Değerli okurlar,
Şimdi dürüst olayım…
Ben bilanço uzmanı değilim. Çoğumuz da değiliz. “Brüt kâr”, “faaliyet gideri”, “olağandışı gelir” gibi ifadeler kulağa teknik geliyor ama aslında mesele çok basit:
Türk Hava Yolları 2025 yılında 31 milyar lira kâr etmiş.
Bu, şirketin kazandığının harcadığından fazla olduğu anlamı taşıyor. Yani para kazanmış. Hem de az değil.
Satışların büyük kısmı yurt dışından gelmiş. Yani THY parayı Türkiye’den çok, dünyadan kazanıyor. Bu önemli. Çünkü ülkeye döviz getiriyor.
Ama işin bir başka tarafı var.
Şirketin toplam geliri çok yüksek ama bu geliri elde etmek için yaptığı harcamalar da çok yüksek. Reklam, satış, yönetim, operasyon… Havacılık pahalı bir iş. Uçak uçurmak kolay değil. Yakıt var, bakım var, personel var, havaalanı ücretleri var.
Yani şu:
Kazanç büyük ama masraf da büyük.
Hisse Geri Alımı Ne Demek?
THY’nin kendi hisselerinin geri alması demek “Ben kendi değerime güveniyorum” demenin farklı bir ifadesidir. “Piyasada fiyatım dalgalansa da ben sağlamım.” Deme biçimidir. Bu da yatırımcıya moral veren bir hamledir.
Peki Biz Bu Tabloyu Nasıl Okumalıyız?
Ben bu tabloya şöyle bakıyorum:
THY güçlü bir şirket.
Dünyada söz sahibi bir marka.
Para kazanıyor.
Ama aynı zamanda çok büyük bir yapı. Büyük yapılar da dikkat ister. Havacılık sektörü riskli bir sektör. Bir yıl iyi geçer, bir yıl zor geçer. Önemli olan istikrarlı olmak.
THY yönetimin verdiği mesaj ise “Biz hâlâ oyunun içindeyiz ve güçlü oynuyoruz.”
Ama şunu da unutmamak lazım:
Yüksek kâr görmek güzel. Asıl mesele bunun devam edip etmeyeceği. “Bugün iyi, peki ya yarın?”
THY için şu an tablo olumlu görünüyor.
Gerisi, biraz dünya ekonomisine, biraz yakıt fiyatlarına, biraz da iyi yönetime bağlı.
84 Milyon Yolcu, 547 Bin Uçuş… İGA Nasıl Başardı?
Dünyanın en köklü havacılık veri kuruluşlarından biri olan Cirium, İGA İstanbul Havalimanı’nı 2025 yılı performansıyla “Havalimanı Platin Ödülü”ne layık gördü.
Bu, “iyi çalışmışsınız” demekten çok daha fazlası.
84 Milyon Yolcu… Bu Ne Demek Biliyor musunuz?
2025 yılında İGA:
• 84,3 milyon yolcu ağırladı
• 547 bin uçuş yönetti
• Günde ortalama 1.707 uçuş gerçekleştirdi
Kısacası her gün küçük bir şehrin gökyüzüne kalkıp başka bir ülkeye ulaşması demek.
Ve asıl mesele şu:
Bu kadar yoğunlukta uçağı zamanında kaldırabilmek.
Cirium’un raporuna göre İGA’nın zamanında kalkış oranı üç yılda %68’lerden %80’in üzerine çıkmış. Havacılıkta bu ciddi bir sıçramadır. Çünkü yoğunluk arttıkça dakiklik genelde düşer. İGA’da ise tam tersi olmuş.
Yolcu için havalimanı ne demektir?
Check-in yapılır, güvenlikten geçilir, kahve alınır ve uçağa binilir.
Ama suyun altında başka bir dünya vardır.
Hava trafik kontrolü, yer hizmetleri, bagaj sistemleri, pist planlaması, kriz yönetimi… Binlerce insanın saniyelerle yarıştığı bir düzen.
İGA CEO’sunun “Bu ödül görünmeyen emeğin tescilidir” sözü tam da bunu anlatıyor. Çünkü havalimanı iyi çalışıyorsa kimse fark etmez. Ancak bir şey aksadığında herkes hisseder.
İGA’nın başarısı, oluşabilecek aksaklığı görünmez kılabilmesinde.
İGA bugün 330’dan fazla destinasyona bağlanan bir merkez. 116 havayolu aynı çatı altında operasyon yapıyor. Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında böyle bir trafiği yönetmek kolay değildir.
Cirium CEO’sunun özellikle “istikrar” vurgusu önemli. Çünkü bir yıl iyi olmak başka, performansı sürekli artırmak başka.
İGA küresel sıralamada 51’incilikten 19’unculuğa yükselmiş. Bu, dünya liginde yukarı tırmanmak demek.
Ben bu ödülü bir plaket olarak görmüyorum.
Ben bunu Türkiye’nin altyapı yönetim kapasitesinin bir göstergesi olarak görüyorum.
Dünyanın en yoğun aktarma merkezlerinden birini kurmak bir başarıdır.
Ama onu disiplinle işletmek asıl başarıdır.
2026 hedefi 90 milyon yolcu. Yani Türkiye nüfusundan fazla insanın bir yılda bu kapıdan geçmesi.
Bu, sıradan bir havalimanı hikâyesi değildir.
Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:
İGA artık sadece bir havalimanı değil.
Dünyanın hava trafiğinde yön belirleyen merkezlerden biri.
Artık “İkinci Havalimanı” Değil! İSG Avrupa Liginde
Gözden kaçırılmayacak en dikkat çeken önemli gördüğüm bir diğer büyüme odaklı planlı bir şekilde ilerleyen ismini Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotundan alan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir yükseliş yaşıyor.
48,4 milyon yolcu. “ikinci havalimanı” ölçeği değil. Bu, Avrupa liginde üst sıralara oynayan bir merkez demek.
2025’te 245 bini aşkın uçuş yapılmış. Yüzde 17 büyüme sağlanmış. Türkiye’nin en büyük ikinci, Avrupa’nın en yoğun dokuzuncu havalimanı konumuna yükselmiş.
Pandemi sonrası seyahat alışkanlıkları değişti. İnsanlar daha hızlı, daha dijital, daha pratik süreçler istiyor. İSG yönetimi de tam buraya odaklanmış görünüyor.
34 milyon Euro’luk terminal içi iyileştirme yatırımı…
Güvenlik ve pasaport noktalarında hızlanan süreçler…
Otopark kapasitesinde yüzde 23 artış…
Bunlar yolcunun hayatını kolaylaştıran dokunuşlar.
Yeni Hat Arayışı
Polonya’nın Lublin kentinde düzenlenen Connect 2026 Rota Geliştirme Forumu’na katılım da önemli. Havacılıkta büyüme sadece pistle olmaz; network ile olur.
Yeni hat demek yeni yolcu demek.
Yeni destinasyon demek yeni ticaret demek.
İSG’nin özellikle Avrupa pazarında büyüme arayışı, İstanbul’un doğu yakasını daha güçlü bir aktarma noktası haline getirme hedefinden biri olarak görüyorum.
En önemli adım ise 70 milyon Euro’luk Terminal 1 modernizasyonu.
Yıllardır kapalı olan ilk terminalin yeniden devreye alınmasıyla 5,5 milyon ilave kapasite sağlanacak. Bu, psikolojik bir eşik olan 50 milyon yolcu barajının aşılması demek.
İstanbul artık tek merkezli bir havacılık şehri değil. Avrupa ile Asya arasında köprü olan bu şehirde iki büyük oyuncu var. Biri dev bir küresel hub, diğeri ise daha dinamik, daha maliyet avantajlı ve hızlı büyüyen bir merkez.
Sabiha Gökçen’in avantajı ne?
Stratejik konum.
Düşük maliyetli havayolları için güçlü altyapı.
Ve operasyonel esneklik.
Ben bu tabloyu bir “ikinci havalimanı” hikâyesi olarak okumuyorum. Bu, kendi ligini kuran ve yukarı tırmanan bir yapı hikâyesi.
2026’da 50 milyon yolcu hedefi gerçekleşirse, artık Sabiha Gökçen için “alternatif” kelimesi kullanılmaz.
İstanbul, Avrupa havacılığında iki kanatla uçuyor.
Tüm havacılara güvenli ve huzurlu bir hafta dilerim.
Mevlüt Zor / mevlutzorr@gmail.com






