Yeni yayımlanan hava kazası raporu, Kuzey Atlantik üzerinde yaşanan şiddetli türbülansın yol açtığı tehlikeyi gözler önüne serdi. British Airways’e ait Airbus A380 tipi uçakta iki kişinin ayak bileği kırılırken, bir yolcu bilincini kaybetti.
Hava Kazaları Araştırma Şubesi’nin (AAIB) raporuna göre olay, 6 Aralık 2024’te Los Angeles–Londra Heathrow seferini yapan British Airways uçağının, 39 bin feet irtifada Grönland üzerinden geçişi sırasında meydana geldi. Uçakta bulunan 277 yolcu ve 24 mürettebat üyesinden biri kabin görevlisi olmak üzere toplam üç kişi türbülanstan etkilendi.
Rapora göre, emniyet kemeri ikaz ışıklarının yanmasından yaklaşık 20 dakika sonra koltuğuna bağlanmaya çalışan kabin görevlisi, ani türbülans nedeniyle havaya savrularak yere düştü ve ayak bileğini kırdı. Üst güvertede bulunan bir yolcu da tuvalete gitmek için ayağa kalktığı sırada benzer şekilde yaralandı. Yolcunun, emniyet kemeri ikazı ve yapılan anonslar sırasında uyuyor olduğu belirtildi. İlk iki yaralanmanın ardından üçüncü bir yolcu da rahatsızlanarak bayıldı.
Uçakta bulunan iki doktor tarafından yaralılara ilk müdahale yapılırken, kırık ayak bileklerine atel uygulandı ve ağrı kesici verildi. Mürettebat ayrıca, uçuş sırasında acil durumlara destek veren Medlink adlı 7/24 tıbbi danışmanlık hizmetinden de yararlandı.
Uçuş ekibi, Kanada’nın Gander Havalimanı veya İzlanda’daki Keflavik Havalimanı’na acil iniş ihtimalini değerlendirdi. Ancak her iki noktadaki olumsuz hava koşulları ve buzlanma riski nedeniyle yön değiştirme mümkün olmadı. Bunun üzerine kaptan pilot, MAYDAY çağrısının bir alt seviyesi olan “PAN-PAN” acil durum protokolünü devreye alarak uçağın Londra Heathrow’a devam etmesine karar verdi. Ambulans ekipleri inişin ardından uçağı pistte karşıladı ve yaralı yolcular hastaneye sevk edildi.
Raporda, uçuş öncesi meteorolojik değerlendirmelerde türbülans öngörülmediği, ancak kalkıştan sonra mürettebatın kullandığı canlı hava durumu uygulamasının Grönland’ın güneyinde “potansiyel olarak şiddetli türbülans” uyarısı verdiği belirtildi. AAIB, pilotun zamanında emniyet kemeri ikazlarını açmasının daha ciddi yaralanmaların önüne geçtiğini vurguladı.
“Emniyet kemeri işaretleri kapalı olsaydı, daha fazla kişi etkilenebilirdi” ifadelerine yer verilen raporda, canlı hava durumu teknolojilerinin ve yer tabanlı tıbbi destek sistemlerinin uçuş güvenliğine katkısı özellikle öne çıkarıldı. Uçakta herhangi bir teknik arızaya ise rastlanmadı.
