TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, yerli genel maksat helikopteri GÖKBEY’in sivil sertifikasyon sürecinin bu ay tamamlandığını açıkladı. Türkiye böylece ilk kez kendi geliştirdiği bir helikoptere Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından sivil sertifika verecek.
GÖKBEY Helikopteri İçin Tarihi Sertifikasyon
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, yerli genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Demiroğlu, GÖKBEY’in en başından itibaren sivil kullanım için tasarlandığını belirterek, “GÖKBEY, başlangıçta sivil olarak tasarlandı ve sivil sertifikasyonu bu ay içerisinde tamamladık. Bu ayın sonunda Türkiye, ilk defa kendi yaptığı bir helikoptere kendi bünyesinde sivil sertifikasyon verecek.” dedi.
Sertifikasyonun Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verileceğini belirten Demiroğlu, bunun Türkiye’nin havacılık tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Hava Ambulansı Versiyonu Yolda
Demiroğlu, sivil sertifikasyonun ardından helikopterin farklı görevler için kullanılacağını ifade etti. Buna göre GÖKBEY’in hava ambulansı versiyonu için de 3-4 ay içinde ek sertifikasyon alınması planlanıyor.
Yıl sonuna kadar 3 adet GÖKBEY helikopterinin, hava ambulansı olarak kullanılmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’na teslim edilmesi hedefleniyor.
Yangın Söndürme Helikopteri 2028’de
TUSAŞ ayrıca yangınla mücadele kapasitesini artıracak yeni bir platform üzerinde de çalışıyor. Demiroğlu, Orman Genel Müdürlüğü için geliştirilen 10 tonluk ve 4 ton su taşıma kapasiteli yangın söndürme helikopterinin teslimatlarının 2028 yılında başlayacağını açıkladı.
“TUSAŞ’ın Hikâyesi Bir Bağımsızlık Yolculuğu”
Açıklamalar, üniversite öğrencilerini savunma sanayisi temsilcileriyle buluşturan “Kamp’üss” etkinliği kapsamında Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Yüksel Konferans Salonu’nda yapıldı.
Demiroğlu, TUSAŞ’ın gelişimini “bağımsızlık yolculuğu” olarak nitelendirerek Türkiye’nin havacılık tarihinin 1911’e uzandığını hatırlattı.
İkinci Dünya Savaşı sonrası uygulanan politikalar ve Marshall yardımlarının Türkiye’nin havacılık üretiminde gerilemesine neden olduğunu belirten Demiroğlu, 1964 Kıbrıs olayları ve 1974 ambargosunun yerli üretimin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Yerli Platformlar Dünya Çapında İlgi Görüyor
TUSAŞ’ın 1973 yılında küçük bir başlangıçtan bugün 4 milyon metrekarelik bir teknoloji üssüne dönüştüğünü söyleyen Demiroğlu, kurumun bugün TAI KAAN, TAI HÜRJET, TAI ANKA ve TAI AKSUNGUR gibi projeler geliştirdiğini hatırlattı.
“Bugün Ankara’da Anıtkabir’den sonra en çok ziyaret edilen yer TUSAŞ’tır.” diyen Demiroğlu, yabancı heyetlerin aynı çatı altında geliştirilen bu platformları gördüklerinde büyük hayranlık duyduğunu söyledi.
HÜRJET İçin İspanya ile Görüşmeler
Demiroğlu ayrıca İspanya ile yürütülen HÜRJET görüşmelerine de değinerek, ilk etapta 30 uçaklık satış planı bulunduğunu, bu sayının 45’e çıkma potansiyeli taşıdığını açıkladı.
Savunma sanayisinde en zor alanlardan birinin motor teknolojileri olduğunu belirten Demiroğlu, Türkiye’nin özellikle KAAN projesi için kendi motorunu geliştirmek zorunda olduğunu ve bu konuda yoğun çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.









