ENGELLİLERİ KORUMAK YERİNE KAPININ ÖNÜNE KOYANLAR VAR…HER İNSAN BİR ENGELLİ ADAYIDIR. ENGELLİLER EK BİR MALİYET YA DA EKSİK İŞ GÜCÜ DEĞİLDİR!!!

ENGELLİLERİ KORUMAK YERİNE KAPININ ÖNÜNE KOYANLAR VAR…HER İNSAN BİR ENGELLİ ADAYIDIR. ENGELLİLER EK BİR MALİYET YA DA EKSİK İŞ GÜCÜ DEĞİLDİR!!!

Değerli Okurlar, 

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılından bu yana dünyadaki tüm engellilerin sorunları ve yaşadıkları zorluklara bir farkındalık oluşturmak için her yıl kutlanıyor. Maalesef insanların fiziksel ya da başka rahatsızlıklarına bağlı engellerin aşılabildiği ama zihinlerdeki ön yargıların ve engellerin halen aşılamadığı bir çağdayız.

Tüm gelişmiş ülkelerde engellileri istihdam ve sosyal yaşama entegre etme arayışları hakimken bizde hala bu çağda engellileri işten çıkarıp, hayata tutunmalarına, sosyalleşmelerine bile engel olunuyor. Allah kimseyi vicdan ve akıl engelli etmesin. Devlet, toplumun ve bireyin bir arada adil ve eşit şartlarda yaşamının teminatıdır. Özellikle yaşlı, hasta ve engelli vatandaşlarının korunmasına yönelik kanunlarla ve tüm kurumlarla hizmet etmekle sorumludur. Onların yaşama tutunması temel ihtiyaçlarını giderebilmesi için gerekli önlemleri alarak ihtiyaç duyulan imkanları sunmakla mükelleftir.

Gelin görün ki benim memleketimde ne kanun ne nizam bilmez bazı idareciler hak hukuk çiğnemekten mağdurları daha da mağdur etmekten keyif alırcasına işler yapıyor. Havacılık sektöründe geçtiğimiz yıllarda da bize ulaşan birçok engelli arkadaşımız zorla emekli ettirilme politikaları karşısında yaşadıkları baskıyı ve sıkıntılarını hep bizimle paylaşmışlardı.  Bu yıl yine aldığım duyumlara göre yıl sonunda bir emeklilik furyası başlatılıp, el altından engellilerin bile gönderileceği yönünde bilgiler var.

Şayet varsa böyle bir duruma söyleyecek hiçbir söz bulamıyorum. Bunun insani ve vicdani yönü kadar aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk yönü var. Her insan bir engelli adayıdır. Kimi hastalıklarla kimi kaza ya da travmalarla hepimiz bir gün engelli olabilir birilerinin yardımına ihtiyaç duyabiliriz. Bu empatiden yoksun anlayışların şirket ya da işletmelerde yönetim kademelerinde yer bulması çok üzücü.

Engelliler Ahmet Bolat Bey’den bu konuda bir teminat veya söz bekliyorlar. Kendilerine de normal çalışanlar gibi talep etmedikçe yaş haddi dolana kadar çalışma imkânı sunulması konusunda sizden ricacılar. Özellikle kendilerine fazladan ek bir maliyet ya da eksik iş gücü kaybı gibi yaklaşılmasından, verilen işin bir lütuf gibi sunulup, istendiği zamanda kapının önüne konma anlayışından çok ama çok rahatsızlar. Geçim sıkıntısının giderek arttığı, ekonomik idamenin çok zorlaştığı bu dönemlerde onları düşük bir emekli maaşı ile yaşamak zorunda bırakmak nasıl bir vicdan işidir! Engelliler arasında bile ayrım yapan arkasında dayısı ahbabı ya da adamı olan engelliyi kayırıp, sahipsiz engelliyi kapıya koyan zihniyet, yere batsın yöneticiliğin. Kadınlarına, yaşlılarına ve engellilerine sahip çıkmayan bir zihniyetten ne beklenir.

Küçücük çocuklarını sabahın erken saatlerinde kreşlere bırakmak zorunda olan annelerde sizden destek beklerken siz onlara tanınan mevcut imkanları bile kısıtlıyorsunuz. Kreşler ve sosyal koruma alanları yapıp annelerin gönül rahatlığıyla işlerini yapmalarına yardımcı olmak yerine üç kuruşluk kreş yardımına bile kırk takla attırıyorsunuz.  Hepimizi de bir anne doğurdu. Annenize hürmetiniz, anneliğe saygınız bu kadar mı? Geçinmek için çalışmak evine sofrasına destek olmak zorunda olan kadınlara pozitif ayrım yerine baskı ve mobbingi yöneticilik sananlar var…

Bizim sektöründe ahlaksız yorumları yayınlayarak kadınların namusuna ve iffetine dil uzatanlara çanak tutanları da var.

Özü evinden işine ev hanımı, çocuğuna anne, size çalışan olan kadınlarımıza da gereken değerin verilmesi gerekiyor. Onlar toplumun en önemli unsurları. Mutlu kadınlar, mutlu yuvalar ve mutlu toplumlar demektir. Onları annelikleri ile cezalandırmamak tam tersine ödüllendirip işlerini kolaylaştırmak lazım.

Tüm havacılık işletmeleri dünyada teknolojinin ve yeniliğin nasıl ki öncüsü olmada yarışıyorsa, engelli çalışanlar ve kadınlar konusunda da aynı duyarlılığı hem çalışma hayatında hem de sosyal alanda muhakkak göstermeliler. Her tesisin mutlaka özellikle engelli ve kadın çalışanların ihtiyaçlarına göre dizayn edilmesi, onların yaşama tutunmasını sağlayacak politikalar geliştirmesi gerekiyor.

Özellikle kreş ve ulaşım konusunda anneler çok ama çok dertli.  Bu yüksek enflasyonda verilen kreş yardımları çok yetersiz… onlara anlaşmalı ve ulaşım imkânı olan seçenekler ya da günümüz koşullarına yakışır bir kreş yardımında bulunulması lazım.

Zihninizdeki ve vicdanınızdaki engelleri yenip bir engelde siz olmayın. Engelli istihdamını koruyun… onları zorla emekli olmaya ya da işten çıkmaya zorlamamalısınız.

Bugünün anlam ve öneminin yanı sıra Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerine göre, İstanbul Havalimanı’nı bu yılın Ocak-Ekim döneminde 64 milyon 613 bin 433 yolcu kullanırken, Sabiha Gökçen Havalimanı’nı ise aynı dönemde 30 milyon 952 bin 81 yolcu kullandı. Bu rakamlar geçen yılın aynı dönemine göre %21’lik artışı ifade ederken, bu oranlar sonucunda İstanbul Havalimanı için 70 milyon, Sabiha Gökçen için ise 35 milyonu aşacak yolcu sayıları Türk Sivil Havacılığında bir ilk olacak. Özellikle İstanbul Havalimanı 2022 yılında 64,3 milyon yolcu taşıyarak Avrupa’nın en yoğun Havalimanı olurken, söz konusu veriler bu yıl da Avrupa’nın en yoğun Havalimanının İGA olacağını göstermektedir. Tebrikler…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 3 ay önce

    Engelli kardeşlerimize Allah’tan kolaylıklar dilerim.
    Bizim anlayamayacağımız zorlukları yaşıyorlar.

    Bir de sorum olacak. Hava-iş, Çelik-iş, TİS takvimi nedir? 4 Aralık olmuş, hiçbir duyuru yok.