featured

Bakan Varank, Milli Muharip Uçak’ın görev bilgisayarını TBMM’de tanıttı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK BİLGEM tarafından üretilen ve F-16 savaş uçaklarının yerini alacak Milli Muharip Uçak’ın beyni olarak nitelendirilen kritik parçasını Meclis’te tanıttı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarının bütçe görüşmeleri öncesinde Bakan Varank’ın konuşma yapacağı masanın önündeki sehpaya üstü örtülü bir kutu konuldu. Varank’ın konuşması sırasında örtünün açılmasıyla ortaya çıkan Milli Muharip Uçak’ın (MMU) görev bilgisayarı milletvekillerine tanıtıldı. Bütçe görüşmeleri sırasında, Bakan Varank, geliştirilen teknolojilerle Türkiye’nin kendi savaş yönetim sistemiyle denizaltısından kendi torpidosunu güdüleyebileyen dört ülkeden biri olduğunu belirterek, “5’inci nesil bir savaş uçağı olacak MMU’nun görev bilgisayarını başarıyla ürettik ve zamanından önce TUSAŞ’a teslim ettik. Bu oldukça stratejik teknoloji harikası görev bilgisayarında çalışan gerçek zamanlı işletim sisteminin çok çekirdekli sürümünü de yine bizim mühendislerimiz geliştirdi.” ifadelerini kullandı.

F-16’LARIN YERİNE GEÇECEK

Konuya ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yurt içi imkan ve kabiliyetlerle tasarlanan, geliştirilen bir savaş uçağının üretilmesi ve bu uçağı tasarlayıp geliştirebilecek insan gücü ile altyapının oluşturulması hedefinin sonucu olarak MMU Projesi hayata geçirildi. TUSAŞ’ın ana yüklenicisi olduğu MMU’nun, 2030’lu yıllarda F-16 savaş uçaklarının yerini alması planlanıyor. MMU ile birlikte Türkiye, 5’inci nesil bir muharip uçağı üretebilecek altyapı ve teknolojiye sahip sınırlı sayıdaki ülke arasında yerini alacak. Ayrıca, düşük görünürlük, dahili silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi alanlarda kabiliyetler kazanacak.

Bakan Varank, bakanlık ile bakanlığa bağlı ve ilgili kuruluşlarının 2023 yılı bütçesi, bütçe kesin hesap ve Sayıştay raporlarının görüşüldüğü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak öncelikle yapısal meselelere dair çözümler üretmeye odaklandıklarını belirten Bakan Varank, “Sanayinin milli gelir içindeki payını yüzde 22,1’den yüzde 25,6’ya yükselttik. Bir yandan ürün gamımız zenginleşirken, diğer yandan Türk sanayicisinin yeni gelişmelere adapte olma esnekliği her geçen gün artıyor. En büyük dış ticaret ortağımız AB başta olmak üzere dünyada yaşanan talep daralmasına rağmen sanayi hasılamız ilk çeyrekte yüzde 8,2, ikinci çeyrekte de yüzde 7,8 büyüyerek gelişimini sürdürdü.” dedi.

İHA’LARDA BİR NUMARAYIZ

Bakan Varank, ”Tüm milletvekillerimizin gurur duyacağına inanarak söylüyorum Türkiye bugün demir-çelik, beyaz eşya, ticari araç ve düz cam üretiminde Avrupa’da birincidir. Çimento üretiminde Avrupa lideri ve dünya beşincisiyken, çimento ihracatında dünya ikincisidir. Değirmen makineleri ihracatında dünyada bir numarayız. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada bir numarayız. Şu anda Avrupa’nın en teknolojik gemilerini Türkiye üretiyor. Bir zamanlar ‘bitti, bitecek’ denilen gemi inşa sektöründe yılda 2 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Makine ihracatımız 21 milyar doları yakaladı. Kağıt ürünleri sektöründe ihracatımızı tam dokuz kat artırdık. Alanında Avrupa’nın en büyük kağıt fabrikasını bu yıl Söke’de açtık” ifadelerini kullandı.

