THY’nin Kimin Eli Kimin Cebinde Belli Olmayan Dönemi Ve Teknik A.Ş Yönetimine…

THY’nin Kimin Eli Kimin Cebinde Belli Olmayan Dönemi Ve Teknik A.Ş Yönetimine…

BÖLÜM-1

Toplumsal yaşamımızın önemli kurumlarının yönetiminde belirleyici olan şirket kültürü, aynı zamanda toplumsal yapımızın bir aynasıdır. Ancak bizde, bu kurumları yönetenler ne yazık ki, şirket kültürünün değil, politik hareketlerin birer uzantısı olmak durumundadırlar. Yöneticilerin o işteki uzmanlık ve yararlılıklarından önce, politik kimlikleri öne çıkar ve iktidarların hizmetindedirler.

THY gibi en azından %49 u Kamunun malı olan bu kurumlarımız, artık kamunun değil, bir çıkar grubu olan politik hareketlerin arpalığı durumuna getirilmiştir.

Şirketlerin en çok önem vermesi gereken, fakat siyasi yapılanmalardan etkilenen yöneticilerin kendi kültürel yapılarının etkisi ile sürekli değişiklik gösteren kurumsal kültür yapılanmasını; THY’de üç ayrı döneme ayırmak gerekiyor.

THY’nin son 40 yıllık şirket kültür farklılıklarına bakıldığında, son derece değişik yapılanmalara rastlanır. Bu aşamaları ve dönüm noktalarını 3 grupta incelediğimizde; karşımıza çok ilginç bir tablo çıkacaktır.

THY’nin şirket yapılanmasını incelemek için, dönemlere ayrı ayrı  bakmak gerekiyor..

İlk dönem yani Yılmaz Oral’ın genel müdürlüğünü yaptığı ve THY’nin askeri vesayetin etkisinde kaldığı yıllar…

İkinci Dönem; Yılmaz Oral’dan sonra gelen ve hem yönetim kurulu başkanı hem de genel müdür olarak görev yapan Cem Kozlu dönemi

Üçüncü Dönem; Abdurrahman Gündoğdu ile başlayan ve Candan Karlıtekin-Hamdi Topçu- İlker Aycı ile devam eden dönem

Bu isimlerin yönetim kurulu başkanlığı yaptıkları dönemlerde, THY’de yarattıkları şirket kültür farklılıklarına bir göz atalım ve bugünkü THY’nin, geçmişte kalan THY yönetimlerine göre farklılıklarını birlikte irdeleyelim.

Yılmaz Oral dönemindeki THY, tam olarak askeri kültürel yapılanmanın etkisi altındaydı. Yılmaz Oral’ın emekli bir havacı general olması bu yapılanmada etken olmuştur. Bu kültür şirketin tüm yönetim kadrolarına sirayet etmişti.

Geçen haftalarda yazdığım üzere şirketin tüm genel müdür yardımcılıkları ve başkanlıkların tümüne emekli askerler yerleştirilmişti.

Hatta THY’de o zamanların tüm kaptan ve pilotları, tümüyle asker kökenli idi ve aralarına kesinlikle sivil pilot alınmıyordu. Kısaca, şirkette tam bir kışla kültürü etkisi görülmekteydi. Kokpitte; birbirlerini hava kuvvetlerinden tanıyan ve üst -ast ilişkilerini sürdüren pilotlarda, hala o askeri etkinin egemenliğini rahatlıkla gözlemleyebilirdiniz. “Kaptanım” yerine “komutanım” sözleri sık sık duyulurdu.

Bu dönemde pilotlar, kendilerini rütbeli subay, diğer çalışanları da astsubay, hatta er gibi görmenin yanı sıra çalışanların yaptıkları basit hatalara bile çok sert tepki verirlerdi. Bir nevi THY’de çalışan herkesin amiri gibi davranırlardı.

Bu süreç 1988 yılına kadar sürdü. Özal Hükümetinin iktidara gelmesinden sonra, THY’ye Cem Kozlu getirildi. Uluslararası yöneticilik kariyeri olmasına karşın son derece mütevazı ve çalışkan biri olan Cem Kozlu, çalışanlarla kurduğu diyaloglarla tabana kadar inebilmekte, sorunları sorunun yaratıldığı yerde, çalışanları da dinleyerek çözmeye çalışırdı.

