Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul cinayet dosyalarını yeniden değerlendirme kararı kapsamında, 1993 yılında şüpheli uçak kazasında hayatını kaybeden eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümü yeniden gündeme taşındı.
Bitlis’in damadının geçtiğimiz ay yaptığı başvurunun ardından dosyanın yeniden açılması, Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki en tartışmalı olaylardan birini yeniden kamuoyu gündemine taşıdı.
Gazeteci Mehmet Çetingüleç’in kaleme aldığı son yazıda paylaşılan yeni detaylar ise olayın bir kaza değil, planlı bir sabotaj olabileceği yönündeki iddiaları yeniden güçlendirdi.
17 Şubat 1993’te Güvercinlik’ten Havalanan Uçak Düştü
Orgeneral Eşref Bitlis’i Diyarbakır’a götürmek üzere 17 Şubat 1993 günü Ankara Güvercinlik Askeri Havaalanı’ndan havalanan askeri uçak, kalkıştan kısa süre sonra düştü.
Kazada 3 Asker Şehit Oldu
Kazada Orgeneral Eşref Bitlis’in yanı sıra Binbaşı Yaşar Ertan ve Yüzbaşı Tuğrul Sezginler de yaşamını yitirdi.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, olay sonrası yaptığı açıklamada kazanın motor bölümündeki “buzlanma” nedeniyle meydana geldiğini belirterek olayı teknik arıza kaynaklı bir kaza olarak değerlendirdi.
Ancak ilerleyen süreçte hazırlanan bilirkişi raporları ve ortaya çıkan iddialar, resmi açıklamalara yönelik tartışmaları beraberinde getirdi.
İTÜ Raporu “Sabotaj” Şüphesini Güçlendirdi
İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, uçağın düşüş nedeninin yalnızca buzlanma olmayabileceğine dikkat çekildi.
Raporda doğrudan sabotaj ifadesi kullanılmasa da teknik değerlendirmelerin olayın farklı yönlerden incelenmesi gerektiğine işaret ettiği belirtildi.
Bu değerlendirme, yıllardır kamuoyunda tartışılan “suikast” ve “örtülü operasyon” iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Gizemli “37 Numaralı Meteoroloji Raporu” Yeniden Tartışılıyor
Gazeteci Mehmet Çetingüleç’in yazısında aktardığı bilgilere göre, kazadan önce askeri yetkililere kritik meteorolojik uyarılar yapıldığı öne sürüldü.
Uçuştan 2,5 Saat Önce Kritik Uyarı Yapıldığı İddiası
İddiaya göre dönemin Meteoroloji Genel Müdürü Mehmet Örmeci, uçağın kalkışından yaklaşık 2,5 saat önce Güvercinlik Üs Komutanlığı’na “037” seri numaralı resmi meteoroloji raporunun iletildiğini söyledi.
Söz konusu raporda;
- Hava muhalefeti,
- Rüzgar durumu,
- Buzlanma riski,
- Uçuş güvenliğini etkileyebilecek kritik hava şartları konusunda askeri makamların uyarıldığı iddia edildi.
Çetingüleç’in aktardığına göre Örmeci, dönemin gizlilik kuralları nedeniyle detay paylaşamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Raporumuz ilgililere bildirilmiştir. Zaten öyle bir şey bildirmemiş olsaydık o zaman anamızı ağlatırlardı. Bizim Silahlı Kuvvetlerle olan ilişkimizin yüzde 99’u gizlilik dereceli ilişkilerdir.”
Yanıt Bekleyen Kritik Sorular
Yıllardır tartışılan Eşref Bitlis dosyasında halen cevap bekleyen birçok kritik soru bulunuyor.
Uçak Neden Havalandırıldı?
Meteoroloji raporunda açık bir buzlanma uyarısı bulunuyorsa, askeri uçağın neden kalkışına izin verildiği sorusu yeniden gündeme geldi.
Pilotlara Risk Bilgisi Verildi mi?
Uzmanlara göre ölümcül hava şartlarını içeren bir raporun pilotlara aktarılmaması ciddi bir ihmal ihtimalini gündeme getiriyor.
Eğer Buzlanma Yoksa Uçak Neden Düştü?
Dosyada en dikkat çeken başlıklardan biri ise resmi açıklamalardaki “buzlanma” tezinin teknik olarak tam anlamıyla doğrulanamaması oldu.
1993’ün Karanlık Süreci Yeniden Tartışılıyor
Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümü, Türkiye’nin siyasi açıdan en kritik dönemlerinden biri olan 1993 yılı içerisindeki dikkat çekici olaylardan biri olarak değerlendiriliyor.
Aynı yıl içinde Cumhurbaşkanı Turgut Özal, gazeteci Uğur Mumcu ve eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci’nin hayatını kaybetmesi, kamuoyunda uzun yıllardır çeşitli tartışmalara neden oluyor.
Özellikle Kürt sorununun çözümüne yönelik yürüttüğü çalışmalarla bilinen Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümü, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye’nin en tartışmalı askeri olaylarından biri olmayı sürdürüyor.
Gözler Güvercinlik Üssü’ndeki Kayıtlarda
Adalet Bakanlığı’nın yeniden inceleme kararı sonrası, Güvercinlik Üs Komutanlığı kayıtlarında bulunduğu belirtilen meteoroloji raporu ve diğer askeri belgelerin soruşturmanın seyrini değiştirebileceği değerlendiriliyor.
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte, olayda ihmal ya da olası kast unsuru bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması açısından yeni bir sürecin başlayabileceği ifade ediliyor.









