenleri arasında tansiyon düşmesi de yer almakta.
Stres: Stres; korku, güvensizlik, umutsuzluk, aşırı heyecan, endişe, baskı gibi duygular nedeniyle vücuttaki dengeyi bozarak, bedende genel bir gerilim oluşmasına yol açar.

2017’de hiçbir yolcu uçağı ölümcül kaza yapmadı. Geçen yıl havayolları tarihinin en güvenli yılı oldu. Havacılıkta ölümler son yirmi yıldır düşüyor…


Geri

1
Kimler Neler Demiş?

1000

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Km esra

Tamda dün amsterdam kazasindan perihan hanimla uctum,yatida beraberdik,nekadar mutevazi kirmadi bizi olayi anlatti,suan nasil ucuyor hayret dogrusu,kabin memurlugunun gururu,bence esas onun yaptiklari bize ornek sunulmali,