Cem Kozlu dönemi, THY’nin askeri vesayetten kurtulup sivilleşme atılımlarının başladığı dönem olarak THY tarihindeki yerini almıştır. Bu dönem çok zorlu geçti. Askeri yapıya alışmış ve alt üst ilişkileri emekli oldukları askeri rütbelere endekslenmiş yapılanma kolay aşılamadı. Bir dolu zorluk, sürtüşme kendini sıklıkla gösteriyordu.

Asker kökenli yönetimin; “ben ne dersem o olur” biçimindeki tutumu, Cem Kozlu’nun güçlü sivilleşme iradesinden etkilenerek oldukça çözülmüştü. Ancak, bu egemenliği sadece yönetim kademelerinde yapılan değişikliklerle gidermek yetmezdi, tabana da inmek gerekirdi.

Pilotlar ile Uçak Teknisyenleri, görevleri gereği karşı karşıya geldiklerinde sorunlar daha büyüyordu. Pilotlar kendilerini hala kışlada olduklarını sandıklarından, çalışanlarla ilişkilerinde, onların komutanı gibi davranıyorlardı. Bu yapıları nedeniyle uçak başında sık sık sert ve neredeyse kavgaya kadar varan teknisyen-pilot tartışmaları yaşanırdı.

Bu gerçeği gören Cem Kozlu, sivilleşme hareketine, kokpitteki askeri yapılanmayı değiştirmekle başladı.

Yugoslavya’ya, çoğu teknikte mühendis olarak çalışan sivil pilot adayları yollayarak ilk girişimi yaptı. Buradan ilk mezun olanlar, hala THY’de kaptan olarak görevlerini sürdürmektedirler ve bunlara THY’de hala “Yugo’lar “ denir.

Evet, bu pilotlar (Yugo’lar) o dönemin asker kökenli pilotların tüm dışlamalarına ve çıkarılan değişik zorluklara karşın, artık kokpitte kendilerine yer bulmuşlardı.

Cem Kozlu, tüm THY çalışanlarına (teknisyen, pilot, amir-memur, işçiler dâhil)  yurt dışından bitirttiği bir eğitmen grubu ile “ÖNCE İNSAN” semineri vermişti. Bakın, bizler bugün ki yaşamamızda bile, bundan 30 yıl önce aldığımız bu seminerin meyvelerini yemeğe devam ediyoruz. Bu seminerin şirkete verdiği yararı siz hesaplayın.

Cem Kozlu’nun değiştirilmesinden sonra yeni bir dönem başladı.

AKP iktidarı dönemi:

Tüm kurum ve kuruluşlarda partizan kadrolaşma çalışmaları sürdürülürken, THY’nin bunun dışında kalması düşünülemezdi. Ve öyle de oldu. THY’de Cem Kozlu ile başlayan, THY’yi sivilleştiren ve modernize eden şirket kültürü sonlandırılarak, yerine, yeni bir şirket kültürü (!) yapılandırılmaya başlandı.

Her dönem değişikliğinde olduğu gibi bu yeni dönemde de bir dolu aksaklıklar THY’yi bekliyordu. Bu başarısız başlangıç, zamanla aşıldı ve THY, hükümetin kendisi için belirlediği yolda hızla ilerlerken aynı zamanda da hükümetin THY için uygulamak istediği senaryo harfiyen yerine getirilmeye başlandı. THY’nin Havayolu şirketinden farklı bir konsepte dönüşebilmesi için, tüm engeller bir, bir ortadan kaldırılmış, özelleştirme ve taşeronlaştırma sürecine girilmiştir.

Birimlerdeki hizmetler, ana yapıdan ayrılarak, farklı şirketler adı altında yürütülmeye başlandı, adeta holdingleşme aşamasına girildi. Kısaca; Şirket kendi içinde parçalanarak, yeni yeni şirketler oluşturularak, özelleştirme süreci hızla ilerledi.

THY’nin; yaşadığı bu farklılıklar ve şirketin farklı bir kültürünün etkisinde kalması, “Kervan yolda düzülür, önce uçak alalım, filoyu büyütelim, daha sonra alt yapıda sorunlar çıktıkça çözeriz” mantığı çerçevesinde şekillendiğini düşündüğüm bu alt yapısız büyüme ile bu günlere gelindi

Ancak; son 2 yılda, bu sistemdeki gidişata bakarak beklenilen belirgin çatlaklar oluşmaya başladığını gözlemlemekteyim. Hani argo bir sözcük vardır. Kimin eli kimin cebinde belli değil denir ya… İşte bugün bu tür bir dönem yaşanıyor.

İşte; THY’nin yaşadığı ve her geçen gün farklı, farklı kararlar alınmasına, sonra da bu kararlardan dönülmesine neden olan sorunun adı, hesapsız hızlı büyümenin getirdiği alt yapı zafiyet sorunlarıdır.

THY, sanki manavdan domates alır gibi, uçak siparişleri verirken, yukarıda açıklamaya çalıştığım alt yapıya önem verilmemesinin acısını, her geçen gün daha çok hissettirmektedir. Bu sorun adeta içinden çıkılmaz bir durum almıştır ve uçuş emniyet ve güvenirliliğini son derece olumsuz etkilemektedir.

Bu dengesiz ve agresif büyüme sonucunda şekillenen uçak alımları ve ardından büyük boyutta hissedilen pilot eksikliği, bir türlü bitmiyor ve THY’nin bu büyüme trendi böyle devam ettiği sürece bu sorun çözümsüzlüğe doğru hızla ilerleyecektir. Şimdilik, uçucu ekiplerdeki bu sorunun çok yakında teknik ve diğer birimlerde de, en azından kaliteli hizmet anlayışında önemli aksamalar yaratacağını düşünüyorum.

THY kendi ülkesinde; pilot adayları için verdiği ilanlarda üniversite mezunu olmayı zorunlu koşul olarak öne sürerken, yabancı pilot alımında bu koşulu göz ardı ederek, kendi evlatlarının aleyhine çifte standart uyguladığını birlikte yaşadık.

THY’nin bir zamanlar, yurt içindeki pilot okullarından pilot almamak için 400 saat kriterini, önce istiyor, sonra bakanlıktan gelen “siz ne yapıyorsunuz” fırçasından sonra, hemen bu 400 saati 210 saate çektiğini hatırlarsınız. 400 saat uygulamasına, AirportTV deki programımla itiraz etmiş ve gündem yaratmıştım. 210 saatlik bu pilotların haklarını korumuş ve sonunda başarmıştık. ( O dönem sorun yaşayan ve neredeyse pilotluktan vazgeçecek hale gelmiş gençler şimdi hepsi kaptan olarak aramızda. Bu pilotların teşekkür mektubunu hala saklarım) (TIKLAYIN)

THY aynı Yugo’larda olduğu gibi, Amerika’da bir pilot okuluyla anlaşarak, Amerikalı Yugo’lar yaratmayı denedi. Ancak bu anlaşma, o zamanki en üst yöneticinin yanlışları ve aracılar(!) kullanarak THY’ye yüklü faturaların gelmesi ile, kapandı.  THY, bu anlaşma ile THY mali açıdan oldukça ağır bir finansal darbe almıştı.

Bu alt yapısız büyümede neler yapılmadı ki… Amerikalı Yugo’lar dönemi kapanmış ve THY senelerin getirdiği pilotlardaki maksimum yaş sınırını 63 den 65 e çıkartmıştı.

Bununla da kalınmayıp, yabancı pilot alımlarını, tüm yabancı sitelere verdiği ilanlarla sürdürülüyor.

Bir zamanlar burnundan kıl aldırmayan THY, gerek lisan, gerekse tahsil olsun tüm kriterlerle oynamaya devam ediyor. Bu gelişmeler, THY’de hala kurumsal kültürünün tam olarak hala oturmadığını göstermiyor mu?

Dün yaşanan askeri pilot, sivil kökenli pilot kargaşası bugün yerini, “pilot ol da ne olursan ol” tarzına çevirdi.

BÖLÜM-2 

Sendikalara ve mesleki derneklere değinmeye gerek bile yok. Tamamen aracı kurumlara dönüştüler. Bir nevi eskinin ses getiren ve yaptıkları eylemlerle kamuoyunu etkileyen sendika ve dernek yönetimlerine, havacılık camialarında artık rastlanmıyor. Tabii ki, sendika ve derneklerin işlevsizleştirilmelerini sadece yönetimlerinin zayıflığına vermek çok yanlış olur. Son on senede çalışanların yapısı da çok değişti. Çalışanların toplu hareket ederek çözüm arayışına gitme özelliği maalesef bireysel hale dönüştü.

Üst yönetimin siyasi yapılanmalar yolu ile göreve getirilmesi, alt yapıda da kendini hissettirdi. Kadro değişiklikleri, tayin ve unvanlar, çalışanların liyakatine değil siyasi görüşüne endekslendi. Nede olsa liyakat esaslı gelmeyenler, kendi altlarında görev yapanlardan da liyakat aramazlar.

Kokpitlerde yaşanan yerli, yabancı pilot anlaşmazlıklarına ve CRM sorunlarına değinmeye gerek bile yok. Çünkü bilhassa CRM in bu “ne olursan ol yine gel” yapılanmasında sağlanması mümkün görünmüyor.

Teknik Departmanın da onlardan farkı yok. Günü kurtarmaya çalışıyorlar. Ana Şirket THY’nin etkisinde kalan yönetimi bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığında, makamlarında bir gün daha fazla kalabilmenin hesabını yapıyor.

Eskinin babacan, çalışanları dinleyip sorunlarını çözmeye çalışan yöneticileri, bugün makamlarında bir gün daha kalabilmemin hesabını yaptıklarından, yaşanan sorunları yukarılara götürmemeye özen gösteriyorlar. Kendisine sorun getirmeyen yöneticiyi başarılı(!) sanan bir üst yönetim mevcut.

Hangarlar resmen cadı kazanı. Uçak teknisyenliğinin gerçek okulu hangarlardır. Bu meslek okul sıralarında değil, sadece ve sadece hangarlarda usta-çırak ilişkisi ve deneyim ile öğrenilir.

Havacılıkta lisansın yani ehliyetin şart olduğu meslekler; Pilot-Uçak Teknisyeni-Dispeçer ve Hava Trafik Kontrolörleridir. Uçağın uçabilmesi için bu mesleklerde lisanslı çalışanların birlikte karar vermesi gerekir. Kısaca imza yetkililerdir. Pilot dışında kalan her bir lisanslı eleman en az pilot kadar değerlidir.

Ancak bu Lisans (ehliyet) gerektiren mesleklerden kendi değerini (bilhassa son zamanlarda) idrak edemeyen tek meslek grubu maalesef Uçak Teknisyenleridir.

Pilot, uçakta olan bir arızayı Tech Log dediğimiz deftere yazdıktan sonra, o yazılan arızayı, lisanslı-yetkili teknisyen kabul edilir referans göstererek “giderildi” diye imzalamadan o uçağı sefere verebilecek kimse yoktur.

Pilotun gerekli gördüğü an uçağı almaması (kabul etmemesi) ne kadar olağan ise, teknisyenin de gerekli gördüğü an uçağı sefere vermemesi o kadar olağandır. (Uçağın teknik defterinde yazılı arızayı gördükten sonra defteri alıp hangara gelen ve üst yönetimin ısrarına rağmen, arıza giderilmediği için, imzalamayarak mesleğini satmayan bir dolu teknisyenle çalıştım) Şimdilerde var mı öyle mesleğinin onurunu ezdirmeyen delikanlı teknisyen?

Şimdilerde öyle mi? Aldığım duyumlarda neler söyleniyor neler, neler… Bunları burada yazsam inanın ki yolcu uçağa binmez. (Ne yanlışlar yapıldığını sizler benden iyi biliyorsunuz) İşin en acı tarafı da teknisyene illegal işi yaptıranın da teknisyen kökenli olması. Teknisyene illegal iş yaptıran teknisyen kökenli yöneticinin neden olduğu olaya örnek olarak, duayen köşe yazarımız Erhan İnanç’ın sitemizde yayınlanmış “NO FUEL LANDING A330” (Tıklayın) başlıklı yazısını okumalarını öneririm.

Ey teknik yöneticiler, yazıdaki A330 olayı gibi bir felakete çanak tuttuğunuzun bilincinde değil misiniz? Kafanız basmıyor mu sizin?

Vicdanla cüzdan arasındaki ince ilişkide genelde cüzdanın kazanması gibi… Üst yönetim zaten her zamanki gibi uyuyor veya uyur görünüyor. Üst yönetim için önemli olan kendi üstlerinden laf yememek ve oturduğu koltuğu korumak. Üst yönetici de bu nedenle alt kadrolarını iyi kırbaçlayan ve olmazı, olur yapabilecek maharete(!) sahip çalışanları, ile diğer çalışanlara karşı kullanıyor. Ahh, Para-Para-Para, Çok Derin Yara…

Teknisyenler, bireysel kazanç için, resmen birbirlerinin ayağına balta vuruyorlar. Yazık ki ne yazık. Bir kibrit kutusunda 40 çöp vardır. Çok güçlü iki el bile bu 40 çöpü toplu olarak bir arada iken kıramaz. Ama bir çocuk eli, birer birer, 40 çöpün tamamını kırıp bitirebilir. Kırılıyorsunuz ama uyuyorsunuz.

Bu konu, böyle yazarak anlatılamayacak kadar uzun.

Gündemde en az yukarıda yazdığım konu kadar önemli bir konu daha var. Toplu iş sözleşmesi…

Pilotlara yapılan zamları okuyorsunuz. THY’nin son derece acemi yönetimi ne yaptığını bilmez halde… Pilotlara sözleşme dışı önce %20 zam yapıyor sonra baktı ki olmadı, bu sefer ilk yaptığı %20’lik zammın yeterli olmayacağını bilmekten aciz yönetim, çözümü bu sefer %20’nin üstüne %30 daha vermekle buluyor. Kısaca zam kümülatif olarak %56’yı buluyor.  Bence pilotlar, yine İSTEMEZÜK diyerek kümülatif olarak aldıkları %56’yı kabul etmeyip tekrar bir daha zam istemeli…

Bu arada sendika da köşe olacak. Onun da pilotlardan aldıkları aidatlar artacak. Yıllık 20 milyon geliri belki de 25 milyona çıkacak. Hava-İş in başkanına artık AUDI A6 gibi sıradan arabalar değil Mercedes MAYBACH S650 yakışır. 

Sevgili sendika; siz sadece pilot sendikası değilsiniz. THY’nin içinde diğer iş kollarında çalışan üyeleriniz var. Siz onların da sendikasısınız. “Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar” olmasın sakın… Pilotlardan başka çalışanlarda var. Onlar da her geçen gün artan ve bu gidişle artacağı kesin görünen enflasyondan inanılmaz etkileniyorlar. Sözleşme öncesi diğer çalışanlarda THY çalışanı.Mutlaka  bir şeyler almalısınız.

İş Teknik A.Ş’ye gelince daha da komik oluyorlar. Sendikası da işvereni de komik çocuklardan oluşmuş bir grup bu Teknik Departman. 

Eyyyyyyyy Teknik A.Ş ve Çelik İş yönetimi; Yahu siz akıl dağıtılırken neredeydiniz? Uzayda mı yaşıyorsunuz? 

Resmi enflasyon rakamının %18 e eriştiği (Reel enflasyon %30 ) bir dönemde biri %14 istiyor, diğeri “%8 den fazla vermem” diyerek anlaşmazlık imzalıyor. Utanın ya… Utanın… Utanın… Hükumetin açıkladığı %18 son bir yıllık enflasyon. 1 Ocak- 1 Eylül 2018 enflasyonu da (8 aylık) 11.5 (geçmiş yılın kaybı)

THY’nin %100 ortaklığı olan bir şirketsiniz ve THY’nin pilotlara verdiği zamdan ya haberiniz yok ya da aptala yatıyorsunuz. Öncelikle  1 ocak-1 Eylül 2018 arasında oluşan resmi enflasyon rakamı olan %11.5 u alacaksın sonra da bu sene ki enflasyon rakamı ne olur onu düşünüp zam isteyeceksin.

Toplu iş sözleşmesi geçmişe yönelik değil geleceğe yönelik yapıldığından %11,5 u verdikten sonra ilk altı aydaki zammı da vermeniz gereken %11,5’ un üstüne artı vermelisiniz. Kısaca enflasyon geçen seneki kadar ilerlese (ki daha yüksek olacak) en azından %23 vermelisiniz. 

Sakın ola ki olmaz böyle bir şey demeyin. THY Teknik Departman, 1987 yılında UTED’in bilinçli ve sürekli baskısı neticesinde ve o zamanki sendika yönetimin (İbrahim Öztürk dönemi) muhalefetine rağmen şimdilerde pilotlara yapılan zam gibi toplu iş sözleşmesi dışında, pilotların aldığı gibi %56 değil, tamı tamına  %148 (yanlış yazmadım, yüzde yüzkırksekiz) zam almış bir ünitedir. Teknisyenin dünde görevi aynı idi bugün de aynı. Uçak dünde uçaktı bugün de uçak. Yönetici dünde vardı bugünde var. Ne değişti de, düne kadar yüksek ücretler alan teknisyen bugün %8 lere layık görülüyor.

Röportajlarında Teknik A.Ş nin mevcut başarılarını anlatan ve yurt dışında hangar kurabileceklerini söyleyen Genel müdürü Ahmet Karaman Bey neredesiniz? 

Toplu iş sözleşmesi görüşmelerine bile girmediğiniz söyleniyor. Teknik A.Ş başarılı ise bu başarıyı siz tek başına yapmadınız ki…Çalışanların sayesinde makamınızda oturuyorsunuz.

Çalışanların şimdi size ihtiyacı var. Enflasyon %18 açıklanmışken,gelecek için %14 isteyen ey sendika siz hangi çağda yaşıyorsunuz.

Pilotlarda ki uygulamayı aynen yapın. Önce enflasyon farkı sonra toplu iş sözleşmesi…%11,5 u almadan toplu sözleşme taslağı bile yapılamaz. İşverene verdiğiniz o saçma sapan taslağı yırtın yerine ayağı yere basan rakamlarla tekrar istek yapın. 

Eyyy tarafsız ara bulucu; Size çözüm için gelen Teknik A.Ş ve Çelik İş yönetimini neden kovmadınız? Yahu kardeşim, önce geçmiş enflasyon farkı olan %11,5 u almadan buraya neden geliyorsunuz demiyorsunuz.  Teknik A.Ş ve Çelik İş’in yönetimlerinin acemiliğini neden yüzlerine vurmuyorsunuz.

Değerli Teknik A.Ş çalışanları; 

THY pilotlarının toplu iş sözleşmesi Ocak 2019 da başlıyor. Pilotlarımız Ocak 2019 öncesi kümülatif olarak %56 zam aldı ve Ocak ayında yeniden alacaklar.

Biraz örnek alın yahu… 

Geri

57
Kimler Neler Demiş?

1000

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Aircraft maintenance

Artık thy teknik sanayii a.ş. tornacılık mezunu bile olmayan herhangi bir meslek grubundan çıkmış insanı alarak bizim gibi kalşfşye olması için yetiştirilen uçağın herşeyinden anlamak için dirsek çürüten mühendislerden daha fazla puan alıp üniversiteye giren çalışanların zindanı olmuştur. Burda açlık sefalet ev kirası ödeyememek insanların istedikleri teknisyenlerin rahat kafayla çalışması değil nasıl süründüğünü izlemek isteyen egoist yöneticilerin olduğu bir kurum haline gelmiştir. Elbetteki thy eline fırsatı veren bizim akılsız teknisyenlerin gururunu kırıp 2 kuruşa mahkum etmesi kendimiz için yaptığımız en onurlu davranış burda bana yalayacaksın yoksa seni sürerim diyen insanlar başımızda doğru olacaksın düzgün iş yapacaksın bu senin işin sen… Devamını oku »

LJD

Bu şirkette işten atılırız korkusuyla birçok kişi greve katılmaz.net

Human Factor

Sefa Bey öncelikle duygularımıza tercüman olan bu yazınız için tüm uçak teknisyeni meslektaşlarım adına size teşekkür ederim.
Sivil havacılığın temel taşlarından olan uçak teknisyenlerinin geçim kaygısı, endişe ve baskı altında işlerini yaparken yapacakları bir hatanın sonucunun yüzlerce cana ve belki de bayrak taşıyıcı havayolu şirketimizin iflasına sebep olacağının herkes farkında.Buna rağmen neredeyse tüm çalışanlar her gün bu durumu aralarında konuşarak mutzuz ve isteksiz bir halde uçaklara gidiyor.Kimsenin eski istekli ve şevkli halinden eser yok.Bu gelişmelerle felaketlerin yaşanma ihtimali git gide artıyor.Herşeyden çok sevdiğim milli havayolu şirketim gün geçtikçe düşmanım gibi tavır almaya başladı.
Sonumuz hayır olsun.

Sadık

Sefa abi bugün sendika başkanı toplantı yaptı size dediki bu işler yazlıkta Deniz kenarından yazmakla olmaz :)) sizin bizlere ne kazandırdığını bilmiyor galiba

Biraz önce ben konuştum bana demedi:) Yavuz bey benim dönemlerimin sonuna ancak yetişmiştir. Şirket kıdemi yenidir. Biz %148 zam aldığımızda o THY’ye başlamamıştı. Sanırım henüz öğrenci idi. Bu nedenle bilmeyebilir. O ancak yine UTED in başlattığı vergisiz ücret iadesini almıştır.Bu nedenle hoş görülebilir. Evet ilgili yazıyı deniz kenarından değil deniz üzerindeyken yazdım. İyot kokusunu almış olmalı:) Yazının nerede yazıldığı değil ne içerdiği önemli olmalı.

Tkt

Sefa bey siz kendisiyle görüşmüşsünüz anlaşılacağına dair ümidi var mı Yavuz beyin

Bu soruyu Yavuz beye sorun. ben sendikanın istediği %14’e bile karşı görüş iletirken neyi soracağım Yavuz Beye.

Sümmani

Hadi hadi sen soracaklarını sorarsın ona göre yazını yazarsın üstad

teşekkürler sefa bey..

sefa beyin yazlıktan yazdıklarını sanki yavuz bey bilmiyor mu bulunduğu yerde…sendika seçimin olduğu gün ona şunu söyledim tüm tekniğin vebali üzerinizde..çelik çomak işin patronu sahne alıp eyyyy kudüs diye söylenmeye başladığında herkes neyin ne olduğunu gördü..boşuna nefes tüketmeyin hak ettiğinizi yaşarsınız…yavuz beyinde sendikal duruşunu bozup milleti greve davet etmeyeceğini hepimiz biliyoruz…yukarıdaki sefa beyin oteliyle ilgili saçmalayan arkaadaşa da..eşimle gittik gerek sefa bey gerek eşi hem ev sahipliği konusunda hemde ilgi alaka olarak mükemmel insanlar…5 yıldızlı otele giden alamancı tiplemesi isen bence o otel sana çok büyük….

Sefa bey abi

Ben sizin arşivinize kafayı taktım. Şirketle ilgili,sendikalar ile ilgili bilgiler sunuyorsunuz. Geçmişi bize anlatıp ne kaybettiğimizi anlatıyorsunuz. Sizi tanıyan ve sizinle birlikte çalışan abilerimiz sizin yaptıklarınızı aynen anlatıyor. Bir kişi neler yaparmış görüyoruz. Bizde birlik yok.Arkadaşlık ve dostluk yok.Herkes kendi başına bir şeyler ceviriyor. En az pilot kadar değerlisiniz diyorsunuz ama bu değerli meslektaşlar kendi değerini henüz bilmiyor kendilerini sök takcı sanıyor. Önce bizim kendimizin ne iş yaptığını bilmemiz gerekiyor sonra hak arayışına başlayabiliriz. Layığımız neyse onu bulacağız.

Saw CS

Herkes herkes demekten vazgeçtiği zaman herşey herkes için düzelir. Birşeyler düzeltmek istiyorsan önce kendinden başla. Herkesin gücü önce kendisi kadardır. Sonra o güçler bir araya gelince herkes olur. Unutmayınız herkes kendinden sorumludur. Başkasının aciziyetinin arkasına kimse kendi acizligini saklamasın. SAW için konuşuyorum, 8 yıldır sektördeyim mevcut birlik ve beraberlik hiç bu kadar olmadı. Arkadaşlık dostluk o kadar ileri de ki, herşeyi birlikte yapan birçok organizasyonda birlikte olan kişileriz. Biz şimdi 20 eylülü bekleyenleriz.

Başkanım

Teşekkürler başkan. Gerçekten komik rakamlar havada uçuşuyor. Teknik yönetimi umursamaz durumda.Biz genel müdürü ortalarda bile göremiyoruz. Sendika desen sıfırın altı. Millet çaresiz grev aşamasına gelindi ses seda yok. Sende olmasan bizim derdimizi yazan da yok. Abi sana ne kadar teşekkür etsek azdır. Her zaman yanımızdasın

Anarşist

İşe gireli 1 sene anca oldu, aldigimiz para vallahi piyasa ile aynı bizim için Teknikden atılmak büyük kayıp değil. Ancak abilerimizden duyduğumuz aman sendika grev derse sakın birşeye dahil olmayın. Aman kovulursunuz.Aman adınızı alırlar. O zaman bu sendika niye var? Direk işveren zam versin gönlünden ne koparsa diyecek oldum.Adım anarşist oldu.

Aircraft maintenance

seninle bir görüşelim kardeşim

L/G and others

Grev felan demişler ama “arka atölyeler diye sürekli aşağılanan” ATÖYELERİN çıkacağını sanmıyorum. 5-10 arasında maaş alıyor oradaki 10-20 yıllık adamlar. Hepsi ayranım dökülmesin emekli olup basıp çıkıp gideyim derdinde. Bundan sonrasını aşağı yukarı kestirebiliyorum; 1. Bir genelge ile şirkete göre fazla maaş alanların maaşları 10.3 muhabbetinde olduğu gibi tırpanlanabilir. (ya olur mu öyle şey deme ver mahkemeye diyecek şirket aylarca yıllarca uğraşacaksın.) 2. İkramiye vermiyorum artık diyebilir. Nasılsa asgari ücrete bile sesini çıkartmayacak insanlar var. 3. Umarım yanılırım. Ama birlik beraberlik yok burada kimi habomcu der bir birini iter kakar, kimi teknik destek der iter kakar, kimi biz uçakcıyız öbürleri… Devamını oku »

Bms3-33

Sendika diye birşey yok dayanışma yok bölündük tek kaldık olay sadece para mı?hanginiz işine mutlu huzurlu gidiyor? Hanginiz yöneticisinden memnun?hanginiz liyakata inanıyor?Bırakın efendiler biz birlik olamadık 3 kuruş için sattık birbirimizi kusura bakmasın abilerimiz hep lafta kaldı işe dün giren gençlere birlik beraberliği değil susmayı öğrettiler,birilerini suçlamayın bize müstehaktır hepsi.yanlışları,haksızlıkları anlatabilirsiniz sabaha kadar,çözüm var mı?var diyen beri gelsin yol göstersin kendimi ayrı tutmuyorum cesaretimiz umudunuz kalmadı,kaybedecek birşeyimiz kalmayana kadar böyle devam!

teknik

allah razı olsun senden sefa abi sende olmasan sesimizi duyuran yok…birlikte olamamak cok üzücü hadi teknik bi birleşin bi kendınıze gelin biz olmazsak o uçaklar havada duramaz bize muhtaçlar bi birlik beraberlik kuralım beraber hareket edelim ve istediğimizi alalım…yapabiliriz başarabiliriz yeterki biraz delikanlı olalım..

305 maduru gece gündüz bedduacılarıyım

Sakın kardeşim bende 23 yıllık uçak teknisyeni iken 2012 deki grev yasağını protosto ettigimiz için 305 kişyi dönemin handi topçu ve ekibi tabiki hükümet destelli işten çıkarıldık bunlarda ne yöneticilik ne insanlık ne vijdan var bunlar müslüman olamaz haram zıkım olsun hakkım ihbar bile alamadım pas hakkındada yararlanamıyorum güzelim THY gibi şirketi ve ülkemi berbat ettiler şimdi yaptıkları ayaklarına dolanıyor Allah bunları kahru perişan etsin birde feto diye bir şey çıkardılar esas fetocu handi topçu ve thy ve teknik’in yöneticileridir halen frtocular thy ve thy teknik aynı zamanda devletin bütün kurum kuruluşlsrında görevdeler