SOCAR Türkiye, enerji sektöründe sürdürülebilirlik odaklı dönüşümü hızlandırmak ve havacılık kaynaklı karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başladığını duyurdu.
Şirket, SAF ekosisteminin gelişimini destekleme yaklaşımı doğrultusunda sektör paydaşlarıyla iş birliklerini güçlendirerek, havacılıkta emisyon azaltımına yönelik dönüşüm adımlarına katkı sunmayı hedefliyor.
THY ile Stratejik İş Birliği
Bu kapsamda SOCAR Türkiye ile Türk Hava Yolları arasında, 13 Ağustos 2025 tarihinde Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) alanında iş birliğini kapsayan bir Mutabakat Zaptı imzalanmıştı. Söz konusu anlaşmayla iki kurum, enerji ve havacılık sektörlerinde sürdürülebilirlik odaklı stratejik adımlar üzerinde uzlaşmaya varmıştı. Hayata geçirilecek ilk ticari SAF operasyonu, bu iş birliğinin en önemli aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.
“Sürdürülebilirliği İş Yapış Biçimimizin Merkezine Koyduk”
SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, konuya ilişkin değerlendirmesinde sürdürülebilirliğin şirketin temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin temel unsurlarından biri olarak görüyor; çevresel ve toplumsal etkileri gözeten bir dönüşüm anlayışıyla hareket ediyoruz. Enerji sektöründeki geniş bilgi birikimimiz ve entegre iş modelimiz, sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmamıza olanak sağlıyor. Grup şirketimiz STAR Rafineri’nin kapasitesi, AR-GE gücü ve dijital yetkinliği ile yürüttüğümüz Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) girişimimiz, bu vizyonun önemli bir yansımasıdır. Jet yakıtı alanındaki çalışmalarımızın önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine ve yeni iş birliklerinin önünü açacağına inanıyoruz. SOCAR Türkiye olarak çevresel ve toplumsal faydayı merkeze alan çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
SAF, Havacılıkta Emisyon Azaltımının Anahtar Unsurlarından Biri
Yenilenebilir kaynaklardan üretilen Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF), havacılık sektöründe emisyonların azaltılmasına yönelik en önemli seçenekler arasında yer alıyor. IATA ve ICAO tarafından belirlenen sürdürülebilirlik kriterlerine uygun şekilde üretilen SAF, uygun hammadde kullanımı ve yaşam döngüsü değerlendirmesi (LCA) koşullarına bağlı olarak, geleneksel jet yakıtına kıyasla önemli ölçüde daha düşük karbon emisyonu sağlıyor.
Kullanılmış kızartma yağları ve diğer biyolojik atıklar gibi yenilenebilir kaynaklardan elde edilen HEFA bazlı SAF, uluslararası havacılık çerçevelerinde emisyon azaltımına yönelik kritik araçlardan biri olarak değerlendiriliyor.









