GÜVENLİ KIŞ OPERASYONLARI

GÜVENLİ KIŞ OPERASYONLARI

Kış mevsiminin tam ortasındayız.

Tüm dünyada havacıların ve seyahat etmek zorunda olan yolcuların korkulu rüyası kış koşulları, geçtiğimiz karlı günlerde gündemden düşmedi. Tümümüz hava raporlarına odaklandık.

Bu durum havayolu ve havaalanı işletmecilerini olağanüstü önlemler almaya yöneltiyor. Kış koşullarında operasyonların başarıyla sürdürülebilmesi için, tüm porsoneller seferber oluyor. Seferler, günler öncesinden iptal ediliyor, ya da gecikmeli yapılıyor. Havaalanları terminallerinde bir kargaşa yaşanıyor, sormayın gitsin…

Kış koşullarının apron arkasını merak edenleriniz olmuştur, ben de bu konuyu biraz araştırayım dedim.

Nedir yaşamımız alt-üst eden bu kış koşulları?

İlkokul çağlarımızdan bu yana biliriz ki; halen daha tepe tepe kullandığımız, her geçen zaman yeryüzü nimetlerini bitmek bilmez ihtiraslarımız ile acımasızca sömürdüğümüz, yerküremiz, dünyamız; 23.5 derecelik eğim ile güneş çevresini turlarken oluşan 4 mevsimden biri Kış.

Güneş ışınları daha eğik geldiği için ve kutuplara doğru eğilen yeryüzünde, bu koşullara bağlı olarak hava sıcaklıkları daha soğuk olmakta ve meteorolojik olaylardan biri olan kar yağışı da yoğunlaşmakta. Bu da yeryüzünde canlılar için yaşamı oldukça zorluyor. Hepimizin bildiği bu ilkokul bilgilerini affınıza sığınarak  yinelemek durumunda kaldım kusura bakmayın.

Bu kadar gürültü patırtı koparılan, gazeteleri TV’leri meşgul eden bu kış operasyonları;  acaba önlemleri önceden alınarak ve biraz da teknolojik yatırım yapılarak normalleştirmek olanaklı mı?

Kış koşulları öncelikle ulaşımı, bu arada en çok da hava ulaşımını etkiliyor. Meteorolojiden kar uyarısı alınır alınmaz alan otoriteleri ve havayolları işletmecileri alarma geçiyorlar. Doğaldır ki, sivil havacılık otoriteleri de önlemleri denetleyerek bu çabalara katılıyor.

Bu konunun uzmanı değilim ama meraklısı olarak yaptığım gözlemlerde, okuduğum metinlerde ve pratikte gördüğüm kadarıyla, alınan önlemlerle; sürdürülebilir operasyonları daha güvenli, daha az uçuş iptali ile gerçekleştirmek için olağanüstü çaba harcanıyor.

 Uçuşların gerçekleşebilmesi için en önemli unsur, birinci koşul, pistin açık olması ve açık tutulabilmesi. Bunun için verilen mücadeleyi havaalanı çalışanlarına bir sorun… İnanılmaz bir özveri ve insanüstü çaba ile çalışıyorlar… Bu arada Hava Trafik Kontrolörlerinin de bu çabalardaki payı unutulmamalı. Hakları ödenemez

Tabii, asıl önemli olan, üstün teknolojiler ile donanmış hava aracının da bu kar koşullarında uçmasını kimler nasıl sağlıyor?

Uçuş ekibi ve teknisyenlerin, prosedürleri harfiyen uygulayarak, uçağı buza va buzlanmaya karşı koruma çabaları en önde geliyor. Uçaklar her türlü hava koşullarında uçabilecek şekilde tasarlanmış olmakla birlikte, uçak kanatlarının aerodinamik yapısı, uçağın kalkışı sırasında her türlü don, buz, sulu kar ve kardan tamamen arınmış ve temizlenmiş olmasını gerektiriyor.

Anti-Icing-De,Icing

 Kalkıştan önce halk arasında alkolleme de denilebilen havacılık tanımı ile “DE-ICING ve ANTI-ICING” işlemine karar verilerek uygulanıyor. Uçakta oluşan karlanma ve buzun uçaktan temizlemesi, için, de-icing alınıp alınmayacağına, belirlenmiş kurallar ve koşullara göre, sorumlu kaptan pilot karar veriyor.

 

Bu durumda, yolculara anons edilerek bilgilendirilmeleri sağlanıyor. De-iceing/Anti-icing işlemi uçağın yolcuları alıp kapının kapanmasından sonra gerçekleşir. Bu süre boyunca yolcuların de-icing/anti-icing sıvılarının kokusundan rahatsız olmamaları için havalandırma sisteminin çalışması kısıtlanır.

ANTI-ICING ise temizlenen uçağın belirli bir süre daha (kalkış ve buzlanma koşullarından çıkana kadar) temiz kalabilmesi için uçağın bir sıvı ile kaplanarak korunmasıdır. Eğer uçakta yerde bir kirlenme (kar ve buz birikimi) yoksa çoğu zaman de-icing (temizleme) işlemine de gerek kalmaz. Sadece anti-icing yapılması yeterli olur.

Tabii bu işlemler o dayanılmaz soğukta ve zor durulan aracın üzerinde, kimyasallar solunarak yapılıyor.

De-icing ve Anit-icing işlemleri havayoluna oldukça pahalıya mal olan işlemlerdir ve dikkatli uygulanması ve ancak gerekli olması durumunda kullanılması gerekiyor.

Aslında teknolojik gelişmenin geldiği aşamaya bakılacak olursa, bu işlemlerden; hem çevre kirletici kimyasal madde olması hem de çok pahalı olması (ithal ediliyor!) nedeniyle vaz geçilmelidir. (Mutlaka bir alternatifi vardır.)

Bu yıl geçmiş yıllara göre biraz daha sert geçen kış koşullarında yolcuların güvenli ve zamanında uçuşları için çaba gösteren, apron ayazında, özverili çalışmalarıyla uçakları uçuşa hazırlayan personeli  anmadan geçemeyeceğim.

Sıcak kahvelerine gömülmüş yolcular ve havacılık sektörü dışındakiler için, bulundukları sıcak ortamlarda bunların bilinmesi olanaklı değil, bilinsin istedim.

 

Sevgiyle kalın.

 

ilhanozdemir52@yahoo.com