100 ELEKTRİKLİ OTOBÜSTEN 82’Sİ İHRAÇ EDİLİYOR

Türkiye’nin sanayi üretiminde yeşil dönüşümü önceleyerek dünyanın önde gelen ülkeleri ile rekabet edebilecek bir noktaya geldiğini söyleyen Varank, şu açıklamaları yaptı: “Türkiye, yeşil kompleksite potansiyelinde 195 ülke arasında altıncı sırada yer alıyor. Yani, sanayi üretiminde tüm dünyadan pozitif ayrışırken, yeşil dönüşümü önceleyen sanayi politikalarımızla Güney Kore, ABD ve Japonya gibi ülkelerle rekabet edebilir hale geldik. Biraz daha somutlaştıralım. Güneş paneli üretiminde Avrupa’da birinci, dünyada dördüncüyüz. Rüzgar santrallerinin en kritik parçalarını ülkemizde üretebiliyoruz. Ürettiğimiz her 100 elektrikli otobüsten 82’sini ihraç ediyoruz. Üstelik saydığım tüm bu başarıların mimarı olan girişimcilerimizin yatırım iştahı da artmaya devam ediyor. Bu yılın ilk 10 ayında 14 bin 214 yeni işletme sanayi sicil sistemine kaydolarak üretime başladı. Aynı dönemde 413,4 milyar lira sabit yatırım tutarına sahip 10 bin 187 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. Sadece organize sanayi bölgelerinde halihazırda 4 bin 870 fabrikanın inşaatı devam ediyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı önceleyen politikalarımızla Türkiye Yüzyılı’nı ‘üretim ve katma-değer yüzyılı’ yapmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

“Makine sektöründen sonra mobilite, üretimde yapısal dönüşüm, sağlık ve kimya alanlarında ithalat bağımlılığımızı azaltacak yatırımlara öncülük ediyoruz. Bugüne kadar aldığımız destek kararlarıyla 119 proje için 1,5 milyar lirası Ar-Ge olmak üzere 21 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik. Mobilite Çağrısı ile ileri sürüş destek sistemlerinden lidar teknolojilerine, Üretimde Yapısal Dönüşüm Çağrısı ile soğutma cihazı kompresörlerinden sınai robotlara, sağlık ve kimya sektöründe ise biyoteknolojik ilaçlardan eklem protezleri ve tanı kitlerine kadar onlarca kritik ürünü yerlileştiriyoruz. Hamle Programı kapsamında desteklediğimiz projeler tamamlandıkça 5 yıl içinde 250 milyar liranın üzerinde katma değer ve 8 bini aşkın yeni istihdam oluşacak

BİN 571 ŞARJ İSTASYONU

Türkiye’nin yerli otomobili TOGG hakkında bilgilendirmelerde bulunan Varank, “85 milyonun ortak gururu olan Türkiye’nin Otomobili TOGG’un Gemlik Kampüsü’nü Cumhuriyetimizin 99’uncu yıldönümünde büyük bir coşkuyla açtık. Ürettiğimiz ilk otomobili bu vizyoner projenin sahibi olan Cumhurbaşkanımızla birlikte seri üretim bandından indirdik. Ben buradan Gemlik’e gelerek milletimizin bu mutluluğuna ortak olan herkese teşekkür ediyorum. TOGG; Türkiye’deki üretim altyapısının ve Türk mühendislerinin kabiliyetlerinin hangi noktalara geldiğini gösteren en güzel örneklerden biridir. Otomotiv sektörünü ve tedarik endüstrisini kökten dönüştürme potansiyeline sahip müstesna bir projedir.” dedi.

TOGG’un şarj istasyonlarına değinen Varank şu ifadelere yer verdi: ”Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki TOGG’un 115 tedarikçisinden 86’sı yerlidir. Fikri mülkiyet hakları yüzde 100 bize ait olduğu için bu yerlilik oranlarını çok daha yukarılara taşıyabilmek yine bizim elimizde. Yüce milletimizin bu teknoloji harikası aracı bir an önce yollarda görmek için sabırsızlandığını da biliyoruz. Bu amaçla elektrikli araçların kullanımını yaygınlaştıracak şarj istasyonlarının kurulumu noktasında geçen sene sözünü verdiğimiz adımları attık. Uygulamaya aldığımız Elektrikli Araçlar Hızlı Şarj İstasyonu Destek Programı’yla Nisan ayına kadar 81 ilimizde bin 571 şarj istasyonu kurulacak. Biz TOGG’un doğuştan elektrikli olması gerektiğini söylerken, esasında bir vizyon ortaya koymuştuk. Türkiye’nin elektrikli araçlar ve batarya teknolojilerinde global bir üretim üssü olabileceğini dile getirmiştik. Hamdolsun bu yolda somut çıktılar görüyoruz. Ford Otosan’ın Gölcük’teki 24,6 milyar liralık yeni yatırımıyla yılda 210 bin elektrikli araç üretilecek. Toyota, yeni nesil şarj-edilebilir hibrid otomobil ve batarya üretimi için yaklaşık 7 milyar liralık yatırımını Sakarya’da hayata geçiriyor. Cumhurbaşkanımızın imzasıyla verilen proje bazlı teşvikler sayesinde başlayan tüm bu yatırımlar, bizi ‘karbon-nötr Türkiye’ hedeflerimize de bir adım daha yaklaştıracak”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir