Kovid-19 salgını havacılık sektörünü yeniden şekillendirecek

Kovid-19 salgını havacılık sektörünü yeniden şekillendirecek

 

 

Başkent Üniversitesi İşletme Bölümü öğretim üyesi  Prof. Dr. Feride Bahar Işın  kovid-19 sonrası sivil havacılık sektörüne dair  görüşlerini anlattı.

 

Profesörün görüşleri şu şekilde;

Kovid-19 salgını, ilk aşamada, kısa vadeli borç oranı yüksek, nakit mevcudu düşük, gelirleri azalmış havayolu şirketlerini ciddi anlamda sıkıntıya düşürecek olsa da tüm sektör, yeni normale uyum sağlamak zorunda.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını, havayolu işletmelerini ve bütünüyle havacılık sektörünü yeniden şekillendirecek. Talebin düşük olması, seyahat yasakları ve hava sahası kısıtlamaları, havayolu işletmelerinin uçuşlarını askıya almalarına ve ciddi ekonomik kayıplarla ve risklerle karşı karşıya olmaları sonucunu doğurdu. Havayolu sektörü, bir yandan yapısal talep değişimlerini yönetmek, küresel ekonomik salgınla mücadele etmek diğer yandan da yeni normale uyum sağlamak zorunda. Yeni normalde temel bileşenler; yerel merkezli tedarik zincirleri, sürdürülebilirlik üzerine yapılan vurgu, kişilerin artan sağlık endişeleri ve salgın sonrası travmaları ile azalan gelirlerdir.

Kovid-19 salgını, ilk aşamada, kısa vadeli borç oranı yüksek, nakit mevcudu düşük, gelirleri azalmış havayolu şirketlerini ciddi anlamda sıkıntıya düşürecek olsa da tüm sektör, yeni normale uyum sağlamak zorunda. Uyum sağlamayanların tamamı, tartışmasız, yaşam eğrilerinin sonuna gelecektir. Havayolu işletmelerinin maliyetlerinin aşağı yukarı yarısı, operasyonel maliyetlerden oluşmasına rağmen, kalan yüzde 50’lik sabit maliyetler işletmeler açısından ciddi bir iflas riski oluşturmaktadır. Hatta kimi kötümser öngörüler, sadece hükümet destekli ulusal işletmeler ile güçlü havayolu işletmelerinin ayakta kalabileceğini iddia etmektedirler. Bu doğrultuda, havayolları sektörünün sübvanse edilmesi, optimal büyüklüklere dönülmesi, veri yönelimli, eylem odaklı, dijital destekli, pro aktif yaklaşımların benimsenmesi gibi makro ve bütünsel önlemlerin yanısıra işletmeler için de işletmeye özgü eylem planlarının gereği açıktır.

Doğru müşteriye doğru sunumu yaparak müşteri ile güçlü ilişki kurmak, diğer bir deyişle, ölçek ekonomileri yerine kapsam ekonomilerine odaklanmak havayolu sektörü için bir çözüm yöntemini oluşturabilir.

Sektörde Kovid-19 standartları

Havayolu sektörünün öncelikli odaklanması gereken unsur, nakit girişinin istikrarını ve devamlılığını korumaya çalışmaktır. Bir yandan, nakit girişini artırmak, diğer yandan da müşterileri ile uzun dönemli sadakati korumak için, indirimli fiyatlara gelecek uçuşlar için koltuk satmak, ayrıcalık ya da öncelikler sunmak firmalar için hem basit hem de sürdürülebilir stratejiler arasında sayılabilir. Bu dönemde, kargo taşımacılığına yönelmek hem nakit akışı sağlamak için hem de şu anki kırılgan tedarik zincirinin varolan etkileriyle mücadele etmek için önemli bir yöntemdir. Kovid-19 virüsünün etkinliğinin az olduğu yeni uçuş rotaları belirlemek için yapılan çalışmalar da diğer bir proaktif adımı oluşturmaktadır. Havacılık sektörünün önemli bileşenlerinden olan havaalanı mağazalarına, çevrim içi satış imkanı sunmak da, bir başka nakit oluşturma yoludur. Airasia şirketi, bu bağlamda iyi bir örneği oluşturmaktadır.

