Uçan Anne…

Uçan Anne…

Bir uçak kabininde bir araya gelen, birbirini tanımayan yolcular ve ekipler, bilmeden bir kader ortaklığının içine girerler. Çoğu zaman zihnimi meşgul eden sorular olur. Bugün bu yolcularla, bu ekiple, bu şehirde olmanın acaba bir nedeni var mıydı? Nasıl bir denklem sonucu, bu kadar insan burada buluşuyordu? Olağan şeylerdi belki ama derine inince, böyle düşünmeden edemiyordum.

Bazen de oturduğum yerden karşımdaki insanı inceler, nasıl bir yaşamdan geldiğini merak ederdim. Şu an neler hissediyordu? Neler geçiyordu aklından?   Dünyanın bir ucundan bu uçuşa bilet alıp gelmiş ve bilmeden benim gözlerimle buluşmuştu. Belki benim tanımam gereken ama sadece bir bardak kahve  ikram edip, geçeceğim ya da uzak durulması gereken ama çok yakınımda biri. Bilinmezlikler de heyecan vericiydi.

Yanımda oturan ekip arkadaşım, genelde sohbetli biridir. Bugün pek sessizdi.    ” Bir problem mi var? Her şey yolunda mı? ” Şaşırmıştı soruma. ” Neden sordunuz, kötü mü görünüyorum? ” dedi. ” Sadece bir his diyelim ” Bir şeyler paylaşmak istiyordu, biliyorum söyleyemiyordu. Bir an duraksadı sonra devam etti.

” Bu uçuş bana nöbetten çıktı. Hiç beklemiyordum. Biliyorsunuz, iki yaşında bir oğlum var. Bugün biraz rahatsızdı.  Eşim de şehir dışında, aniden uçuş çıkınca çaresiz komşuya bıraktım. Aklım onda… ”  Gözleri doldu. Üzülmüştüm.
” Geçmiş olsun, haklısın. Durumu anlatsaydın, belki bir değişiklik yapılırdı…” Kafasını salladı.

” Daha önce çok izin aldım, artık tolere edilecek durumum kalmadı. İşimi kaybetmek istemiyorum… ”
Çalışan anne olmak zordu, ”uçan anne” olmak daha da zor. Aniden gelen bir görev değişikliğiyle, planların alt üst olur, günlerce evinden uzakta bir şehirde kalır, aklın geride bıraktıklarında, kimselere hissettirmeden görevini yapmaya devam edersin. Benim de annem, çalışan anneler grubundandı. Akşam eve yorgun argın gelir, kendinden ödün vererek bize zaman ayırırdı ama yine de yetmezdi. Belki de, esas zor olan, uçan annenin çocuğu olmaktı. Ne yapalım, bu seçim de böyle bir şeydi. Birileri yapacaktı.

Okuyan, çalışan, üreten, hayata katkısı olan ve evlatlarını da böyle yetiştiren annelerimize selam olsun, hakları hiç ama hiç ödenmez…


Geri

12
Kimler Neler Demiş?

1000

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

En Yeniler Eskiler Beğenilenler
KARABOGA

hic uzulemedik, ucmasin ama ayni parayi alsin ne guzel memleket

Double anne

Uçan anne olarak 2.evladımi büyütüyorum.Galeylerde süt sağıp,buz drawerinda saklardim.Eve gidince üniformayi bile cikarmadan kokusunu içime çekip “geldim annecim burdayım “deyişlerimi hatirlattiniz Arzu hanım.Yureginize sağlık.

ARZU AYDIN

Çok teşekkür ederim.

bbb

eeee yani?

Modelci 69

Kiymetli kardeşim siz uçuyordunuz biz yerde çaba sarfediyorduk eşimde sizin gibi yerde(Dünya küresinde) pozizyonuzda biryerde terör belasıvar akşam kim gelirse sağ salim lojmanlara evladini teslim alacak yarınki bilinmezlige gece eşi eve gelip gelmeyecegini bilinmezliginde uyumaya calışacak sabah aynı bela siz bu belaların KM ‘lerce üzerinde her daim güvenlikli yerlerde yas tutup sevginizin az olmasından yakınıyorsunuz .Gülün bile dikeni var .Koklamak istiyorsaniz Sl.

ARZU AYDIN

Teşekkür ederim. Yakınmaktan öte, bir havacı olarak uçuş personelinin yaşamından bir anı sadece.
Sizin yaşadıklarınız da kıymetli ve daha da zor elbette. Kıyas edilmez.Emekleriniz için çok teşekkürler.

Naime

Uçan annelerin çocukları da ilerki yıllarda ya piot ya kabin görevlisi oluyor.Analarına bir şekilde şükranla yaklaşıyorlar.

ARZU AYDIN

Evet genelde öyle bir yönelim oluyor. Yorumunuz için teşekkürler.

Ali

O zaman yer görevi secseydiniz, Amerika’ya, uzak doğuya yatiya gidip sorumluluklardan kaçmak kolay geliyor değil mi? Yemezler!

ARZU AYDIN

Her işin güzel ve zor tarafları var. Yine de severek yapıyoruz. Anılar birikiyor uçuşlardan, paylaşıyoruz. Teşekkür ederim.

Sxs

Çok saygısız ve kibirli birisiniz, ama bir gün başınıza gelir merak etmeyin.

Abdül

Haklısınız