2018’de Nasıl Uçacağız

2018’de Nasıl Uçacağız

Havayolu sektörü, 2018 için büyük değişikliklere gebe. Artan rekabetle birlikte şirketler yeni yüzleriyle yolcunun karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Havacılık sektöründe 2017 büyük kalelerin yıkıldığı yıl olarak tarihe geçti. Air Berlin gibi bir dev battı. Körfez bölgesinde ise geçmişin ‘şaşalı’ dönemleri geride kaldı. Ağır rekabet, bölgesel gelişmeler derken havayolları yeni ortama ayak uydurmaya çalışıyor. Hantal kalan, trendleri belirleyemeyen tökezliyor, oyunun dışına itiliyor.

İşte 2018’in havayolu seyahati trendleri…

UCUZUN UCUZU: Havayolu sektöründe 2000’li yılların ikinci yarısından itibaren hızla yayılan ‘düşük maliyetli havayolları’ sektörü allak bullak etti. Devlerin koltuğunu sarstı. Şimdi sıra ‘ucuzun ucuzu’ şirketlerde. Koltuklar daha dar. Kabinde hizmet ise neredeyse sıfır. ‘Tuvalete gitmek de ücretli mi’ diye yolculara sorduran bu konsept, Kuzey Amerika pazarında beklenmedik şekilde yükseliyor. Bu hizmetin ne zaman Avrupa’ya veya Asya’ya geleceği ise merakla bekleniyor.

UZUN UCUZCULAR GELİYOR: Büyük havayolları uzun yıllar ‘Kıtalararası uçuş maliyetleri yüksek, düşük maliyetli havayolları bu pazara zor girer’ derdi. Ama tam tersi oldu. Yeni nesil geniş gövdeli uçaklarla düşük maliyetli havayolları artık uzaklara da uçuyor. Örneğin Scoot, Singapur’dan Viyana’ya sefer başlattı. Norwegian, 787 uçakları ile Avrupa Birliği kurallarından yararlanıp Londra Gatwick’ten New York’a 708 TL’ye uçuyor. Bu gibi havayolları hızla pazarı yutuyor.

FİYATLAR DÜŞÜYOR, AMA NE ZAMAN: Uçak bileti fiyatlarında göreceli bir düşüş var. Ama bu düşüşü biletini erkenden ve yüksek sezon haricinde alanlar görebiliyor. Çabuk davranmayan bir de yüksek sezona denk gelirse biletleri için mini bir servet ödeyebilecek.

PAZARA GÖRE ÜRÜN: “Air France Türkiye’den çıkıyor mu” sorusu son aylarda çok soruldu. Air France, İstanbul’a, İtalya, Almanya, İspanya gibi turistik noktalar için tasarladığı, 18-35 yaş aralığına hitap eden ‘Joon’ adını verdiği yeni alt markasıyla 25 Mart 2018’den itibaren uçmaya başlıyor. Bu konsep, diğer şirketler tarafından da sıklıkla uygulanıyor.

FIRST CLASS KÜÇÜLÜYOR AMA… : Dünyada first class hizmeti veren az sayıda havayolu kaldı. Kabin değişikliğine giden şirketler ise first class koltuk sayılarını azaltıyorlar. Ancak konfor kalitesi yükseltiliyor. Kişisel alanlar büyüyor.

Türkiye’nin kapısı Atatürk Havalimanı, unvanını 29 Ekim 2018 tarihinde açılması planlanan 3. Havalimanı’na bırakacak. Toplam 90 milyon yolcu kapasitesine sahip olacak havalimanı iki pistiyle uçak trafiğine hizmet vermeye başlayacak. Havayolları ise yeni havalimanına taşınma telaşı yaşayacak.

Uzun süredir Atatürk Havalimanı’nda sıkışıklık nedeniyle slot yani uçuş izni alamayan şirketlerin yeni havalimanı ile birlikte daha fazla sefer yapması bekleniyor. Bu durum yolcu için artacak rekabetle birlikte daha uygun bilet fiyatı anlamına geliyor. Havalimanı işletmesinde otopark ücretleri, restorandaki fiyatlar ise henüz belli değil.

3. Havalimanı ile birlikte Türk Hava Yolları rekabet için hazır. Filoya katılacak yeni uçaklarla hızla bir kapasite artışı planlanıyor.

Bu yıl Türkiye’deki havayolu şirketleri riski azaltıp yeni hat açmaktansa uçaklarını tur operatörlerine kiralamayı yani ‘charter-tarifesiz’ sefer yapmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, uçuş sayısını azaltılmasına neden olabilir.

Havalimanında robotlar karşılayacak

Havalimanlarında yeni trendlerin başında ‘insansız’ operasyon geliyor. Yolcular tüm işlemlerini check-in makinelerinde yapacak. Danışma hizmetlerini ise robotlar verecek. Bu yol bir gün ‘pilotsuz uçaklara’ doğru gidecek. (Hürriyet)