Covid 19’un Uluslararası Sivil Havacılık Sektörüne Etkisi (Bölüm 2)

Covid 19’un Uluslararası Sivil Havacılık Sektörüne Etkisi (Bölüm 2)

Geçtiğimiz yazımda pandemi sürecinde uluslararası sivil havacılığın nasıl etkilendiğini ve sektöre yapılan desteklerin neler olduğunu ele almıştım. ( https://www.airlinehaber.com/covid-19un-uluslararasi-sivil-havacilik-sektorune-etkisi-1/ ) Yazıma kaldığım yerden devam etmek istiyorum.

Hatırlayacağınız üzere pek çok ülke havacılık sektöründe iyileştirmeler yapılabilmesi için doğrudan doğruya bazı desteklerde bulunmuştu. Doğrudan devlet desteğinin yanısıra bazı maliyet kalemlerinde de iyileştirmeler yapılarak krizin aşılmasına çalışıldı.

Avrupa Birliği’ndeki /2004 sayılı tüzük ile değişik 95/93 sayılı tüzük düzenlemesindeki slot kuralları ve benzer şekilde bizdeki  DHMİ Genel Müdürlüğü Slot Uygulama Talimatı uyarınca; “Bir hava taşıyıcısı, kendisine tahsis edilen bir slot serisini en az yüzde 80 oranında kullanmaz ise, bir sonraki senenin aynı tarife döneminde bahse konu slot serisine sahip olamayacaktır.”

Dolayısıyla bu kurala uyulmaması halinde slotlar slot havuzuna devredilir. İlgili düzenlemelerde bu kuralın istisnası da düzenlenmiştir ve havacılık hizmetlerinde ortaya çıkan kesintiler nedeniyle taşıyıcının operasyonlarını planladığı gibi yapamaması, havaalanlarındaki operasyonların kesintiye uğraması ve diğer belirtilen gerekçelerden birine dayanılması halinde bu kural tatbik edilmeyecektir.

Pandeminin ilk zamanlarını hatırlayacak olursanız pek çok kişi henüz havacılık faaliyetleri durmamışken bile korku ile uçuşlarını iptal etmişti ve yolcu sayılarında hızlı düşüş meydana gelmişti. Buna rağmen pek çok şirket slotlarını kaybetmemek için uçuşlarına devam etti.

Bu şirketlerden biri olan Virgin Galactic de slotlarını korumak için “hayalet uçuş” yapmak zorunda kaldığını ve bundan dolayı da maddi zararları olduğunu açıkladı. TIACA, IATA ve daha pek çok havacılık ile ilgili kurum ve kuruluş pandemi dolayısıyla havayolu şirketlerinin daha da zarar etmemesi için slot kurallarının esnetilmesi çağrısında bulundu.

Geçtiğimiz yıllarda Avrupa bu kuralları 11 Eylül saldırıları, Sars salgını, 2003 Irak Savaşı ve 2009 finansal krizinde esnetmişti. Sektörden gelen bu talepler olumlu sonuç verdi ve Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde 31 Mart 2020’de yayınlanan ve 1 Nisan 2020’de yürürlüğe giren düzenleme uyarınca slot tahsisi ile ilgili bu kurallar geriye dönük olarak askıya alındı.

Buna göre 1 Mart 2020 ile 30 Haziran arasında geçerli olacak olan bu askıya alma hali Avrupa Birliği ile Çin veya Hong Kong arasındaki uçuşlarda daha da eski bir tarihe kadar gidecek ve 23 Ocak’tan 29 Şubat’a kadar olan süre de kapsanacak şeklinde bir düzenleme yapıldı.

Sektöre bir diğer destek de Eurocontrol’den geldi. Eurocontrol’ün 41 üyesinin mutabakata vardığı destek paketi uyarınca Avrupa hava sahasına uçmuş olan havayolu şirketleri Şubat’tan Mayıs’a kadar olan hava trafik kontrol ücretlerini 2020 sonuna veya 2021 başına kadar erteleyebilecek ki bu da havayolu şirketleri açısından 1.2 milyar Dolar’lık bir meblağ anlamına geliyor.

Pandeminin ne zaman biteceğini maalesef bilmiyoruz . Tekrar normal hayata dönmek için her sektörde olduğu gibi havacılık sektöründe de hareketlenmeler başladı ancak eskiye dönüş elbette bir günde olabilecek bir şey değil. Dikkatimi çeken bir öngörü  IATA genel müdürü Alexande de Juniac tarafından dile getirildi. Juniac’a göre kriz öncesi seviyeye ancak 2023 gibi dönülebilecek. Umarım bu süreç daha da kısalır.

Peki “yeni normal” dediğimiz ve bir süredir tecrübe ettiğimiz pandemi zamanı normalleşme sürecine havacılık sektörü hazır mı?

EASA’nın Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi, Dünya Sağlık Örgütü ve bazı sağlık kuruluşları ile yaptığı havaalanları değerlendirmesinde 3 Haziran 2020’de yayınlanmış ve 5 Haziran 2020’de yürürlüğe girmiş olan “Covid 19 Enfeksiyonu’nun Bulaşmasının Önlenmesi İçin Gelişmiş Havaaracı Dezenfeksiyonunun Yapılması Gereken Bölgeler” listesi oluşturuldu. Listede Fransa, İtalya, Rusya, A.B.D. gibi çok sayıda ülkede belli bölge ve şehir isimleri verilerek buralardaki havaalanları riskli denilirken, bazı ülkelerde ise yer adı verilmeden havalimanlarının isimlerinin (Örn. Heathrow, Schiphol gibi yoğun trafiği olan limanlar da var bu listede) sayıldığı görülebilir.

Türkiye, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri ve daha birçok ülke içinse bölge ya da havalimanı adı verilmeyerek tüm havaalanlarında bu uygulamanın yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla seyahatimize ilk başladığımız nokta olan havaalanlarındaki tedbirlerin ne olduğu çok önemli.

Sık sık tartışılan bir diğer konu ise havaaraçlarının ne kadar emniyetli olup olmadığı. Bu sorunun da cevabını yine IATA’nın bir raporuna atıfta bulunarak vermek isterim.  IATA’nın “Covid 19’dan Sonra Havacılığın Yeniden Başlatılması” isimli çalışmasında   25 Mayıs’ta IATA Tıbbi Danışma Grubu ile yapılan toplantıdaki değerlendirmeler ele alınmıştır.

Çalışmada Covid 19’lu yolcuların bulunduğu iki uçakla ilgili bilgiler de yer aldı. Buna göre; 31 Mart’ta A.B.D.’den Çin’e yapılan bir uçuşta 12 yolcunun semptomatik olduğu tespit edilmiş ancak 328 yolcu ve mürettebatın tamamının testi negatif çıkmıştır.

Bir diğer uçuşta ise maalesef sonuç pek iç açıcı değil. Şöyle ki; İngiltere’den Vietnam’a yapılmış olan 2 Mart 2020 tarihli uçuştan sonra yapılan incelemede bir yolcunun 14 diğer yolcuya ve bir de kabin memuruna virüs bulaştırdığı iddia edilmiştir. IATA raporunda söz konusu uçuş ile ilgili henüz detaylı bilgilerinin olmadığını ve inceleme yapılacağını ifade etmiştir.

Havaalanlarının, hava araçlarının ve diğer sosyal etkileşim olan yerlerin risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve gereken önlemlerin alınması amacıyla 29 Nisan’da ICAO Konseyi “Covid 19 Havacılığın Kurtarılması Özel Görev Grubu’nu” kurdu.

Bu grubun içerisinde konsey üyelerinin yanısıra sektörden katılımcılar da yer aldı ve havacılık faaliyetlerinin yeniden başlaması için “Kalkış Kılavuzu” oluşturuldu . 1 Haziran 2020’de ICAO Konseyi tarafından kabul edilen söz konusu kılavuzda    havaalanları, hava araçları, mürettebat ve kargo için ayrı ayrı tedbirler yer alıyor. Hep beraber alınan önlemlerin yeterli olup olmadığını göreceğiz.

Bana ulaşmak isteyen değerli okurlarım şahsi elektronik posta adreslerim olan [email protected] ve [email protected] adreslerine e-posta gönderebilirler.

En yakın zamanda tekrar sağlıklı günlere dönmemizi temenni ederim,

Sevgi ve selamlarımla,

Geri

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments