Değerli Okurlar,
Bu hafta sektörün amiral gemisi THY’nin Genel Kurulunun ardından uzun zamandır dillendirilen üst düzeydeki görev değişiklikleri yapıldı. Ahmet BOLAT ve Bilal EKŞİ dönemleri artık sona erdi. Yerine beklendiği gibi yönetim kurulu başkanlığına Murat ŞEKER, genel müdürlüğü ise Ahmet OLMUŞTUR’un atanmasıyla bayrak değişimi gerçekleştirildi. İlker AYCI’nın pandemi gibi olağan üstü bir dönemde gösterdiği üstün performansla kriz doğru yönetilerek önemli başarılara imza atılmıştı. Yeni havalimanına sorunsuz biçimde taşınma gerçekleşmiş ve filoda epeyce büyümeye gidilmişti. Bu başarılı dönemin önemli aktörlerinden olan Ahmet BOLAT da başarıyı sürdürerek şirketin karlılığını ve büyük yatırımlarla büyümesini sürdürdü. İlker Beyin gider ayak pandeminin yaralarının sarılması için önemli ücret artışlarıyla personelin yüzünü güldürmesinin ardından Ahmet Bey de yapıcı ve personeli destekleyici birtakım adımlarla bu ılımlı iklimi uzun bir süre devam ettirmişti.
Dağıtılan kar payları ve ödenen sözleşme ikramiyeleri ile personelin memnuniyetini ve motivasyonunu destekleyen tavra ilaveten bir de iştiraklerdeki taşeron işçilerin yeni bir THY iştirak şirketi altında toplanması dönemin en önemli icraatlarından biri olarak hafızalara kazındı. Büyüyen filoya yeni alınan personellerle devam edilmesi, AJet deki hızlı dönüşümle zaman zaman ufak tefek aksaklıklara rağmen THY de çok büyük bir kimlik yenilenmesi gerçekleşti. Son dönemlerdeki bazı talihsiz açıklamalar bir kesimi korurken, diğerlerini üzen ve küstüren kararlar dışında aslında başarılı bir döneme tanıklık edildi. Yeni uçak siparişleri ve açılan destinasyonlarla THY tüm dünyadaki ve Avrupa’daki başarılı konumunu korudu. Tabii ki bu başarıda şimdi terfi edilen Murat ŞEKER ve Ahmet OLMUŞTUR gibi aktörlerinde payı çok büyüktü. Bilal EKŞİ de uzunca yıllar önemli kademelerde daima başarılı ve disiplinli bir çizgi çizdi. Ahmet Bey’inde bunu sürdüreceğinden şüphem yok. Başarıların ödüllendirilmesi, başarılı ve yeni nesil yönetim anlayışları ile THY’nin daima genç ve dinç bir yönetim aklıyla varlığını sürdürmesi ülkemiz ve sektör açısından çok kıymetli.
Bu değişimin sektör açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hem yönetim kurulu başkanının hem de genel müdürün uzun yıllara yayılan sektör ve şirket tecrübesi, THY’nin gelecekte yeni başarı ve fırsat kapılarını aralanmasına vesile olacak. Özellikle Murat Bey’in finansal alandaki tecrübesi umuyorum ki doğru yatırım ve süreç yönetimi ile THY’nin finansal gücünü daha da etkin hale getirecek. Çalışanların en büyük kaygısı ise her soruna maliyet odaklı yaklaşılıp, şirketin değerleri ile geleneklerinden tasarrufa gidilmemesi iken gerektiğinde iş barışı ve huzur için gerekli fedakârlıklardan kaçınılmaması bekleniyor. Bu sektörün mali ve finansal tablolar kadar sahada yaşayan canlı bir ruhu olduğu da unutulmamalı. Dünyadaki rakipleri karşısında başarının en önemli teminatı olan tecrübeli iş gücünü ve profesyonel kadroların varlığını sürdürmesi gerekiyor.
Geçmişte bazen çok üst düzey yöneticilerin basit iletişim hatalarının kabinde, kokpitte ve tüm operasyonel alanlarda çok derin olumsuz etkiler bıraktığı gerçeği unutulmamalı. Verilen sözler ve edilen vaatler gerçekleşmeyince yaşanan hayal kırıklığının ölçülemeyen ama derinden büyük bir verim kaybına neden olduğu gerçeği ile de karşı karşıyayız. Murat Bey’in mevcut taşerondan kadroya geçirilen TSS gibi iştirak çalışanlarının sorunlarını ve mevcuttaki sendikasız personellerin koşullarına adil ve hakkaniyetli bir anlayışla el atması bekleniyor. Tüm filtrelerden arınıp başarı ve liyakatin esas alındığı bir anlayışla tüm belirsizliklerin giderilmesi ve toplu sözleşme masasının yarattığı karamsarlıkların ortadan kaldırılması gerekiyor.
Gündemdeki sorunları her kalemde ele alan, onlara adaletli çözümler üreten yöneticilere olan bağlılık ve inanç kurumsal güven ve verimin teminatı olur. Ara kademelerin baskısına yenilmiş, ümidini yitirmiş, nepotizm ve oportünizm karşısında adalete olan inancını kaybetmiş kesimlerin günümüzde çoğunlukta olduğunu unutmamalıyız. Ülkenin en gurur verici ve en değerli markalarının muhakkak adaletle, azimle ve başarılarla yönetilmesi gerekir. Bugün 100 binleri aşan insanın ekmeğini kazandığı bu sektörün vebali de sorumluluğu çok büyük. Bu yükü omuzlayacakların alacakları tüm kararların her şeyden önce vicdanlarda sorgulanıp tartıldığını unutmamalıyız. Çünkü onlar işleyişte toplumun düzenini, çalışanların sisteme ve düzene olan inancını da etkilemekteler.
Sektör zor günlerden geçiyor, savaşlar ve krizler bu sürecin stratejik boyutunu daha da derinleştiriyor. Sağlıklı ve güçlü bir iletişimle çalışanların vicdanını rahatlatacak açıklamalar yapılması ve herkesin bu şuurla işine sarılmasının sağlanması gerekiyor. Aksi durumda dedikodular ve aslı olmayan varsayımlar boşlukları doldurmaya devam eder. Çalışanların huzursuzluğu inanın her alana çok hızlı yayılır. O nedenle bu süreçler aşıldığında herkesin pandemideki gibi yaralarının sarılması ve bu derin ekonomik krizin tesirinin azaltılması gerekiyor. Ağır bir geçim kaygısının ve ciddi bir hayat pahalılığının içinden geçiyoruz. Artan kiralar ve market raflarındaki yangın, çalışanların cebini de içini de yakan türden. Bu nedenle düze çıkınca çalışanlarınıza mutlaka dokunmanız bekleniyor.
Onların güvenini kaybetmek, sorunlarını yok saymak ve güzel sözlerle avunmak kolay. Zor olan herkesin yüzüne bakabilecek, yüreğine dokunabilecek onları bu memlekete ve kuruma güçlü bağlarla bağlayabilecek yönetici iradesini ortaya koymaktır. Umarız yeni yüzler, yeni hafızalara ve yeniliklere, geçmişin ihmal ettiği konularda çözümcü bir anlayışa dönüşür. Bu ülkenin bu sektörde çok daha büyük başarılara imza atacağına sonsuz inanıyorum. Yeter ki doğru kararları sağlıklı bir iletişimle, herkesi kucaklayan ve kapsayan bir anlayışla alın. İnanın alınan tüm kararları ve karşılaşacak her türlü sorunu size inanan herkes tereddütsüz biçimde sahiplenerek göğüsler. Yeter ki bu kurumun kültürüne ve havacılığın değerlerine sahip çıkın.
Ahmet Bey sanırım THY Tekniğin yönetim kurulu başkanı olarak bir süre daha göreve devam edecek. Mühendislik yönünün ve yeni motor anlaşmaları ile devam eden yatırımlara hâkim olması kurum açısından büyük bir avantaja neden olabilir. Lakin önce tekniğin gönlünü almanız geçmişte onları yaralayan birtakım ifadelerin bıraktığı kırgınlığı da gidermeniz gerekiyor. Onlar sizde çok iyi biliyorsunuz ki uçuş güvenliğimizin ve hangarlardaki operasyonun bel kemiği bir kitle. Onları daha değerli hissettirmek ve değersizleştiren bir üsluptan sakınılması gerekiyor.
Hepinize sağlık ve huzur dolu bir hafta diliyorum.