Kovid-19’a ilişkin tek korunma yönteminin sosyal mesafe ve izolasyon olması ile hijyen ve temizliğe yönelik tüketici endişeleri, havacılık sektörü için önemli bir eşik noktası. Havacılık sektöründe yeni normal, bu bağlamda şekillenecektir. Bu yeni normal, müşterinin, sadece hangi havayolu firmasını seçeceğini değil, hangi havaalanından uçacağını, hangi havaalanı mağazasından alışveriş yapacağını, hangi ülkeden aktarma yapacağını, hatta hangi ülkeye uçacağını belirleyecektir.

Ülkelerin, bir yandan sınırlarını yeni bir Kovid-19 salgınına karşı korumak bir yandan da havayolu sektörü talebini yeniden canlandırmak için gümrüklerde, ülkeye giriş yapacak kişilerden sağlık raporları talep etmeleri ilk etapta alınacak önlemler arasındadır. Almanya’da Kovid-19 bağışıklık pasaportu bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Talep edilen sağlık raporlarında, seyahat tarihinden iki hafta öncesinde, Kovid-19 belirtisi olmadığına dair onay istenebilir. Havaalanı girişlerinde yüz tanımalı termal ölçerler, elektronik pasaport kontrolleri, uçuş sırasında havaalanı mağazalarından alışveriş yapabilme imkanı sunma gibi bulaşma riskini azaltmak için mümkün olan en az sayıda temas noktalarına sahip havaalanlarının, diğerlerine nazaran rekabetçi avantajları artacaktır.

İnsanlar tekrar uçacaklar; ama bunun ne hızla eski sayılara ulaşacağı, havayolu sektörünün ne kadar kreatif olacağına, yolcuların yeni önceliklerine ne ölçüde uyum sağlayacağına ve teknolojiyi ne derece içselleştirebileceğine bağlı.

Ölçek ekonomisi yerine kapsam ekonomisi

Havayolları firmaları içinde kazananlar ise müşterilerinin hijyene ilişkin endişelerine en iyi şekilde cevap verenler olacaktır. Uçuş sırasında, uçuş personelinin servis yapması yerine, müşteriler için daha önce hazırlanıp koltuk ceplerine yerleştirilmiş yiyecek ve içecekler sunmak ya da müşterilerin kendi yiyeceklerini yanlarında getirmelerine izin vermek, iyi çözümler arasındadır. Benzer biçimde, yolculara dezenfektan ya da maske dağıtmak ve sosyal mesafeyi koruyacak şekilde yeni oturum planları da firmaların kendilerini yolcuların gözünde hijyen odaklı firma olarak konumlandırmaları açısından önemlidir. Benzer biçimde, bu dönemde, sosyal mesafeyi ve hijyen tedbirlerini vurgulayan işletmeler tüketicilerin gözünde farklılaşacaktır. Hatta, varolan uçuş milleriyle yardım yapma fırsatı sunan havayolu firmaları da farkındalık oluşturmak açısından başarılı halkla ilişkiler faaliyetleri yürütmektedirler.

Doğru müşteriye doğru sunumu yaparak müşteriyle güçlü ilişki kurmak, diğer bir deyişle, ölçek ekonomileri yerine kapsam ekonomilerine odaklanmak havayolu sektörü için bir çözüm yöntemini oluşturabilir. Yolculara, uyarlanmış, kişiye özel hizmetler sunmak, geleceğin havayolları için sürdürülebilirliğin anahtarını oluşturacaktır. Örneğin, sosyal mesafeyi korumaya yönelik farklı alternatifler için yolculara seçim şansı verilebilir. Yanındaki sandalyelerin boş olması için fazladan maliyete katlanmayı ödemeyi kabul eden yolcuların taleplerine cevap verilebilir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, vurgulanması gereken gerçek şudur: İnsanlar tekrar uçacaklar; ama bunun ne hızla eski sayılara ulaşacağı, havayolu sektörünün ne kadar kreatif çözüm geliştireceğine, yolcuların yeni önceliklerine ne ölçüde uyum sağlayacağına ve teknolojiyi ne derece içselleştirebileceğine bağlıdır.

 

Geri

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

3 Comments
Beğenilenler
En Yeniler Eskiler
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Kaptan 737
4 ay önce

Bomboş bir yazı. Genel geçer laflar

gereksiz
4 ay önce

yuvarlak yorumlar. sırf yazı olsun diye yer veriyorsunuz hoş olmuyor. bunları çoğu insan söyleyebilir. daha düzgün analizler üzerine somut çıktılar paylaşırsanız seviniriz.

Emekli
4 ay önce

Hakkaten boş bir yazı….