Aktif Elektronik Taramalı Dizi (AESA) radar sistemleri, modern hava muharebelerinin en kritik sensörleri arasında yer alıyor. Sahip oldukları modüllerin her birine farklı faz kaydırma değerleri uygulanabilmesi sayesinde AESA radarlar, yayın yönünü mekanik hareket gerektirmeden elektronik olarak ayarlayabiliyor. Bu sayede radar hüzmesi milisaniyeler içinde farklı yönlere çevrilebiliyor.
Bu teknoloji, radar anteninin fiziksel olarak dönmesine ihtiyaç duymadan, aynı anda birden fazla arama ve takip görevinin icra edilmesine olanak sağlıyor. AESA radarlar, farklı bölgelerdeki veya farklı tipteki hedefleri eş zamanlı takip edebiliyor; böylece modern savaş ortamının gerektirdiği çok görevli operasyonel kabiliyeti mümkün kılıyor.
Mekanik radarlara kıyasla üstünlük
AESA radarlar, mekanik taramalı radar sistemlerine göre çok daha esnek, hızlı ve güvenilir bir yapı sunuyor. Küçük radar kesit alanına sahip, düşük görünürlüklü hedefleri uzun menzilden tespit edebilen bu sistemler, yüksek doğruluklu hedef takibi sayesinde silah angajman başarısını önemli ölçüde artırıyor.
Günümüz hava muharebe ortamında artan elektronik harp tehdidi, AESA radarların önemini daha da artırıyor. Geniş frekans spektrumu, düşük yakalanabilirlik (LPI) özellikleri ve esnek dalga biçimleri sayesinde AESA radarlar, düşman radar uyarı alıcıları tarafından tespit edilmeden görev icra edebiliyor.
Radarın ötesinde: İletişim ve elektronik harp
Saniyede 500 gigabitin üzerinde veri işleme kapasitesi ve esnek hüzme planlama altyapısı sayesinde AESA radarlar; klasik radar görevlerinin yanı sıra iletişim, veri aktarımı ve elektronik harp görevlerini de zaman paylaşımlı olarak yerine getirebiliyor. Bu özellik, AESA radarları yalnızca bir sensör değil, çok işlevli bir RF görev sistemi haline getiriyor.
AESA radar antenlerinin mekanik yönlendirme gerektirmemesi, daha az hareketli parça anlamına geliyor. Bu da arıza ihtimalini düşürürken, bakım ihtiyacını ve yaşam döngüsü maliyetlerini azaltıyor. Ayrıca her anten modülünün bağımsız çalışması sayesinde, modül bazlı arızalarda bile radar kritik performans kaybı yaşamadan görevini sürdürebiliyor.
MURAD AESA Burun Radar Ailesi: Yerli ve Milli Çözüm
Çip seviyesinden itibaren ASELSAN mühendisleri tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen MURAD AESA Burun Radar Ailesi, Türkiye’nin ileri seviye AESA radar ihtiyacına cevap veriyor.
Platformlara göre uyarlanabilen farklı konfigürasyonlara sahip MURAD radarları, bir yandan muharip savaş uçaklarına yeni kabiliyetler kazandırırken, diğer yandan insansız hava araçlarına hava-hava angajman yeteneği sağlayarak hava muharebelerinin geleceğini şekillendiriyor.
MURAD 100-A: Eş zamanlı çoklu angajman
MURAD 100-A AESA Burun Radarı, eş zamanlı hava-hava ve hava-yer angajman kabiliyeti sunabiliyor. Sistem, hava-hava angajman yeteneğini BVR (görüş ötesi) füze güdüm kabiliyetiyle birleştirerek hava harbinde oyun değiştirici bir rol üstleniyor.
ANKA-III ve yeni platformlar sırada
MURAD 100-A; F-16 Özgür, Bayraktar AKINCI ve Bayraktar KIZILELMA platformlarında başarıyla test edildi. Radarın ANKA-III ve diğer platformlara entegrasyonu için çalışmaların sürdüğü belirtiliyor.
Türk savunma sanayisi bünyesinde gerçekleştirilen tarihi bir testte, dünyada ilk kez insansız bir muharip hava aracı, görüş ötesi bir hava-hava füzesiyle hava hedefini başarıyla imha etti. Bayraktar KIZILELMA, tamamen milli sensör ve güdüm zinciri kullanarak angajmanı gerçekleştirdi.
Bu süreçte hedef, MURAD AESA Burun Radarı ile tespit ve takip edilirken, ara safha güdümü sağlandı; TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN BVR hava-hava füzesi, ASELSAN’ın RF Arayıcı Radarı ile doğrudan vuruşa yönlendirildi.
AESA radarlar savunmanın merkezinde kalacak
Yüksek tarama hızı, düşük tespit edilebilirlik ve aynı anda çoklu görev icra edebilme yetenekleri sayesinde AESA radarlar; hava platformlarına erken tespit, yüksek hayatta kalabilirlik ve üstün elektronik harp dayanıklılığı kazandırıyor.
Gelecekte daha yüksek güç yoğunluğu, dijital hüzme oluşturma, yazılım tanımlı radar mimarileri ve entegre RF yakınsaması (radar–haberleşme–elektronik harp) konseptlerinin yaygınlaşmasıyla AESA radarların; otonom sistemler, insansız hava araçları ve insansız savaş uçaklarının merkezinde yer almaya devam etmesi bekleniyor.









