GARİP BİR YAŞAM DÜZENİ

GARİP BİR YAŞAM DÜZENİ

Sakarya Nehri boyunca milyonlarca kelebek, ışıklara yönelmişler.

“Beyaz Söğüt Kelebekleri” diyorlar. “Birgünsineği” diye adlandıran yöreler de var.  Her yıl Temmuz ortalarında ortaya çıkıyorlar. Ardahan’da aynı olay Ağustos sonlarına doğru yaşanıyor. Işıkların çevresinde dans ederek eşlerini arıyorlar, çiftleştikten sonra larvalarını suya fırlatarak erkekleri ile birlikte ölüyorlar. Her yıl tekrarlanan bir doğa olayı.

Şemdinli, Lice, Varto…. hayat durmuş gibi. Kepenkler inmiş, sağlık personeli can güvenceleri olmadığı için büyükşehire kaçmış. Birkaç imam da öyle. Öldürülme korkusu ile 10 Bin Türk sınırdan Irak’a geçmiş.

Kızlar dağlara kaçırılıyor, dönseler ne olacak? Hangi aile kabul eder ki?

Ya dağda kalacaklar ya da töre cinayetine kurban olacaklar.

Biz Suriye’den kaçanları memleket genelinde iş imkânları vererek benimsiyor, yaşatıyoruz.

Ege’de ve Akdeniz’de boğulan Suriyeli, Iraklı, Afganistanlı, Libyalı mülteciler, bu topraklar üzerinden kaçışlarını gerçekleştiriyor, yakalanıyor, iade ediliyor veya denizde ölüyorlar..

Asker-polis aileleri ölüm acısı ile perişan.  Yaşananlar kâbus gibi. Cenazeler vatan topraklarına dağılırken, batıda yaşayanlar oldukça umursamaz bir tutum içinde, sanki dizi seyrediyorlar.

10 Gün boyunca Doğu olayları devam ederken, sosyal medya takipçileri istiflerini bozmadan paylaşımlarına devam ettiler, hiçbir şey olmamış gibi. İkazlara kırılanlar oldu, savunmaya geçenler hatta.

Sazlı-sözlü TV kanalları normal yayınlarına devam ettiler. Şarkı yarışmaları, izdivaç programları tam gaz.

Bu kadar karmaşık olayın arka arkaya yaşanması ilginç değil mi?

Bu anarşist yaşam, bozuk düzen coğrafyadan mı kaynaklanıyor?

Söğüt kelebekleri gibi değil miyiz?

***

Teknoloji ve otomobil dünyası, fiyatları Eylül’e kurmuş. Dolar 3.Tl’ye tırmanmış.  Hükümet, koalisyon yine seçim derken sonbaharda bu yaz mevsimini arayacağız. Adam gibi domates 3 lira, kıl sivri biber almış başını gitmiş.  “İnanamıyorum”  dedim Migros!daki manava, “sen anlamazsın, onun meraklısı var” dedi.

Ekim’de elektrik ve doğalgaza zam gelecek, adım gibi biliyorum ama emekli maaşları yine çaresiz kalacak.

Neden emekli ettiler onu da anlamış değilim.

Uçak sayısı, koltuk sayısı, yaş haddi dediler bir de baktım kapının önünde, SGK kuyruğundayım.

***

Çok sıcak bir Ağustos geçirdik, Gündem sıcak, hava daha da sıcaktı. Kastamonu’da yaşayanlar akşam sobaları tutuşturuyorlar ya da mangal yakıyorlarmış. Yüreğim daraldı başımı biraz batıya çevireyim dedim, komşu ile burun buruna geldik.

Komşumuz Yunanistan uzun zamandır ekonomik krizle boğuşuyor. Kolay iş değil ama başlarında terör belası yok hiç olmazsa.

Her kuruşu değerlendiriyorlar. Yeme-içme dünyası hiç de sıkıntılı değil, özellikle adalarda yaşayan halk küçük veya büyük tüm işletmeler kışı rahat geçirecek kadar kar sağlıyor. Biz Türkleri ’in bıraktıkları yeter. Hoş günlerde harcasınlar, helal olsun, herkes övgü ile anlatıyor.

Nur Çintay köşesinde “Mutfakta Aile Var” diye başlık atmış. Bazı yemekleri bizden daha mükemmel yaptıklarını, çünkü malzemeyi kısmadıklarını yazıyor.

Büyükanne, anne ve baba mutfakta, ızgarada, ocak başındaymış. Gençler, çocuklar garsonculuğa soyunmuşlar, hiç de şikâyetçi değillermiş. Kasadaki üniversite bitirmiş, yurt dışında eğitim almış, finans okumuş fark etmiyormuş. 3 Nesil aynı mutfağı işleten tesisler var. Ne derler buna;

-Canla başla sarılma, sahiplenme, yaşama sıkı sıkıya tutunma. İşte aile ve millet dayanışması.

***

Başımı biraz daha dışarıya uzattım, daha batıya ve kuzeye gittim:

Teknoloji firması Intel ünlü fizikçi Stephen Hawking’in kullandığı ACAT isimli yazılımına internet üzerinden ücretsiz erişim sağlama kararı almış.

Yön bulan, çeviri yapan, dokümanları saklayan, söylenenleri unutturmayacak ve sağlığımızı düşünen akıllı telefon uygulamaları her derde deva olmuş.

İnternete bağlı bir akıllı telefona yüklenen Periscope uygulaması dünyanın her yerinden canlı yayın yapmayı bir kaç saniye içinde mümkün hale getiriyormuş.

Airbus, Mach 4,5 hızına sahip (sesten dört kat hızlı), uçağın patent başvurusunu gerçekleştirmiş.

Airbus‘ın Yeni uçak modelinin Londra-New York’a uçuş süresini bir saate indirmesi beklenen süpersonik “ultra-hızlı” uçak patenti almış. Airbus’ın ses hızını 4’e katlayan yeni uçağı sayesinde yarım dünya turu sayılabilecek Paris- San Francisco, Tokyo- Los Angeles gibi uzun seyahat süresine sahip uçuşlarını üç saat içine indirmesi bekleniyormuş.

Spalceliner sesten hızlı uçacakmış.

Alman Havacılık ve Uzay Merkezi eski bir planını yeniden canlandırarak sesten daha hızlı ulaşım için kolları sıvamış. En erken testlerin 2030 yılında yapması beklenen SpaceLiner lakaplı uçak aslında roket destekli bir uzay aracı. Bu da 50 kişi kapasiteye sahip olacak uçağın Avrupa’dan Avusturalya’ya 90 dakikada gidebileceği anlamına geliyor.

ABD’de hem uçabilen, hem yüzebilen bir dron tasarlanıyormuş.

Havacılık tarihindeki ilk tiltrotor (motorları dönebilen) uçak projesi çalışmaları devam ediyor. Uçak 2017’de sertifikalandırılıp, 2018’de de ilk ticari uçuşlarına başlayacakmış.

Avustralya Canberra’da bin 869 kişi birlikte gökyüzünü gözlemleyerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş. Mevsim kış, gece 0’a düşen hava sıcaklığından   katılım düşükmüş.

Elalem nelerle uğraşıyor, biz neredeyiz?

Yakında Avustralya bahara kavuşacak biz de kışa gireceğiz.

Bakalım lahanayı, kerevizi, patatesi kaçtan alacağız.

Kapuska da etsiz olmaz ki!

Geri

2
Kimler Neler Demiş?

1000

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Binnur Çağlı

Bir solukta okudum … Harika bir anlatı … Kaleminize sağlık ..

Raife Ortak

Canım Meral…
Dünyadan haberler adlı bir Tv proğramı gibi aldın götürdün bizi yine . Ve hala bilgiye ne kadar aç olduğumu hissettim …Uzun ömürler sana . Başımızdan eksik etmesin seni Rabbim . Teşekkür ederim ….