featured

Efendioğlu: Mermerlerimiz 3'üncü Havalimanı'nda kullanılmazsa çok üzülürüm

YAPIMI tamamlanınca dünyanın en büyük havalimanı unvanını alacak olan İstanbul 3’üncü Havalimanı’nda Çin ya da Brezilya mermeri kullanılacağı iddiaları Bursa’daki mermercileri üzdü. Maden Mermer Üretici ve Sanayici İşadamları Derneği (MADSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Efendioğlu,”Trump’un Newyork’taki otelinde Türk mermeri kullanılırken, 3’üncü Havalimanında yabancı mermer kullanılırsa çok üzülürüm” dedi.
Kısa adı ‘MASİAD’ olan, Mermer Üretici ve Sanayici İş Adamları Derneği, Bura’da düzenlenen toplantıda, ihracatta Ruble, Yuan ve Rupi, Dinar parasının kullanılmasına ilişkin dernek üyelerine bilgi verdi. Son zamanlarda doların değerlenmesi üzerine ihracatta yerli paraların kullanılmasına ilişkin adım atan MADSİAD’ın, Crowh Plaza’da düzenlediği ‘Milli Parayla İhracat Zirvesi’nde konuşan MADSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Efendioğlu, şöyle dedi:
“İhracatımızı Ruble, Yuan ve Dinar’la, dolara bağımlı kalmadan nasıl yapabiliriz? Bu konuda artık yavaş yavaş bilgilenmemiz gerekiyor. Umuyorum mesafe alabiliriz. Kararı almamız da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türk lirası ile alışveriş yapma çalışmaları etkili oldu. Şuanda ekonomik anlamda sıkıntılı bir gidişat var.”
“TÜRKİYE’DE KULLANILMAZSA ÇOK ÜZÜLÜRÜM”
Toplantıda, İstanbul’daki 3’üncü Havalimanı’nda Brezilya ve Çin mermeri kullanılacağı yönündeki iddialarla ilgili soruyu da yanıtlayan Efendioğlu, şöyle devam etti:
“Ne kadarında kullanılacak bilinmiyor. Havalimanında, alışveriş mağazalarının bulunduğu ve insanların yoğun olduğu bölgelerde yüklenici firmalar Türk mermerlerini tercih ederlerse çok seviniriz. Çünkü bu alanlar şov alanı. Afyon’un beyazı, Elazığ’ın vişnesi, Bursa’nın beji ve buna benzer Türkiye’de 500’e yakın renk var. Bu renkleri o havaalanında muhakkak tanıtmamız gerekiyor. En az 30-40 çeşit mermerimizi orada dünyaya göstermemiz gerekiyor. Çünkü dünyanın en büyük mermer tedarikçisi Türkiye’dir. Kendi havaalanından kendi taşının tanıtımını yapması çok doğru olur. New York’taki Trump Oteli’nde bizim mermerimiz kullanılırken, Türkiye’de kullanılmazsa çok üzülürüm. Bu konuda İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin çok gayretleri var. Brezilya ile aramızda ne fiyat nede kalite yönünden fark var. Hatta bizim burada ürettiğimiz mermer daha kaliteli diyebilirim.”
“İPEK YOLU’NUN DEVREYE GİRMESİ GEREKİYOR”
Türkiye’nin ekonomik yönden atılım yapması gerektiğini ifade eden Efendioğlu, şöyle devam etti:
“Yavaş yavaş artık İpek Yolu’nun devreye girmesi gerekiyor. İpek Yolu’nun eski canlılığına kavuşması gerekiyor. Türkiye’nin menfaati oradan geçiyor. Onun için Yuan ve Çin parasından bahsediyorum. Diğer para birimleriyle ihracatı nasıl yapabiliriz, artık bunları konuşmanın vakti geldi. İş dünyasının bunun üzerinde durması gerekiyor. Dolar harici bütün paralar ile ihracat, Türk parasıyla ithalatı nasıl becerebiliriz. Bunu sık konuşabiliriz. Bu konuyu sadece mermer ihracatı için değil, tüm ihracat için bahsediyorum. Türk iş adamı olarak dolara bağımlı kalmak istemiyorum. Alternatif arayışına geldi geçiyor bile.”
“BİZİM DE BİRŞEYLER YAPMAMIZ LAZIM”
Türkiyen gündeminde, milli parayla alışveriş etme çalışmalarının olmasının güzel olduğunu belirten Dünya Gazetesi yazarı Dr. Rüştü Bozkurt, “Milli para ile alışveriş edeceğimiz zaman bunun işler bir mekanizma olması lazım. Bu konuda siyasi irade, girişimcilerin ne yapacağını onu çok iyi bilmemiz gerekiyor. Sadece devletten, siyasilerden, bürokrasiden beklentilerle değil, kendimizin de ne yapması gerektiği konusunda adımlar atmalıyız. Bunun yanında ihracat yapacağımız ülkelerin neler yapacağını bilmemiz gerekiyor. Tek taraflı bakarsanız bundan hiçbir şey elde edemezsiniz. Bu bakımdan böyle toplantıların yararının büyük olduğunu düşünüyorum” dedi.
“YERLİ PARA İŞLEM MALİYETLERİNİ DÜŞÜREBİLİR”
Yerli para ile yapılan ihracatın faydalarını sıralayan Bozkurt, şunları anlattı:
“Yerli parayla yapılan ihracatta işlem maliyetleri azalıyor. Örnek verirsek, bir mermeri ocaktan çıkarıp onu satılır hale getirebilmemiz için gümrüğünden bankasına kadar birçok işlem yapılıyor. Onu dönüştürme maliyeti de var. İşlem maliyeti uluslararası ekonomi sıkılaştıkça çok artıyor. Milli para ile yapılan ihracatta en önemli unsur işlem maliyetinin azalması. Bunun yanında ülkeler arasında güven artıyor. Bu sayede geleceğe daha güvenle bakıp rahat hareket edebiliyorsunuz.”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir