Kafamız Garplı,Kendimiz Şarklı.

Kafamız Garplı,Kendimiz Şarklı.

Millet olarak gerçekten teknolojik ürünlere son derece meraklıyız ve de yatkınız. Ülke olarak da nerdeyse tüm işyerleri bilgisayarlarla donatılmış durumda kamu şirketleri ve devletin içine bile girdi teknoloji. E-Devlet uygulamalarına bile şahit oluyor ve gurur duyuyoruz. 

Görünüşte böyle olan uygulamalara birde pratikte bakalım isterseniz. Bir kere son derece pahalı ve son sistem bilgisayarlar genelde daktilo gibi ve e-mail aracı olarak kullanılıyor. Şirketler genelde bu bilgisayarların alımından kaçmazken,printer ve scanerlara aynı sıcaklıkta bakmıyor.. Fotokopi makinelerinin alımından kaçan şirketler printerların bu amaçla kullanıldığından tasarruf yapacağım derken daha da pahalıya mal olduğunu gözden kaçırıyorlar sanırım. Faks makineleri ve printerlar fotokopi makinelerinden daha da pahalı işlem yapıyorlar aslında.

İşyerlerinde rastlanan bu tür uygulamaları yazdıktan sonra asıl konumuza gelmek istiyorum. Geçen gün kaybolan Apron kartım için DHMİ İstanbul Başmüdürlüğüne gittim. 30 senedir Apron kartı kullanan bir kişi olarak bir çok defa gittiğim bu kurumumuzda bu anlamda bir ilerleme göremedim. Şöyle ki,

Apron kartı kaybolan personel, öncelikle gazete ilanı veya polis tutanağı getirmek zorunda. Bu son derece normal tabi ki. Ama Apron kartı ücretini kaybettiğinden kendisi karşılayacak olan personel( nedense TL değil, euro bazlı ücret) tam olarak 10 odayı ziyaret etmek durumunda. E-Devlet ,Bilgisayarlar,Programlar,Teknoloji hiçbir işlemi hızlandırmamış gözüküyor. Bilgisayarlar yokken de 10 odaya uğranıp,ayrı ayrı imzalar alınırdı, şimdide aynı işlemler yapılıyor..

Resmen vatandaş eziyeti olarak uygulamayı anlatmak istiyorum. Önce Apron kartı için 3.kata çıkıyorsunuz. Onlar evrakınıza bakıyor ve şirketinizin istek yazısıyla,mülki amirin olur imzasını karşılaştırıyorlar. Sonra sizi 2.kattaki tahakkuk servisine yönlendiriyorlar. Orada sıraya girip tahakkuk fişinizi alıyorsunuz. 2 kişiden imzadan geçtik ten sonra yan odaya Müdür imzası için yollanıyorsunuz.

Müdür bey imzalıyor ve tekrar ayrıldığınız odaya dönüş yapıyorsunuz. Size zemin kattaki vezneye para yatırmanız ve tekrar oraya dönüş yapmanız gerektiği söyleniyor. Zemin kata iniyorsunuz tam 2 oda ziyaret ederek ilgili şef ve ilgili Müdür imzaları atılıyor ve ayrı bir odadaki Vezneye ulaşmış oluyorsunuz. Vezne parayı tahsil ediyor ve sizi tekrar ilk girdiğiniz odaya sevk ediyor. O odadaki ilgili ise sizi kart odasına yolluyor ve nihayet kartı bastırtıp alıyorsunuz. Tam gidecekken kartla beraber bir çok evrak elinize tutturuluyor ve tekrar üst kattaki odaya bırakmanız söyleniyor. Üst kattaki odada kartı teslim aldım imzaları atıyor ve Nihayet kartınızı alıyorsunuz.. Tam bir gavur eziyeti, hem de devlet dairelerinin en moderni olması gereken bir yerde..

Burada aslında dikkat ettiğim bir husus gittiğim her odada bilgisayarların olduğu ve teknolojik hiçbir eksikliğin olmaması. Avrupa’nın sayılı havalimanlarından birinin en yetkili ünitesi ,TL değil EURO bazlı hizmet satışı yapıyor ama hala karasabanla tarımcılık yapımı gibi bir uygulama ile…

En fazla iki odada çözülecek bu uygulama için 10 oda ziyareti, iş kaybı,eziyet,zaman da cabası..Düşünüyorum da Garplı olsak ne yazar ,kafamız şarklı oldukça..

Geri
Etiketler:

Kimler Neler Demiş?

avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.