SİZ KİMSİNİZ EKREM EFENDİ (!)

SİZ KİMSİNİZ EKREM EFENDİ (!)

Geçtiğimiz günlerin en önemli olaylarından biri, Egenin incisi İzmir’in, çiçeği burnunda havayolu İZAİR’den gelen şaşırtıcı istifa haberi oldu.
İzair’in kuruluşunu yakından izlemiş ve Pegasus ile kurduğu iletişim ağı içersinde birlikte hareket etmelerini örnek bir uygulama olarak değerlendirmiş ve takdir etmiştik. Şirket yönetimi ve çalışanları tam olarak kaynaşmış, mutlu bir aile görüntüsü veriyorlardı. İzair’in istifa eden Genel Müdürü Sayın Serdar Cebeci’yi çok eskiden tanırım. Gerçekten iyi bir pilot olmasının yanı sıra, yöneticilik yeteneği de olan bir kişidir; Ulaştırma Bakanı danışmanlığı ve SHGM’de Genel Müdürlük de yapmıştı.

İstifasının ardından kendisiyle görüştüğüm Sayın Cebeci, “yetki ve sorumlukların bir Genel Müdürde olması gerektiğini, aksi takdirde sadece sorumluluk verilerek yetki kısıtlamasının olamayacağını”belirtti. Üstün yöneticilik ve havacılık bilgisiyle donatılmış Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş’ın(!) tüm yetkileri elinde tuttuğu, hatta gazeteye verilen pilot ve hostes alımlarıyla ilgili ilandan bile Genel Müdürünü haberdar etmediği söylendi. Genelde ülkemizde akademik kariyeri olan, isminin başında Dr, Doç, Prof. gibi unvanları bulunan kişilerin mutlaka yönetici olmaları gerekir diye genel bir yanlışa düşülür.

Önemli olan kişinin bu göreve yeterliliği veya yetersizliğidir. Tersi durumda her pilot veya her mühendisi, ya da üniversite hocasını Genel Müdürlük makamına oturtarak ondan harikalar yaratmasını beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Ülkemizde ne yazık ki, akademik kariyeri olan birinin yöneticilik yeteneğinin de olabileceği düşünülüyor. Oysaki yönetici olmak, kişisel yapıyla doğrudan ilgilidir. Çok iyi bir mühendis veya pilot, mesleğindeki başarısını yönetici olduğunda gösteremeyebilir. Ya da tam tersi; mesleğinde başarısız bir kimsenin yöneticilikte çok başarılı olduğu gözlemlenebiliyor. 

Burada gündeme getirmek istediğim konu Serdar Cebeci’nin kendi isteği doğrultusunda Genel Müdür olmadığı ve ona bu görevin verildiği gerçeğini unutmadan, Cebeci ile yolları ayrılan İzmir Ticaret Odası ve İzair Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş’ın, kendi genel müdürünün istifasının ardından kullandığı son derece çirkin kelimedir; “İSTİFASI ÖNEMLİ DEĞİL.” Sayın Demirtaş’ın, genel müdürünün istifasının ardından söylediği bu kelime hiç yakışmadı Ekrem Bey’e… 

Eğer siz bir zamanlar kader birliği yaptığınız bir Genel Müdürünüzün arkasından ÖNEMLİ değil diyebilecek kadar kabalaşırsanız, biz de size buradan, SİZ KİMSİNİZ EKREM EFENDİ? Demek hakkını buluruz kendimizde. Evet, Sayın Ekrem Demirtaş, siz kimsiniz? Sizin havacılıkla ilginiz, bilginiz, küçükken kâğıttan uçak yapıp uçurmaktan öteye gitmezken, o “istifası önemli değil” dediğiniz kişi, Türk Hava Kuvvetlerinde jetleri uçuruyordu ve siz daha İzmir Ticaret Odası’nda üye aidatlarının toplanması ile uğraşırken, o aynı zamanda en büyük sivil havacılık otoritesi olan SHGM’ nin Genel Müdürlüğüne kadar yükselmiş bir havacıydı.

Şirketinizin kurulma hazırlıkları içerisinde oluşan bürokratik zorlukları; deneyim ve birikiminden yararlanarak kendisine çözdürdüğünüz, SHGM’ de Genel Müdürlük yapmış, bu kişiye, şirket kurulduktan sonraki operasyon el faaliyetlerinizde yetki kısıtlaması getirerek kendisini istifaya zorlamanız, size hiç, ama hiç yakışmadı. Bu tek sözcükle VEFASIZLIKTIR.

Etiketler: