Hürmüz, ‘iyilik’ değil ‘petrol’ tanrısı oldu

THY, vergi cennetine ne şirketi kuruyor? İran tankerlerin geçişine izin vermiyor Hürmüz, ‘iyilik’ değil ‘petrol’ tanrısı oldu

Havacılık sektöründe ne olup bittiğini görmek yerine, ne olup ne olmayacak diye bakmak daha doğru bir yol olur.

14 Nisan 2025 tarihinde yazdığımız “Gökyüzüne hakim uçak tüccarları” başlıklı yazıda, havacılık piyasasına hakim uçak alım-satım ve kiralama (leasing) şirketlerini yani Lessor’leri (Kiraya veren, mal sahibi) ele alarak dev ticari hacimlerini anlatmıştık.

Başta İrlanda olmak üzere, (Vergi oranı 12.5) sayıları 17 olan deniz aşırı ada ülkelerine bu leasing şirketlerinin yerleşmelerinin en büyük nedeni vergi oranlarının düşük seviyede olmasıdır.

Bu nedenle bu ülkeler “Vergi cenneti” olarak nitelendirilmektedir. En büyük 30 uçak leasing şirketinin birçoğu da İrlanda’da olup, hem onlar kazanıyor, hem de bu ülkeye kazandırıyorlar.

Birçoğumuzun adını bilmediğimiz bu lessorler birçok havayolu şirketinden daha fazla uçak filosuna da sahiptir.

Dünya havacılığı, üretici firmalar ve büyük havayolu şirketleri kadar, bu şirketlerden de sorulur diyebiliriz.

Bir yıl kadar önce yazdığımız yazının sonunda “Bu yarışta bir Türk şirketini de görmeyi çok arzu ederdik, ama milli havayolu şirketimiz THY, bu gibi şirketlerin en hatırlı ve en itibarlı bir müşterisi olmak durumundadır.” dedik.

Benim bir yıl önce dile getirdiğim dilek şimdilerde artık hayata geçmek üzere.
Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat, şirketin büyüme stratejisi kapsamında uçak kiralama (Leasing) sektörüne de girme konusunu değerlendirdiklerini  ve bu amaçla İrlanda’da bir şirket kurmayı planladıklarını açıkladı.

Bolat, uçak kiralama sektörünün küresel havacılık finansmanında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, yeni girişimle amaçlarının havacılık finansmanı alanında THY’ye farklı bir gelir modeli kazandırmak olduğunu söyledi.

NEDEN LEASING ŞİRKETİ?

Şirketi, vergi avantajları ve güçlü hukuki altyapısıyla dünyadaki uçak kiralama pazarının yüzde 60’tan fazlasını elinde bulunduran İrlanda’da kuracaklarını anlatan Prof.Dr. Bolat “Bu nedenle şirketimizi bu eko sistem içinde konumlandırmayı ön gördük” diyerek gerekçelerini netleştirdi.

Tecrübeli Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat uçak kiralama (leasing) şirketlerinin operasyonel verimliliğine dikkat çekerek THY operasyonlarını şu sözlerle değerlendirdi:
“THY uçuş başına ortalama 4 bin 900 dolar kâr elde ediyor. Ancak uçak kiralama şirketleri çok daha küçük ekiplerle benzer, hatta daha yüksek gelir sağlayabiliyor. Bu potansiyeli değerlendirmek istiyoruz.”

THY’nin geniş uçak filosu, kurulması planlanan leasing şirketi faaliyetleri için önemli bir kaynak oluşturacak.

Ahmet Bolat’ın verdiği bilgilere göre; THY’nin toplam filosu yaklaşık 530 uçaktan oluşuyor. Bu uçakların 170’i doğrudan şirket mülkiyetinde bulunuyor. Kurulacak leasing şirketi aracılığıyla, filoda aktif kullanılmayan veya stratejik olarak kiralanması daha da uygun uçakların değerlendirilmesi planlanıyor. Havacılık sektöründe dünyanın önde gelen birçok havayolu şirketi, uçak kiralama faaliyetleriyle de ek gelir elde ediyor. THY’nin de bu sisteme dahil olarak finansal yapısını güçlendirmesi ve gelir çeşitliliğini artırması hedefleniyor.

İRLANDA’DA CAZİBE MERKEZİ

Bu düşük vergi oranları nedeniyle havacılık sektörünün yanı sıra dünya çapında söz sahibi olan Google, Facebook, Apple ve X (Twitter) gibi dev teknoloji şirketleri de İrlanda’yı kendilerine üs olarak seçmişler.

İrlanda ile 2024 yılında ikili ticaret hacmimiz 2,13 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiş. 2024’de ihracatımız 1 milyar dolar, ithalatımız ise 1.13 milyar dolar olmuş. 2002-2024 döneminde İrlanda’dan ülkemize yapılan yatırımların toplamı 1,707 milyar dolar.
2024 yılında ülkemizi ziyaret eden İrlandalı turist sayısı sadece 195 bin 899 kişidir. Türkiye’den İrlanda’ya değişik amaçlara gidenlerin sayısı ise ancak 100 bin kadar. Yerleşik Türk sayısı ise sadece 3 bin 500 kişidir. Oradaki Türkler küçük işletmeleri çalıştırıyor. Uçakçılıkta hiç Türk yok.

Türk Hava Yolları’nın belki de açmakta geciktiği bu leasing şirketi bir dönemi başlatarak, hem yapıya, hem de ülke ekonomisine hayli kazanç sağlayacak.
Mutlu yarınlar Türkiyem.
musaalioglu@gmail.com

————————————————————-

İran tankerlerin geçişine izin vermiyor
Hürmüz, ‘iyilik’ değil ‘petrol’ tanrısı oldu

Hürmüz Boğazı bu günlerde dünyanın gündeminde kalmayı sürdürüyor. Hürmüz deyince birçoğumuzum aklına bir kadın adı ve bazılarımızın da 1960’larda Sadık Şendil tarafından kaleme alınan “Yedi Kocalı Hürmüz’ adlı müzikal komedi oyunu gelebilir.
İngilizcede Hormuz diye yazılan bu isim Zerdüşt inancında “İyilik Tanrısı” olarak kabul edilen Ahura Mazda’nın İslam literatüründe yer alan adıdır.

Şimdilerde Hürmüz Boğazı adının taşıdığı iyilik anlamına uygun olarak anılmıyor. Varsa petrol, yoksa petrol.

Ona artık petrol tanrısı dersek yeridir.

Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’da Basra Körfezi’ni Umman Körfezi’ne ve Arap Denizi’ne bağlayan, İran (kuzey) ile Umman/Birleşik Arap Emirlikleri (güney) arasında yer alan çok önemli bir deniz geçididir. Dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri olan bu boğazın genişliği 33-48 km arasında.

Hürmüz Boğazı’nın egemenliği İran ve Umman Sultanlığı arasında bölünmüş olup, boğazın kuzey kıyıları İran’a, güney kıyıları ise Umman’a aittir.

Hürmüz Boğazı’ndan 2025’te günde yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü geçerken, savaş sonrası sevkiyatlar kriz öncesi seviyelerin yüzde 10’undan daha azına geriledi

Amerika ve İsrail tarafından saldırıya uğrayan İran, boğazı bu iki ülke ve de bağlantısı olan ülkelerin gemilerine kapatarak misillemede bulunuyor.

Üçüncü taraf olan ülkeler de ne olur, ne olmaz diye Afrika kıtasını dolanmak zorunda kalıyor. Bu durum da petrol fiyatının hızla artmasına neden oldu.

Konuyla ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’nda farklı ülkelerin tesciline kayıtlı, fakat sahipleri Türk olan 15 geminin bulunduğunu ve onlarla irtibatta olduklarını söylüyor.

Savaşın uzamasıyla birlikte hava trafiğinde ciddi riskler oluştuğuna da dikkat çeken Bakan Uraloğlu, Suriye, Irak, İran ve İsrail hava sahalarının kapalı olduğunu, diğer ülkelerinde günlük veya bölgesel kısıtlamalara gittiğini belirterek şunları söylüyor;
“Şu an hiçbir vatandaşımız, gemimiz ve uçağımız bu durumdan etkilenmiş durumda değil.” Bakan Uraloğlu böyle diyerek bizi rahatlattı ama petroldeki artışın sonuçlarına hiç değinmedi.

Benzin ve motorin fiyatlarının hızlı bir şekilde artmaması için çözüm olarak eşel-mobil sisteme geçmek ne kadar çare olur bunu kısa sürede göreceğiz.

Asıl sorun Karosen (Gazyağı) denilen Jet A-1 uçak yakıtının fiyatının yüzde 58 oranında artış göstermesi oldu. Bu artışı önlemek havayolu şirketlerinin elinde olmadığı için krizden ötürü yaşanan sefer iptalleri, zorunlu uzun rotalar ve yolcu azlığına karşı önlem olarak bilet fiyatına zam yapacaklar.

100 dolara kadar çıkan petrol fiyatının bu artışı piyasada her şeye kısmen yansıyacak ama uçak bilet fiyatlarına doğrudan yansıyacaktır. Havayolu şirketlerinin gider kalemleri arasında en baştaki yakıt giderinin ortalama yüzde 35’ler civarında olduğunu, şirketlerin bu gibi artışlardan etkilenmemek için yakıt alımlarını hedge (ön anlaşma ile riskten korunma) ettiği bilinen bir gerçek. Uçakların tiplerine bakarak ne kadar yakıt tükettiğini ve bunun ne kadar maliyeti olduğunu anlayabiliriz.

Ticari uçakların yakıt tüketimi uçak tipine ve boyuta göre değişmekle birlikte, Boeing 737-800 / Airbus A320(Kısa/Orta Menzil): Saatte yaklaşık 2,5-3 ton yakıt tüketir.

Boeing 777 (Uzun Menzil): Saatte yaklaşık 7-8 ton yakıt tüketir.

Airbus A380 / Boeing 747:  Saatte yaklaşık 11-12 ton yakıt tüketir.

(Bir ton yakıt 1250 litredir.)

Havacılıkta yakıtın bilet fiyatlarının artışına etkisi ancak bu kirli savaşın bitmesiyle bir nebze olsun durabilir. Savaşı başlatan Trump, doğrusu nasıl ve ne zaman bitireceğini bilmiyor. Bir İran atasözü der ki; Nasıl indireceğini bilmediğin eşeği dama çıkarma!”.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir