Rusya’da sivil havacılık sektörü ciddi bir krizle karşı karşıya. Yaptırımların etkisiyle yedek parça ve bakım sorunları yaşayan ülkede, önümüzdeki beş yıl içinde 339 uçağın devre dışı kalabileceği öngörülüyor. Yolcuların kargo uçaklarına bindirilmesi ise krizin boyutunu gözler önüne seriyor.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (CPD) tarafından yayımlanan rapora göre, Rusya sivil havacılığı hem teknik altyapı hem de yolcu güvenliği açısından alarm veriyor. Raporda, Rusya Merkezi Havacılık İdaresi’nden alınan bilgilere yer verildi.
Yolcular Kargo Uçağıyla Taşındı
Raporda dikkat çeken olaylardan biri, İrkutsk bölgesinde yaşandı. Düzenli bir uçuş için bilet alan yolcuların, önceden herhangi bir bilgilendirme yapılmadan yolcu uçağı An-24 yerine kargo uçağı An-26 ile seyahat etmek zorunda bırakıldığı belirtildi.
CPD raporunda şu ifadelere yer verildi:
“Çocuklar da dahil olmak üzere yolcular, kargo yüklerinin hemen yanında uçmak zorunda kaldı. Bu tür vakalar, Rus havacılığındaki sorunların münferit değil, sistemik bir krize dönüştüğünü gösteriyor.”
Yaptırımlar Havacılığı Felç Etti
Raporda, Batı yaptırımları nedeniyle Rusya’nın uçaklar için gerekli yedek parçaları temin edemediği, bakım ve onarım hizmetlerinden mahrum kaldığı vurgulandı. Aynı zamanda yerli üretim kapasitesinin de mevcut filonun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu ifade edildi.
Özellikle eski uçak filosunun yenilenmesi için umut bağlanan Il-114-300 modelinin hâlâ sertifikasyon sürecini tamamlayamadığı, teslim tarihlerinin ise sürekli ertelendiği belirtildi.
5 Yılda 339 Uçak Kaybı Öngörülüyor
Rapora göre, Rus havacılık sektörünün kendi temsilcileri bile önümüzdeki beş yıl içinde 339 uçağın hizmet dışı kalabileceğini öngörüyor. CPD, yolcu taşımacılığında kargo uçaklarının kullanılmasını, Rusya’nın sivil altyapısının savaş ve uluslararası izolasyon baskısı altında nasıl çözüldüğünün somut bir göstergesi olarak değerlendirdi.
CPD açıklamasında şu ifadeye yer verildi:
“Kargo uçaklarıyla yolcu taşınması, Rusya’nın sivil havacılık altyapısının savaş ve izolasyon yükü altında ne denli bozulduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”









