Millî Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu, 13 Ekim 2026’da ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen AUSA 2026 savunma sanayii fuarı kapsamında CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy’un sorularını yanıtladı. Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına dönüşü ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin görüşmelerin olumlu ilerlediğini belirten Kavaklıoğlu, özellikle ABD’de bulunan ilk 6 uçağın teslimi konusunda yoğun diplomatik temasların sürdüğünü açıkladı.
F-35 savaş uçakları için ilk 6 uçak gündemde
Türkiye’nin F-35 programı kapsamında daha önce ödeme yaptığı ancak teslim alamadığı savaş uçakları, Washington’daki görüşmelerin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor.
Kavaklıoğlu, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in konuyla ilgili ABD tarafına mektup gönderdiğini ve iki ülke arasında görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
F-35 konusunda olumlu bir sonuca ulaşılacağına inandığını ifade eden Kavaklıoğlu, özellikle ilk 6 uçak üzerinde yoğunlaşıldığını vurguladı.
Türkiye, F-35 programına başlangıç aşamasında ortak olarak katılmış, ilk etapta 30, toplamda ise 100 adet F-35A savaş uçağı tedarik etmeyi planlamıştı. Program çerçevesinde yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ödeme yapılırken Türkiye için üretilen 6 uçak ABD’de kaldı.
CAATSA yaptırımlarında kısa sürede sonuç beklentisi
Türkiye ile ABD arasındaki savunma sanayii ilişkilerinin gündeminde bulunan CAATSA yaptırımlarına da değinen Kavaklıoğlu, karşılıklı görüşmelerde ilerleme sağlandığını ifade etti.
Her iki ülkenin de sorunların çözümüne olumlu yaklaştığını belirten Kavaklıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin mevcut diplomatik sürece katkı sağladığını söyledi.
Kavaklıoğlu, yaptırımlara ilişkin beklentisini şu sözlerle dile getirdi:
“Çok kısa zamanda neticeleneceğini umuyorum, bekliyorum.”
Bakan Yardımcısı, görüşmelerin devam ettiğini ancak sürecin tamamlanabilmesi için iki tarafın da yerine getirmesi gereken adımlar bulunduğunu belirtti.
Türkiye F-35 programından neden çıkarıldı?
Türkiye, ABD öncülüğünde yürütülen F-35 Müşterek Taarruz Uçağı Programı’nın ilk uluslararası ortakları arasında yer alıyordu.
Ancak Rusya’dan tedarik edilen S-400 hava savunma sistemlerinin 2019 yılında Türkiye’ye teslim edilmeye başlanması, iki ülke arasında savunma alanında ciddi bir anlaşmazlığa yol açtı.
Washington yönetimi, S-400 sistemlerinin F-35 uçaklarının düşük görünürlük özellikleri ve hassas teknolojileri açısından güvenlik riski oluşturabileceğini savundu.
Bu gelişmenin ardından Türkiye, Temmuz 2019’da F-35 programından çıkarıldı. Aralık 2020’de ise Savunma Sanayii Başkanlığı ve bazı yetkililer hakkında CAATSA kapsamında yaptırımlar uygulandı.
Türkiye için üretilen AT-1 ile AT-6 olarak tanımlanan 6 adet F-35A uçağının ABD’de kalması, taraflar arasındaki anlaşmazlığın önemli başlıklarından biri olmaya devam etti.
2021 mali yılı ABD savunma yetkilendirme yasasında söz konusu uçakların California’daki Edwards Hava Üssü’nde uzun süreli depolamada bulunduğu belirtilmişti.
CAATSA kaldırılsa bile F-35 teslimi için ayrı şartlar var
F-35 uçaklarının Türkiye’ye teslimi konusunda CAATSA yaptırımlarının yanı sıra ABD mevzuatından kaynaklanan başka engeller de bulunuyor.
2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın (NDAA) 1245’inci maddesi, belirli koşullar yerine getirilmeden Türkiye’ye F-35 uçakları ve ilgili ekipmanların transfer edilmesini engelliyor.
Bu düzenlemeye göre transfer yasağından muafiyet sağlanabilmesi için ABD yönetiminin, Türkiye’nin S-400 sistemine ve bağlantılı ekipmanlara artık sahip olmadığını, sistemi yeniden edinmeyeceğine ilişkin güvenilir güvenceler verdiğini ve F-35 güvenliğini riske atabilecek başka Rus savunma ekipmanları edinmediğini Kongre’ye belgelendirmesi gerekiyor.
Yasada, gerekli bildirimin ardından 90 günlük bekleme süresi de öngörülüyor.
Dolayısıyla CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, Türkiye’ye F-35 teslimatının kendiliğinden başlayacağı anlamına gelmiyor.
Trump’tan yaptırımlar ve F-35 satışı konusunda açıklama
Türkiye-ABD savunma ilişkilerinde Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi sırasında da önemli açıklamalar yapılmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde Türkiye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılacağını belirterek F-35 savaş uçaklarının satışına ilişkin kararın değerlendirileceğini açıklamıştı.
Ancak bu açıklamanın ardından yaptırımların kaldırılması ve uçakların teslimine ilişkin hukuki süreç tamamlanmadı.
ABD Dışişleri Bakanlığının 22 Temmuz 2026’da Kongre’ye gönderdiği mektupta, Türkiye’nin F-35 programına dönüş için gerekli yasal şartları henüz karşılamadığı belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Ekim 2026’da yaptığı açıklamada, S-400 meselesi çözüme kavuşturulmadan F-35 transferinin hukuken mümkün olmadığını ifade etti.
S-400 sorunu çözüm sürecinin merkezinde
Türkiye’nin F-35 programına yeniden katılabilmesi için S-400 hava savunma sistemlerinin durumunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
Sistemlerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi veya kullanım durumuna ilişkin farklı düzenlemeler yapılması gibi seçenekler gündeme gelirken henüz üzerinde uzlaşıldığı açıklanan bir çözüm bulunmuyor.
Türkiye’nin öncelikli beklentisi, daha önce üretimi gerçekleştirilen 6 F-35A uçağının teslimine yönelik engellerin kaldırılması.
Sonraki aşamalarda yeni uçak tedariki, F-35 programındaki sanayi ortaklığının yeniden değerlendirilmesi ve Türk savunma sanayiinin programa katılımına ilişkin başlıklar da önem taşıyor.
Washington’daki temaslar devam ediyor
Kavaklıoğlu’nun Washington’da yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin F-35 savaş uçakları ve CAATSA yaptırımları konusundaki beklentilerinin sürdüğünü ortaya koydu.
İki ülke arasında savunma sanayii alanında ortak üretim, yatırım ve tedarik konularının da görüşüldüğünü aktaran Kavaklıoğlu, ABD’deki temasların beklediğinden daha olumlu bir ortamda gerçekleştiğini söyledi.
Bununla birlikte 6 adet F-35A uçağının teslimi ve yaptırımların kaldırılması konusunda henüz resmî bir sonuç açıklanmadı. Sürecin ilerleyişi, diplomatik görüşmelerin yanı sıra ABD mevzuatındaki koşulların karşılanmasına bağlı olacak.









