Hollandaca yayın yapan seyahat ve turizm platformu Verkeersbureaus.info, Anna Jordy imzasıyla 27 Ağustos’ta yayımlanan analizinde İstanbul Havalimanı’nın artan yolcu trafiği, genişleyen uçuş ağı ve Avrupa, Asya ile Afrika’nın kesişimindeki konumu sayesinde yeni bir küresel aktarma merkezi olarak yükseldiğini yazdı. Analizde, İstanbul Havalimanı’nın Avrupa’nın geleneksel havacılık merkezleriyle giderek daha güçlü bir rekabete girdiği ifade edildi.
İstanbul Havalimanı küresel aktarma merkezine dönüştü
Atatürk Havalimanı’nın yerini alan İstanbul Havalimanı’nın 10 yıldan kısa sürede bölgesel bir merkezden küresel ölçekte faaliyet gösteren önemli bir aktarma noktasına dönüştüğüne dikkat çekildi.
Yolcu sayısı ve rota yoğunluğu bakımından Avrupa’nın büyük havalimanlarıyla rekabet eden İstanbul’un, Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişimindeki coğrafi konumundan önemli ölçüde yararlandığı belirtildi.
Türk Hava Yolları’nın uçuş ağı öne çıktı
Analizde, Türk Hava Yolları’nın İstanbul Havalimanı’nı Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasındaki uçuş ağının merkezi olarak konumlandırdığı vurgulandı.
Coğrafi konumun yanı sıra havalimanı altyapısı, geniş gövdeli uçak filosu, yüksek sefer sıklığı ve sürdürülen kapasite yatırımlarının Türk Hava Yolları’na Avrupa merkezli rakipleri karşısında avantaj sağladığı kaydedildi.
Daha önce Asya-Pasifik, Hindistan ve Orta Doğu’daki destinasyonlara ulaşmak için Frankfurt, Münih, Viyana veya Paris üzerinden seyahat eden yolcuların karşısına İstanbul üzerinden yeni bağlantı seçeneklerinin çıktığı belirtildi.
Türk Hava Yolları’nın geniş destinasyon ağı, aktarma süreleri ve rekabetçi fiyatları sayesinde bu pazarlardaki transfer yolcu trafiğinden daha fazla pay aldığına dikkat çekildi.
Orta Avrupa’daki havalimanlarında rekabet arttı
Verkeersbureaus.info, İstanbul Havalimanı’nın oluşturduğu rekabetin özellikle Orta Avrupa’daki havalimanlarında daha fazla hissedildiğini yazdı.
Viyana, Budapeşte ve Prag’ın geçmişte Batı Avrupa ile Asya ve Orta Doğu arasındaki aktarma trafiğinde önemli bir konuma sahip olduğu, ancak İstanbul üzerinden sunulan bağlantıların artmasıyla bu merkezlerin daha güçlü bir rekabetle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Filo ve kapasite yatırımlarına dikkat çekildi
Yazıda, Türk Hava Yolları’nın küresel uçak teslimatlarında yaşanan gecikmelere rağmen filosuna yeni uçaklar katmayı sürdürdüğü ve dünyanın en büyük geniş gövdeli uçak filolarından birini işlettiği belirtildi.
Filo yenileme çalışmalarının yakıt verimliliği ve operasyonel sürekliliğe katkı sağladığı, İstanbul Havalimanı’nın kapasitesinin ise yeni hatların açılmasını ve mevcut hatlardaki sefer sayılarının artırılmasını desteklediği kaydedildi.
Avrupalı havayollarının karşılaştığı sorunlar
Analizde, Avrupalı havayollarının uçak teslimatlarındaki gecikmeler, yüksek işletme maliyetleri, sınırlı kapasite artışı ve olgunlaşmış pazarlardaki düşük büyüme potansiyeli gibi sorunlarla karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Bazı şirketlerin yaşlanan uçaklarını planlanandan daha uzun süre filoda tutmak zorunda kalmasının maliyetleri artırdığı ve yeni hat planlarını sınırlandırdığı belirtildi.
Küresel havacılıkta güç dengeleri değişiyor
Analizde, İstanbul Havalimanı’nın yükselişinin küresel havacılıktaki güç dengelerinin değiştiğini gösterdiği değerlendirmesine yer verildi.
Aktarma merkezi rekabetinde tarihsel konum ve pazar büyüklüğünün yanı sıra filo yenileme, altyapı yatırımları, kapasite artışı, uçuş ağı planlaması ve operasyonel verimliliğin belirleyici hale geldiği vurgulandı.









