GÖÇEBE DÜNYA

GÖÇEBE DÜNYA

Ekip Tahsis’in önündeki defteri imzala, uçuş ekibini bul, ekibinle brifing yap, ekip arabası ile uçağa yetiş, emergency ve teknik kontrollerini tamamla, ikramı al. Kokpitin uçuş öncesi isteklerini hazırla. CIP  arabası yanaştı. Kapıdan girenleri yönlendir,  yer göster ve yerleştir. Yolcuları say, Loadsheet-Balance tamam mı?

Kabin uçuşa hazır efendim.

***

Yerleşik bir düzeye geçmemiş, mevsimlere göre yer değiştiren topluluklara “göçebe”  denir. Güneydoğu Anadolu’da yüksek yaylalarda hayvancılıkla uğraşanlar da göçebedir ama yıllar boyu alışık oldukları o düzeni, dededen toruna öyle götürmeye alışmış kabilelerdir.

Bugünün insanı hepten göçebe. Çantasını kapan kendini uçağa atıyor. Türk Hava Yolları’nın ve diğer özel şirketlerin kampanyaları mükemmel. Taksitli, taksitsiz tatil planları, başıboş, avare günler. Dağ mı olur, deniz mi, işte göçebe bir yaşam. Kah orada, kah burada. Alaçatı mı desem, Yalıkavak mı? Belki de zümrüt suları ile Mykonos ya da ver elini Palma. Barselona’yı yabana atma. Deniz ürünleri ile Paella veya Spagetti Ai Frutti Di Mare. Çek resimleri, kaydet videoya, at yakın arkadaşlarına. WhatsApp gruplarında reyting  patlar. Dizileri, evlilik programlarını geçer. Neden acaba?

***

Bir de ülkelerini terketmek isteyenler ya da terk etmek zorunda kalanlar var. Bunun nedeni, gezmek, avunmak, avarelik değil can kaygısı. Akdeniz ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşmak isteyenler gibi. Can havliyle, dünyanın her noktasından akan, yaşamlarını batan teknelerde kaybeden, acı içinde bir lokma ekmek uğruna tecrit kamplarında yaşayan ve aşağılanan insanlar.

Göç hep vardı,  belirsiz aralıklarla tarih boyunca mübadeleler oldu. Göçmen hareketleri ve ibretlik yaşamlar, dramlara konuydu, hem düşündürdü hem ağlattı.

İskandinav ülkelerini bizimkiler basmıştı bir tarihlerde. THY uçakları Almanya’ya taşımıştı insanları. Frankfurt’un ünlü Römer Meydanı ve Banoff strasse’de hemen tanırdınız onları.  Brüksel’de Aarschotstraat’ın kırmızı ışık bölgesinde, erotik masaj salonları ve eskort kızlar vitrinlerde sergilenir. Sabaha karşı Türk Hava Yolları ekiplerini otele götüren ekip arabasının geçtiği o daracık sokakta bile,  bizimkiler topluca gezerlerdi.

***

ABD  uyandı, artık mülteci istemiyor. İngiltere ve Fransa sömürgelerinden gelmiş ve vatandaşlık statüsüne girmiş olanların eylemleri ile sarsılıyor. Her biri uyuyan hücre.

Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda şimdilik akıllıca hareket ediyor ve tedbiri elden bırakmıyor.

Ya biz?

Türkiye’den gidenler var, ama gelenler daha çok. Yıllar geçse de gelenler uyum sağlayamıyor. Yeni gelenler ve çocukları geldikleri kültürlere alışamadıkları için sorun yaşamakta ve sorun çıkarmakta. Onlar sorun çıkardıkça, yerel halkın  yeni gelenlere tepkisi artmakta. Böylece dünya kargaşa ve istikrarsızlık ile boğuşmakta.

Ekmek parasını yaşamı gereği yukarılarda dolaşarak  hak eden havacılar durumun farkında mı?

Olmaz olur mu? Göçebeler ile ilk tanışan, taşıyan onlar.

Onların yaşamları da pembe rüya değil. Elde çanta, nerde akşam nerde sabah belirsiz. Bazen bizar edecek yolcu ilişkileri ama her zaman yolcu haklıdır. Değildir de, öyle olsun bakalım.

Haydi bana eyvallah!

 

***

-Ready to taxi

-Lineup, wait runway 36 R

– Flaps, flight controls, stabilizer trim, takeoff brifing

– Turkish  336 clear takeoff runway 36 R

Kadranlardaki  ibreler, sayıları tarıyor. Önce burun tekeri yerden ayrılıyor. Ana iniş takımları içeri alınıyor. Uçak burnunu havaya kaldırıyor.

Uçuş kulesi, hız ve yükseklikle ilgili bilgileri sıralıyor. Bulutlara doğru  tırmanıyor uçak.

Jet motorlarının üflediği sıcak havanın etkisiyle bir anda buharlaşıp aniden kristalleşerek “contreil” görüntüleri ile uzaklaşıyor, kayboluyor.

 

Meral Döşemeciler