THY KRİZ MASASINI ŞİMDİDEN KURMALI…BAKALIM YÖNETİM UÇACAK MI?

THY KRİZ MASASINI ŞİMDİDEN KURMALI…BAKALIM YÖNETİM UÇACAK MI?

Endonezya’da 29.10.2018 ve Etiyopya’da 10.03.2019 tarihlerinde yaşanan ve toplam 346 kişinin hayatını kaybettiği kazalar sonrası Nisan 2019’da uçuşları durdurulan “Boeing 737 Max” tipi uçakların MCAS sistemine getirilen software güncellemesinin FAA tarafından sertifiye edileceği ve 16 Ocak 2020 Ocak ayında tekrar uçmaya başlaması planlanıyor. Bu arada bu software güncellemesini Avrupa için EASA’nın da onaylaması gerekecektir. ABD ve AB dışındaki ülkelerin otoriteleri onay vermek için FAA ve EASA onaylarını görmek isteyeceklerdir.

Etiyopya’daki kazanın ardından Türkiye, Çin, Etiyopya, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, ABD ve Avusturya’nın da aralarında bulunduğu birçok ülke Boeing 737 Max tipi uçakların operasyonlarını geçici olarak durdurmuş ve hava sahalarını da bu uçuşlara kapatmıştı. Arkasından da tüm dünyada bu uçaklar yere indirilmişti. Her iki kazada da 737 Max tipi uçaklarda, hücum açısı sensörleri arasındaki veri uyuşmazlığının ‘Manevra Karakteristiği Takviye Sistemi’ (MCAS) adı verilen kontrol sisteminin otomatik pilotu devreye sokmasının etkili olduğu belirtilmişti. MCAS isimli Software, bu uçaklarda “pitch stability” sağlamak için geliştirilmişti.

Aslına baktığınızda MCAS sisteminin B737MAX uçaklarında stall’ü önleyici bir sistem olarak uygulandığını görürsünüz. Bir nevi anti-stall uygulaması da denebilir.

Tabii ki durduk yere B737 MAX serisinde neden bu ekstra sistem getirilmiş diye düşünenlerimiz olmuştur. Bu soruya cevap olarak, MAX lardaki yeni tip dizaynının ortaya çıkardığı sorunları kapatabilmek için yapıldığı ihtimali ortaya çıkıyor. Burada ilginç olan FAA’nin tip dizaynına ve getirdiği soruna yönelik sessiz kalması olmuştur ki, bana göre bu kazaların en büyük günahı onların sırtındadır.

Düşünsenize, yeni bir tip dizaynı yapıp sonra da bu tip dizaynının getireceği sorunları düşünüp MCAS uygulamasını monte etmek ne kadar doğru bir yaklaşımdır?

Bana göre, B737 MAX isimli uçakta yapılan motorların çapının büyütülüp, karşılığında iniş takımlarının yükseltilmesi, kanadın biraz daha önüne doğru çekilmesinin uçağın dengesini bozduğunu gören Boeing, yaptığı bu değişiklikler için onca masrafı sineye çekecek ve bu olmadı başka olanakları düşünelim diyecek değil ya… Milyar dolarları çöpe atmak kolay iş değil.

Bu nedenle ben, MCAS sisteminin yapılan uçağın dengesini bozan değişikliklerden sonra ortaya konan ve bu yeni dizayn gövdenin olası Stall’ü (kaldırma gücünün kalkması) önlemek için yapıldığına inanıyorum. Bu öyle bir sistem ki kokpitte kapatma butonu (Cut Off) bile yok.

AOA sensörleri arasında belli bir açı farkı oluşursa bunu kokpitte ikaz eden sistem yapmışlar ama standart değil, müşteri isterse konuyor. Altimetreler bile kaptan tarafı ve ikinci pilot tarafı ayrı ayrı sistemden alabilirken sen kalkmışsın tek indikasyonla sistem yapmış ve gerektiğinde bu sistemi kapatmak için switch bile koymamışın. Üreticisi olarak çünkü sen de biliyorsun ki, bu uçak dengesiz ve o sistem olmadığında anında stall e girecek.

Boeing olarak, biraz paraya kıysan da opsiyonel olarak koyduğun sistemi standart olarak uygulayarak müşterilerine sunsan daha mantıklı bir uygulama olurdu. 

Başka bir trajikomik durum da FAA den kaynaklanıyor. Yahu sizin kendi kontrol mühendisleriniz yok mu ki, bu sistemin emniyet denetlemesini Boeing’in personeline bırakmışın, hiç test uçuşunda bu MCAS sisteminin saçmalama denemesini yapmadınız mı?

Bu sistemin olası arıza durumunda uçağın stall e gireceğini bilmiyor musun da onay vermişsin. Acelen neydi? Sebep, ticari kaygılarla Boeing’in kayırılması, uçağın hızlı bir şekilde sertifiye edilerek satışa sunulması. Sonuç; kaybolan 364 can ve yere indirilen uçaklar nedeniyle havayolu şirketlerinin milyonlarca dolar zarara uğraması.

Bildiğiniz üzere B737MAX ların MCAS Sistemini ilk defa Airlinehaber de okudunuz. MCAS sistemini anlatan İngilizce metini tercüme edip siz değerli okurlarımıza yayınlamıştık.

Bu konuda birçok makale yazdığımızdan şimdi kalkıp aynı bilgileri paylaşırsak bu yazı okunmaz hala gelir. Bizim gayemiz çok teknik detaylarla okurları boğmadan daha basit ifadelerle konunun önemini vurgulamaktır.

Peki, şimdi ne olacak?

ABD senatörleri önünde hesap vermek durumunda kalan Boeing ve güven kaybeden FAA’nin bu sefer yaş tahtaya basacağını düşünemiyorum. Olası bir yanlışta Boeing’in tamamı ile biteceğine ve hatta dükkânı kapatacağına inanıyorum. Bu “MAX” kelimesi insanlarda alerji yarattı. Bunun farkına varan Ryanair elindeki uçakların gövdelerinde bu kelime yerine “737-8200” yazmıştı.

B737 MAX’ların 2020 Ocak ayında uçuşa başlayacağı planlandığının bilgisini yukarıda vermiştik.

Ayrıca;

Boeing’in en iyi müşterilerinden biri olan American Airlines’tan yapılan açıklamada B737 Max’in ilk uçuşunda şirketin CEO’sunun yer alacağı belirtildi. Ayrıca biletli yolcuların check-in işlemi yapsalar bile uçak başında, uçuştan vazgeçme özgürlüklerinin sağlanacağı ve ücretsiz olarak bilet değişikliği yapılacağı şimdiden duyuruldu.

Şimdi gelelim THY ve Türk yolcuların ne yapacağına;

Toplam 24 adetlik siparişin 12 sini teslim alan THY, beklentiler dâhilinde diğer uçaklarını da teslim alacak. Ancak merakla beklenen bir konu ise THY yönetiminin American Airlines’ın uygulamasına benzer bir uygulamaya gidip gitmeyeceği ve yolcuların kafasındaki olumsuz algıyı ne şekilde değiştireceği.

Hatırlayacağınız üzere,  Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Bilal Ekşi 9 Nisan 2019’da, “Amerika Sivil Havacılık Örgütü (FAA) MAX’leri sertifiye ettiği zaman ben yüzde 110 eminim ki, bunu THY Genel Müdürü olarak değil bir baba olarak söylüyorum, ben çoluk çocuk bu uçaklara rahat ve güvenilir bir şekilde binerim” demişti

Şimdi benim merak ettiğim THY’nin B737 MAX’ın ilk uçuşuna Amerikan Airlines’in CEO su gibi katılım sağlayabilecek mi?

Yolcuların MAX lar ile ilgili kaygısını nasıl giderecekler? Amerikan Airlines gibi bir anda uçuştan vazgeçen yolcular olursa bu yolculara hoşgörü ile karşılayıp ücretsiz olarak bir başka sefer için (ilave ücretlendirme yapmadan) bilet verilebilecek mi? Yolcuyu istemiyorsa, zorla bu uçağa bindirecek haliniz yok ya…

Ben THY yönetiminde olsaydım, henüz Ocak ayı gelmeden yolcular üzerinde ki bu algıyı kırabilmek için çalışmalara başlardım.  Hani bir uçak düşer ve ilgili şirket hemen kriz yönetimi masası kurar ya… İşte yine aynı durum söz konusu ve şimdi de uçak uçmadan bu masa kurulmalı diye düşünüyorum.

Konuyu çok iyi bilen, geçmişini ve yeni yapılan düzeltici uygulamaları, SHGM’nin kararlarını karşı tarafı ikna edebilecek tarzda anlatabilen uzmanlara çok iş düşecek.

