GÜNÜMÜZDE DEĞİŞEN LOW-COST CARRIER VE NETWORK TAŞIYICI KONSEPTİ

GÜNÜMÜZDE DEĞİŞEN LOW-COST CARRIER VE NETWORK TAŞIYICI KONSEPTİ

Küreselleşme, teknoloji ve iletişimin dönüştürdüğü dünyada, havacılık sektörü de hızlı bir değişim ve gelişim sürecine girmiştir. Özellikle dünya ticaretinin önündeki engellerin giderek kaldırılması ve bilişim teknolojisindeki gelişmeler dünyayı küçülterek rekabet kavramını küreselleştirmiştir. Artık ulusal ve uluslararası başarının anahtarı rekabet gücüdür. Rekabetin oldukça yoğun yaşandığı havacılık sektöründe de özellikle deregulasyondan sonra ortaya çıkan ve giderek gelişen düşük maliyetli taşıyıcı konsepti, geleneksel taşıyıcılarla düşük maliyetli taşıyıcıları karşı karşıya getirmiş ve rekabetin kızışmasına neden olmuştur. Düşük maliyetli taşıyıcılar, pazara sunmuş oldukları alternatif iş modelleri sayesinde havacılık sektörünü geri dönülemez bir şekilde değiştirmişlerdir. Düşük maliyetli taşıyıcıların pazara girişi, havayolu taşımacılığını yüksek fiyatlı ve lüks taşımacılık türü olmaktan çıkarmış ve sektöre yeni müşteriler kazandırmıştır. Bu taşıyıcılar hava taşımacılığının temel faydasını, “iki nokta arasındaki mesafeyi en hızlı ve uygun maliyetle almak” olarak açıklamaktadır.

2012’de dünya genelinde en fazla yolcuya hizmet veren havayolu şirketleri arasında dört tane düşük maliyetli taşıyıcı bulunmaktadır. Bunlar; 112 milyon yolcu ile Southwest, 80 milyon yolcu ile Ryanair, 50 milyon yolcu ile easyJet ve 34 milyon yolcu ile GOL’dür.

Değişim, her yapının temel karakteristiğini oluşturmaktadır. Havacılık sektörü de dinamik ve gelişen teknoloji ile yakından ilişkili bir sektör olduğu için, içinde barındırdığı yapıların da değişmesi kaçınılmazdır. Değişim dalgasının üzerinde kalmayı başarmak, hatta değişime yön vermek her geçen gün daha da zorlaşmakta ve yeni iş modelleri ortaya çıkmaktadır. Değişim rüzgarı low-cost carrier (LCC) olarak bilinen düşük maliyetli taşıyıcı ve traditional (network-geleneksel) taşıyıcıları da etkilemekte ve günümüzde her bir havayolu birbirinden özellikler almaktadır. Bu süreçte her bir konseptteki taşıyıcının iş modelinde birtakım değişiklikler görülmektedir. Bunun da en büyük nedeni, özellikle ABD ve Avrupa iç hat pazarının doyum noktasına ve buna bağlı olarak durgunluğa ulaşmış olmasıdır. (Avrupa içi seferlerde yılda yaklaşık 500 milyon kişi havayolu ile seyahat etmektedir. ABD iç hat uçuşları ile de yılda yaklaşık 650 milyon kişi uçmaktadır). Buna bağlı olarak da LCC’ler network taşıyıcılara yaklaşmakta, network taşıyıcılar da hizmet biçimlerini değiştirerek LCC’lere benzemeye başlamaktadır. Sonuçta ortaya N-LCC diyebileceğimiz, düşük maliyetli ve geleneksel karışımı hibrid (karma) bir yapı çıkmaktadır. ABD iç hat pazarı ve Avrupa’da network taşıyıcılar için düşük maliyet konseptini uygulamak ya da düşük maliyetlilerle rekabet edecek benzer yapıda bir şirket kurmak bir alternatiftir (British Airways-GO).

Boeing’in yaptığı bir çalışmaya göre pazara arz edilen koltuk kilometre (ASK) bazında LCC’lerde dramatik bir artış görülmektedir. Buna göre; 2000’de toplamda sadece %3 olan LCC payı 2011’de %14’ yükselmiştir. Bu oranın 2020 yılında %20’lere yükselmesi beklenmektedir. Yine geleneksel network taşıyıcıların 2000’de %59 olan paylarının 2020 yılında %50’lere gerilemesi beklenmektedir. 2012 yılında LCC’lerin tüm dünya pazarlarındaki koltuk payı %26 olmuştur. Low Cost Monitor dergisi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, şu anda Avrupa içi uçuşlarda %35 olan LCC’lerin payı gelecek birkaç yılda %50’ye yükselecektir.

Değişen bu yapıyı örneklerle desteklemek gerekirse;

Geçmişte LCC’ler McDonnell Douglas ya da B737’lerin eski modelleri olan uçaklarla operasyon yapmaktaydılar. Ancak günümüzde çok daha yeni, yakıt etkin olan A320 ya da B737’lerin en yeni modellerini tercih etmektedirler. Bu uçaklar; yakıt, eğitim, bakım ve yolcu başına düşen ekip maliyeti bakımından oldukça verimli uçaklardır.

LCC’lerin temel hedefi, fiyata karşı hassas olan eğlence amaçlı yolcular olmasına rağmen, günümüzde LCC’ler iş amaçlı yolculardan da oldukça talep görmektedir. Bu amaçla easyJet, yolcu profilindeki iş amaçlı yolcu oranını yükselterek birim gelirlerini artırabilmek için mevcut ekonomi sınıfı uygulamalarında değişikliğe gitmiştir. Bu kapsamda iş amaçlı yolculara özel koltuk seçimi, önceden rezervasyon, özel bilet ücret ve kuralları ile özel web sayfası gibi hizmetler uygulamaktadır. easyJet’in iş amaçlı yolculara yönelik gerçekleştirdiği bu strateji değişikliğinin; her yıl 80 milyon yolcu taşıyan ve %5 büyüyen Ryanair tarafından da izlenmesi beklenmektedir. easyJetPlus programı ile de sık uçan yolculara yönelik olarak bagaj, otopark, koltuk seçimi, güvenlik noktalarından hızlı geçiş gibi kolaylaştırıcı işlemler uygulamaktadır.

Bir başka önemli LCC olan JetBlue da 2014’te filosuna katacağı yeni A321 uçaklarıyla Business Class uygulamasına başlayacaktır. Bu uçaklarda özel suit şeklinde tasarlanmış bölümler bulunmaktadır. Böylece JetBlue, ABD iç hatlarında yolcularına özel suit sunan ilk havayolu olacaktır. Mint adı verilen bu sınıfta yolculara ayrıca özel ikramlar ve uçuş kitleri de sunulacaktır.

40 yıldan fazla süredir ABD iç hatlarında faaliyet gösteren dünyanın en başarılı LCC örneği olan Southwest de 2015 yılında dış hat uçuşlarına başlamayı düşünmektedir. Yine Ryanair ve easyJet de Avrupa dışında Fas merkezli uçuşlar yapmaktadır. Souhtwest kısıtlı olsa da kargo taşımacılığı da yapmaktadır. Yalnızca canlı hayvan ve tehlikeli madde kabul etmemekte ve her bir parça kargonun 90 kg’den daha hafif olması şartını getirmektedir. Southwest’in gelecek yıllarda IATA üyeliği de söz konusudur.

Düşük maliyetli taşıyıcılar ile network taşıyıcılar arasında yolcu segmentindeki iş modeli yakınlaşmasının gelecek yıllarda kargo alanında da yaşanacağı beklenmektedir.

Southwest yolculara iki bagaj taşıma hakkını ücretsiz sunarken, pek çok network taşıyıcı yolculardan ücret talep etmektedir. Yakın zamanda British Airways ve KLM’nin de Avrupa içi hatlarda bagaj ücreti almaya başlayacağı belirtilmektedir.

Özellikle kısa ve orta mesafe hatlarda pek çok network taşıyıcı ikram hizmetini en aza indirgemiş durumdadır. Hatta Aer Lingus ve Iberia gibi network taşıyıcılar para ile ikram satışına başlamışlardır.

Şu anda görülmemekle birlikte, bu gelişmeleri göz önüne aldığımızda LCC’leri herhangi bir alliance grubunda görmemiz de şaşırtıcı olmayacaktır.

 

 

 

Geri

2
Kimler Neler Demiş?

1000

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

tebrikler

Devrim hoca tebrik ederiz. sizleri burada gormek guzel…. shyo

Havacı

Güzel bir analiz olmuş. Bu vesileyle Low Cost taşımacılığının ülkemiz hava taşımacılığına yansımalarını ve başlatılan serbestleşmeyle de birlikte artan rekabet ortamının yolcuya yansımalarının sonuçlarını anmakta fayda var diye düşünüyorum.