KAAN’a Yerli Güç: APU Entegrasyonu Geliyor

KAAN’a Yerli Güç: APU Entegrasyonu Geliyor

Milli Muharip Uçak KAAN’ın, ana motoru çalıştırılmadan önce ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayacak yerli yardımcı güç ünitesi (APU) için kritik bir aşamaya gelindi. Türkiye’de ilk kez yerli ve milli imkânlarla geliştirilen APU-60 sisteminin ilk entegrasyonunun 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Türkiye, havacılığın her alanında olduğu gibi motor ve güç sistemleri alanında da stratejik kabiliyetlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. İnsansız hava araçlarından helikopterlere, eğitim uçaklarından 5’inci nesil muharebe uçağı KAAN’a uzanan geniş platform yelpazesinde yürütülen projeler, motor teknolojilerinde de somut karşılık buluyor.

TRMOTOR’dan Yerli ve Milli Güç Sistemleri

Türk savunma sanayisi bünyesinde faaliyet gösteren TRMOTOR, hava araçlarına yönelik ana motor ve yardımcı güç sistemleri alanında sürdürülebilir, yerli ve milli, yüksek teknoloji ürün ve hizmetler geliştirme misyonuyla çalışmalarını yürütüyor. Şirket, savunma sanayi platformlarının itki ve güç sistemlerinde dışa bağımlılığı sona erdirecek teknoloji ve altyapıyı oluşturmayı ve küresel ölçekte rekabetçi bir oyuncu olmayı hedefliyor.

Gaz türbinli motor teknolojileri ve güç sistemleri alanında tasarım, geliştirme, üretim ve doğrulama kabiliyetleri kazandıran bir teknoloji merkezi olarak öne çıkan TRMOTOR, 2017–2021 döneminde Türkiye’nin milli ve özgün güç sistemlerine yönelik AR-GE ve teknoloji yapılanmasında önemli roller üstlendi.

KAAN İçin Kritik Sistemler TRMOTOR Bünyesinde

2021 yılında Milli Muharip Uçak KAAN için kritik öneme sahip Auxiliary Power Unit (APU) ve Air Turbine Starter (ATS) sistemlerinin tasarım ve geliştirme iş paketini bünyesine alan TRMOTOR, 2022’de KAAN’ın ana motoru için kavramsal tasarım sözleşmesini imzaladı.

2024 yılında ise KAAN’ın “kalbi” olarak nitelendirilen TF35000 motorunun geliştirilmesi amacıyla TEI ile konsorsiyum anlaşmasına imza atıldı. Bu süreçte TRMOTOR, APU ve ATS çalışmalarını farklı platformlarla uyumlu şekilde genişletirken, 2025 yılında bir yerli platform için yürütülen sistem geliştirme faaliyetlerinde de kritik aşamaları tamamladı.

APU-60 İlk Kez KAAN’a Entegre Edilecek

Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinin GÖKVATAN dergisinde paylaşılan bilgilere göre, Türkiye’de ilk kez yerli ve milli imkânlarla geliştirilen APU-60 için ilk entegrasyonun 2026 yılı içerisinde yapılması planlanıyor.

APU-60; ana motor çalıştırılmadan önce iklimlendirme, aviyonik ve elektronik sistemlerin devreye alınması gibi kritik görevleri üstlenerek KAAN’ın göreve hazırlanmasında kilit rol oynayacak. Test faaliyetleri devam eden sistemin KAAN’a entegrasyonuyla birlikte, Türkiye’nin bu alandaki teknolojik kabiliyet havuzu daha da genişlemiş olacak.

Operasyonel Esnekliği Artıran Kritik Sistem

Yardımcı güç ünitesi (APU), ana motora kıyasla daha küçük bir gaz türbinli motor olarak hava platformlarının enerji ihtiyacını ana motor çalışmadan karşılıyor. APU’nun ürettiği basınçlı hava, ATS sistemine aktarılıyor ve ana motorun çalıştırma süreci başlatılıyor.

Bu sistem sayesinde harici yer ekipmanına olan ihtiyaç azalırken, operasyonel esneklik artıyor, yerde bekleme ve hazırlık süreleri kısalıyor. Böylece platformlar daha bağımsız ve hızlı şekilde göreve hazır hale geliyor.

Yeni Nesil APU-40 da Yolda

TRMOTOR, APU-60’ın yanı sıra APU-40 adı verilen yeni bir yardımcı güç ünitesi üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Uçak ve döner kanat platformlarına entegre edilmesi hedeflenen APU-40 projesinde çekirdek motor entegrasyon çalışmaları devam ederken, 2026 yılının ilk çeyreğinde test faaliyetlerine başlanması planlanıyor.

“Yerli Motor Çalışmalarını Beka Meselesi Olarak Görüyoruz”

TRMOTOR Genel Müdürü Osman Saim Dinç, motor teknolojilerinin stratejik niteliğine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Motor teknolojileri bugün yalnızca performans hesabı yapılan bir mühendislik başlığı değil; bağımsızlık, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliğinin kesişim noktasıdır. Yerli motor çalışmalarını bir beka meselesi olarak değerlendiriyoruz. Bu projelerle birlikte Türkiye, yerli havacılık motorları teknolojilerinde katalizör etki oluşturacak önemli bir kabiliyet kazanacaktır. Bu bilinçle, Türkiye’nin bağımsız savunma sanayisine katkı sunma sorumluluğuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Exit mobile version