Haa, THY’de kriz yönetimini becerebilecek düzeyde uzmanlar var mı? onu bilemiyorum tabii ki.

Mevlana Celaleddin-i Rûmî “Sen nasıl söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” der. Bu son derece doğru bir tespittir.

MAX lar uçmaya başladığında, THY yönetimi ne yapacak? Amerikan Airlines ın yönetimi gibi yolcularla birlikte uçağa mı binecek yoksa yolcularla kavga mı edecek?

Veya

Benim önerdiğim kriz yönetimini devreye sokup gerek TV’lerde gerekse sosyal medyada konuyu basitçe halkın anlayacağı dille anlatabilecek mi?

Bekleyip göreceğiz…

Geri

9
Kimler Neler Demiş?

1000

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Plt

Gerçekten çok güzel bir makale olmuş. Sizin ciddiyetinizi çok beğeniyorum. Her hafta hiç aralıksız yazabiliyorsunuz hem de dolu dolu.Sendika konusu baymıştı artık. Siz ne yaparsanız ne yazarsanız yazın millet korkuyor. Kriz yönetimi tavsiyesini thy yönetimince mutlaka sıcak bakılacağından eminim. Çok doğru tespitler yapılmış. Bir pilot olarak çok dikkatli okudum. tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki tespitler çok doğru. Tebrikler Sayın İnan

37 kpt

Bir pilot olarak biliyorum ki aerodinamik problemi olan bir ucak (max) her zaman aerodinamik olarak sorunlu kalacaktir yapisal degisiklik yapilmadigi surece. Guvenlik katmanlari yazilim guncellemeleri ucabilir hale getirse de ucak tam guvenilir olmaz. Bunu boeing faa pilotlar vs isin uzmani olan herkes biliyor. Mcas devre disi biraktin diyelim bu sefer de stall olma tehlikesi devam edecek. Dürüst bir oyun oynanmiyor bu konuda.

37 F/O

MCAS sisteminin aslında daha önemli bir sıkıntıyı bertaraf etnek üzere uçaklara eklendiğini, dolayısı ile MCAS sistemindeki sorunun sadece bir yazılım sorunu olmadığını güzel biçimde ortaya koymuşsunuz. Ellerinize sağlık.

Teknik

Diyelim ki yolculara ben bu uçakta ucmam deme hakkı verildi, ekip ne olacak onlar insan değilmi. Pilot veya kabin ekibi de ben bu uçakla ucmam diyebilecek mi. Teknisyen olarak biz kitaba göre uygun bakım yaptığımızda, uçuşla ilgili diğer tüm personel de uygun şartları sağlıyorsa en güvenli uçuş işte o zaman olur. Ama Max uçaklarında bizim yapabileceğimiz birşey olmadığı gibi pilotun da ATC nin de yapacağı pek birşey yok. Belli şartlar oluşursa bu uçak düşeceğini bile bile düşüyor. Yani sonuç olarak bu uçak düşeceğini biliyor. Bunu algılayan ikaz eden birsürü sistem var ama bu ucaktaki mcas sisteminin önceliği çok yüksek ve… Devamını oku »

Size sonuna kadar katılıyorum. Sefa İnan

Teknik

Elinize saglik cok guzel bir yazi olmus.

Kpt.

Evet,son sözü pilotun söylemediği uçağa kimse binmez…

Bir garip çerçiyim.

Elbetteki önümüzdeki 5 10 yıl içerisinde hakli olabilirsiniz fakat sonunda hiç pilotsuz giden uçaklar yapılacak insanlar da binecek bu kaçınılmaz. Bir sistem de hata oluyor diye pilotsuz olmaz diyemeyiz. Görüyoruz ki pilot varken de bisey yapamadığı kaza olan durumlar oluyor. Ayrıca pilotajdan dolayı da birçok kaza mevcut. Sizinde aldiginiz Bir çok eğitimde insan faktoru güvenlik zincirinin en zayıf halkası olarak belirtiliyor. Pilotsuz olur ama teknisyensiz olmaz derseniz bu daha uzun vade de geçerli bir cümle olur. Saygilarimla

Tevfik

sazlı sözlü, bol çalgılı ve rakılı toplantı ne zaman? videoda izletmiştiniz. neşeli oluyo valla…